mintag govasi

Durum: 166 - 0 - 0 - 0 - 07.04.2011 00:26

Puan: 2654 -

11 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 9

pegasus reklamı anteplice olsaydı

-valla keşke de dedéen kimi ucuz olabilse… dörtyol tarafı da gözümüzde tütüy ama … olmaz yav usda.

+ arsuz taa nerde yoorum. günübirlik gedip geldéeñe de değmez. olmaz yanı rafık.

% gondol sitesi’nden, camcıoğlu sitesi’nden de mi uygun fiyata denizevi kiraleycık. keşke… ama sanmeym ki ossuñ.

= bütün o yellere gediciñ, bi de dönerken parañ galıcı dokdorun yerine de uğreycıñ. mümkün mü yav! olmaz mæmet, olmaz...

---) eyle de bi olur ki…

biz antepli olaræg muciziye* inandık. garasal iklimin tam ortasında yaşeyp her yaz denize gederek keyf edebilecéemize inandık.

türkiye’de keyifcilée biz başlatmadık ama biz dengişdirdik…

mamedhalfe

gerek antep ağzı ve kültürü hakkındaki derin bilgileri gerekse örnek alınacak karakteriyle hayranlık duyduğum halfedir.
doğumgünü kutlu olsundur.

antebistik polisiye

nohut dürümününg içerée hækgında sorular sorup "ele sæalık usda. sening dürümleriyng nezzeti de heç bi yerde yog, inan et" deyen mæmet'den düven saabisi gapri salih*'in şüphelenmesinin artı mümkünâtı yokturdu. ama mæmet’in vakit kaybetmeden bir an önce gonuya girmesi ve çalınan iki dürümün sırrını çözmesi gerekiydi. mæmet dışı kirinden görünmiyen bi su bardænıng içine destelenip gonmuş pempe kæatlardan birine aæzını sildikden soona “ yav usda seniiing bu dürümüyng namıı taa nerelerece gedik. gısgananı çog olur ha bu nezzeting, allah esirgiye yoorum.” dey gapri salih'in æzını aradı. gapri salih, çalınan iki dürümü hatırlamış olacak ki iç çekdikden soona “he, genelde beğeniyollar yanı dürümlerimizi” dedi.

gapri salih mæmet’e “çay içersing dee mi abi” dedikden soona çıræa gudduk nuru’ya “oğlum bize iki çay” dey seslendi. gudduk nuru’nun birinci dereceden şüphelilerden oldoonu düşünen mæmet, bu durumu fırsat bilip gudduk nuru’nung çayları getirdée sıra ikinci hamley yapıp “usda beki de sening bu dürümleriyng formilini bulmıya çalışannar bile vardır.” dedée kimi guddug nuru birden heycanlanıp elindeki tepsiy düşürdü. bu mæmet için böök bi ipucuydu;

yogsa çalınan iki dürümün faili guddug nuru muydu? yogsa nuru'nung gendi gadær da yerin altında mı vardı?

ingilizce ve anteplice arasındaki benzerlikler

anteplicede üçüncü tekil şahıs olan "o" yerine "kendi(si)" dönüşlü zamirinin kullanımı, irlanda ingilizcesindeki sözdizimiyle örtüşür. ayrıca ingilizcedeki "eh" ünlemi de şaşkınlık ve kızgınlık anlamı içerdiğinden bizdeki "ey" ünlemine benzemektedir. örneğin:

- eh, did himself listen to me? i told himself not to go to burç instead of dülük for many times. don't mind! is himself a bit stubborn, huh?

- ey, gendi beni dingnedi mi ki? gaç dæfa dedim ben gendine dülük duruyken burca getme dey. gulaasma! acı birez aynat mı ney gendi de.

kimi...

mevre

sayesinde eşkiliufaksözlükte tanışıp akraba çıkmak durumunu ikinci kez tecrübe ettiğim halfedir. öncesinde zaten hanımefendiliği, olgunluğu, antepseverliğiyle takdir ettiğim, akrabam olduğunu öğrendikten sonra da artık sözlük kardeşlerimden biri olarak gördüğüm halfedir.**

anteplice pembe dizi isimleri

gözel amma geregsiz

æa bu da senaryosundan bi bölüm:
#67170

antepce ülke isimleri

tayvand : tayvan ve tayland karışımı, bir antepli buluşu olan yeni bir ülke.* bu kelimeyi ilk kez bir tanıdığımızdan duyduğum o diyalogdan bir alıntı için:

(bkz: #53616)

anteplice pembe dizi olsaydı

dizi: "gözel amma geregsiz"
bölüm: 27
sahne: 27

- bütün bundara inanameym. tanrı'ya yemin ederim ki ben seni aldatmadım gosgapablo.

+lütfen hös hapbaroza. ah yüce tanrı'm! neen seniñ gerçek yüzüü en başından göremedim ki...

- bæa hæksızlık ediyorsuñ. önce bi diñne. sæa mamdeli emanuel beni tuzağa düşürdü deym. o şeytan şapalaa bundarı çok önceden planlamıştı.

+sen neyden bahsediyorsuñ? burada eylece durup seniñ saçmalıglarıñı diñnemek isdemiyorum.

- añnamıyor musuñ sevgilim? bu adam ben ta gız meslekde ohurken bæa gafey tahıgdı. şimdi de onu deel de seni seçdiğimi görünce deliye döndü. ve... sonradan sonraya bu planı yapdı. ve...ve... bu galleş planını hısleyn uygulamıya goydu.

+sæa nası inanabilirim ki hapbaroza?

+üsdelik fırına gönderdeéñ balcan kebabı tepsining üsdünde "m.e" yazıymış; yanı mamdeli emanuel. bunu nası açıkleycıñ? bu tepsi seniñ eline nası geçmiş olabilir?

-gapıcı fırından alırken tepsileri garışdırmış, tanrı'ya yemin ederim ki ben seni aldatmadım gosgapablo.

+sæa inanmeym hapbaroza. umarım bu irezillikden kimsenin haberi olmaz. eğer tosbaaramon duyarsa, bu işin peşini asla bırakmıycakdır.

evvelsi

antep'te sıfat yapan "-ki" ekinin yerine tamamıyla antep'e özgü olan "-si" ekinin kullanılması oldukça yaygındır. " evvelsi" ve " devlisi" kelimeleri bu kullanıma örnektir.

- avrat biz dün æaşam ne yidiydig?
+ yoğurtlu patataynan burgul piloo.
-hee. evvelsi gün ney yidik?
+yuvalamaynan lahmacun.
-dæa evvelsi gün ne yiyigdig?**
+ yangılmeysam, içliküfdeynen şirinli çorba
-ya dünden belli garnım gediy de, acaba midemi iræhatsız eden bişey mi yidim ola dedim.
- halbusuki her zamanki şeyleri yimişim, yeen æğır yimemişim*. ciğer kebabı mı heder etdi ola beni?
+gene düvende ciğer kebabı yiygsin dee mi hayatım? eşgola sana. taman gaç kere dedim sæa bilmediing, pis yerlerden yime dey.
+ hem tokdur dedi taman hayatım, sana ciğer gelmiyor dey.
-yav bi şiş dedeéng ney ki arvat... yedi tike dee mi yidiimiz? ondan nolucu ki?
+eşgola maamed sæa. hemen yarın pehrize başlıyorsung canım.
- dæa-haa!

ingilizce ve anteplice arasındaki benzerlikler

go on the get in * = gooñ da gediñ

anteplicede marka ve ürünlerin yanlış telaffuzu

antep'te, marka ve ürünler dışında içeriği ve sistemleri sürekli değiştirilen sınavların isimleri de yanlış telaffuz edilmektedir.

- sen örgetmenlik bitirigdin dee mi gızım? çalışmıya başladıng mı işallah?
+yok teyzecim. sınavlara girdim, tercihleri de yaptım. atama için bekliyorum şimdilik.
- hee biliym o sınavları. kapese'ye giriysiiz dee mi? benim eltimin oğlu da alis'e girig bu yıl. bekliy hele sonucunu.
- örgetmenliğin puanı da tıpnan aynı olmuş nerdeyse, eyle deyler. şoo segesede aldığıng not bile ünüverstiye girmey etgileymiş.

romantik antepli

anteplice kızılderili isimleri

gızılderililer, doğan uşaglarına irelde sahip olmalarını istedikleri özelliklere göre isim verillermiş. uşaklar böödüklerinde sergiledikleri gahramanlıklara ya da özel gabiliyetlerine göre de yeni yeni isimler alıllarmış. antep'te de çocuklara beyle bir isim verme geleneği olsaydı isimler nası olurdu dey düşündüm. mesela şeyle olurdu:
gırpıg göz
yılıg gapı
lahmacun surat
çolak gol
gayretli savaşcı
berelig göz
zilleyen gurt
ben benim ben kimim bahışlı
tablaa yüz
bi barmak balnan yinmeyen çiğ danesi
dombalak aşan yalıız gahraman
cıllayan goyun
yuvalama döken tintebaat boğa
pıçaa yimiş şahin
bam bam balhan gartal
şam şam şahıyan tüy
nohut sever ceylan
gapılardan sığmayan aslan
balcan söğüren dırtıl
gıyma çözdüren gurt
bebek duzlıyan gayme
suratıynan döven guş
cipden enmez atmaca
ofurdan gaplan
gıssacık yılan

hasıtlık

ia. hasetlik

yaptığım araştırmalar sonucunda, yalnızca antep ve kilis ağızlarında kullanıldığını öğrendiğim kelimedir.

- inan et mamet bey, ben döven aldım ondar da aldı. ben bağevine yazıldım ondar da yazıldı. ben imam gayalıya şimdiki arabanıng üsdüne færhı veriym, arabey yenileym dedim, ondar da eyle etti.
- şimdi sen söyle æam, bu hasıtlık deel de ney... bu işleri ondarıng da aynı zamannarda yapması lormal mi yav ?!

varlık

ia. varlıklı

- sabrıya da gızı verik bi hesaba, duydooz mu?
+ ayy heç duymadım. sabrıya'nıng sırrı berk, sağolasıca heç annatırmı ki...
- ben de eltisinden duydum, telefon açdım sormıya. mırın gırın etdi yanı, yahında duyarsıız fılan dedi anca.
+ eyy kimlerdenner ola isdiyenler? durumları nasılmış*, oğlanın işi neymiş?
- o gadarını bilemiyorum serpilanım*. ama yeen varlık bi ailelermiş. maşallah æa beyle gürp gürp gazanıllarmış.

gafanın pekmezini akıtmak

şoonun kimi:

http://i1101.hizliresim.com/2011/1/24/1554.jpg

anteplice dilbilgisi

normalde, türkçedeki "-madan" zarf fiil eki o fiilin gerçekleşmemesi durumunu anlatmak için kullanılırken anteplicede, bu anlamın tam aksine, sürekli o eylemin gerçekleşmesi durumunu anlatmak için kullanılır. hatta bu farklılık bazen karışıklıklara, yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
mesela:

antepli öğrenci : a
dışarılı öğrenci : d

a: şu bizim okuldan iki yıl önce mezun olan ece vardı ya..

d: ee.. nolmuş ece'ye?

a: ders çalışmadan ölmüş o kız.

d: nası ders çalışmadan ölmüş!!? kız ölmüş sen ders çalışamadığı kısmına mı takılıyosun yani?

a: öyle değil, yani çok ders çalışmaktan ölmüş.

d: o nası olmuş yaa? yazıık.. ders çalışırken mi bulmuşlar kızı?

a: yav saf mısın neysing*? obaav! yani çok ders çalışıyomuş. anladın mı?

d: benim kafam iyice karıştı valla. yani kız ölmüş mü?

a: yok bişey, temam !

gözüne zıddetmek

gözüne zıt etmek:
birine aksi davranmak, yaptığı ya da söylediği her şeye karşı çıkmak.

- mamed oralıgdan kalkar mısıng canım, tabanları siliyorum** da*...
+ pekey arvat.
- acı o sigarayı da oturma odasıngda içmesen... perdelere siniyor hayatım, bayakleyn yıkadım daha.
+ona da pekey arvat.
- yok yok, beyle olmayacak. en iyisi bugün sen dışarı çık mamed. tabanlar bitince duvarla gapılara geçecem, ayak altında dolaşan biri olmadan yapıp gaygıyı atıym hemen.
+ ey arvat sen de ! yog sigarey içme, yog böön evde durma... gözüne zıddedigsin beni eyice.
- sen irahat edemezsin dey söylüyorum hayatım. birez bayaa alıngan olugsun ha bugünnerde.

anteplice şıpsevdi sakız yazıları

her konuyu eninde sonunda yemeğe bağlayan antepli, romantizmi de yemekten ayrı düşünemez.

romantik antepli için
aşk...
love is......

- onun ismini, yoğurulduktan sonra leğençenin bir tarafında toplanan çiğköftenin üzerine maydanozla, cacığın üzerine naneyle, irmik helvasının üzerine antep fıstığıyla yazmaktır.

- o son şişlerin de pişmesi için mangal başında beklerken canın öğüşlük vermeyip sen yemeden önce ona dürüm hazırlamaktır.

- onunla arayı düzeltmek için onu baklavacıya, kebapçıya götürmektir.

- lahmacunun ortasını, içliköftenin içini, baklavanın alttaki fıstıklı kısmını sen de çok sevmene rağmen yemeyip ona ayırmaktır.

- sırf o öyle seviyor diye patlıcan kebabında patlıcan, domates ve biberin kabuğunu soyarak dürüme hazır hale getirmektir....

yük

arkaplanında anteplinin kendisine yapılan en ufak iyilikten, getirilen en ufak hediyeden bile küşümlenip onu karşılıksız bırakmaması durumunu içeren, anteplinin türkçedeki orjinalinden çok yeni ve farklı bir anlam kazandırdığı kelimedir.

+ hafdıya ayselanımın* gızına nevse göre gediyk nurtenanım. sen de geliyseng birligde gedek.

- oluuur. ben de telefon açıp gün isdeyciydim. siznen gediym o zaman. eey ne götürmeli?

+ valla işte benim güccük gızın doğumunda özdileğin* çif gişilik bi nevresim tahımını getirikti. ben de gendine havlu tahımı düşünüym yalan eyi deel.

- eyi düşünmüşüng. ben ne götürsem ola? bende yükü çok gendinin. hecaz'a getdiğimdee, gızı everdiğimdee, bu eve geçdiğimdee gendi hep hediye getirdi yanı.

- gapaklı borcam az olur dee mi?

+ yog bacım, o yavan olur. æglı başında bi hediye* götürmelising eyleyse. üçlü tepsi tahımı kimi bişey mi götürsen ola ya*?
  • /
  • 9
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 166

anteplice pembe dizi olsaydı

dizi: "gözel amma geregsiz"
bölüm: 27
sahne: 27

- bütün bundara inanameym. tanrı'ya yemin ederim ki ben seni aldatmadım gosgapablo.

+lütfen hös hapbaroza. ah yüce tanrı'm! neen seniñ gerçek yüzüü en başından göremedim ki...

- bæa hæksızlık ediyorsuñ. önce bi diñne. sæa mamdeli emanuel beni tuzağa düşürdü deym. o şeytan şapalaa bundarı çok önceden planlamıştı.

+sen neyden bahsediyorsuñ? burada eylece durup seniñ saçmalıglarıñı diñnemek isdemiyorum.

- añnamıyor musuñ sevgilim? bu adam ben ta gız meslekde ohurken bæa gafey tahıgdı. şimdi de onu deel de seni seçdiğimi görünce deliye döndü. ve... sonradan sonraya bu planı yapdı. ve...ve... bu galleş planını hısleyn uygulamıya goydu.

+sæa nası inanabilirim ki hapbaroza?

+üsdelik fırına gönderdeéñ balcan kebabı tepsining üsdünde "m.e" yazıymış; yanı mamdeli emanuel. bunu nası açıkleycıñ? bu tepsi seniñ eline nası geçmiş olabilir?

-gapıcı fırından alırken tepsileri garışdırmış, tanrı'ya yemin ederim ki ben seni aldatmadım gosgapablo.

+sæa inanmeym hapbaroza. umarım bu irezillikden kimsenin haberi olmaz. eğer tosbaaramon duyarsa, bu işin peşini asla bırakmıycakdır.

anteplice kızılderili isimleri

gızılderililer, doğan uşaglarına irelde sahip olmalarını istedikleri özelliklere göre isim verillermiş. uşaklar böödüklerinde sergiledikleri gahramanlıklara ya da özel gabiliyetlerine göre de yeni yeni isimler alıllarmış. antep'te de çocuklara beyle bir isim verme geleneği olsaydı isimler nası olurdu dey düşündüm. mesela şeyle olurdu:
gırpıg göz
yılıg gapı
lahmacun surat
çolak gol
gayretli savaşcı
berelig göz
zilleyen gurt
ben benim ben kimim bahışlı
tablaa yüz
bi barmak balnan yinmeyen çiğ danesi
dombalak aşan yalıız gahraman
cıllayan goyun
yuvalama döken tintebaat boğa
pıçaa yimiş şahin
bam bam balhan gartal
şam şam şahıyan tüy
nohut sever ceylan
gapılardan sığmayan aslan
balcan söğüren dırtıl
gıyma çözdüren gurt
bebek duzlıyan gayme
suratıynan döven guş
cipden enmez atmaca
ofurdan gaplan
gıssacık yılan

antepte çocuk olmak

bu başlığa yazılmayı fazlasıyla hak ettiğini düşündüğüm bir çocuk var. siğorta dolmuşunda 3-4 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir kız çocuğu annesine sorduğu soruyla dikkatimi çekti:

- anne, nere gediyk?
+nenenggile gızım.

herşey sıradan gibi görünüyordu; sanki ilk kez görüyormuş gibi geçilen sokakları, oradaki insanları inceleyen meraklı antep insanları, tanıdığın evinin önünden geçerken 'evde m'ola?' diye ev gözden kaybolana kadar arkasına bakan antep arvatları**, teypten 'bendekiii bu aşkı heves mi saandııın...' diye sitem eden bir ses, kavşaklarda trafik polisi görmesin diye şoförün ricası(!) üzerine ayaktayken eğilen insanlar,...
sonra alışık olunmayan bir ses şarkı söylemeye başladı:

- bir güccüycük asnancık vaaarmış, bir güccüycük asnancık vaarmış...

evet, bu oydu. diğer yolcuların bakışını farklı yorumlayan küçük kız şarkıyı değiştirdi.

- annem meni düyerse, hıı hıı ağlarım, aaşama bubama söylerim...

anne bakışlarla anlatılmak isteneni doğru anlamış olacak ki duruma müdahale etti:

+hös annem, hös gızım, taman bizi atarlar dışarı. yürey yürey mi gedek nenenge?

antepte çocuk olmak, bazen dolmuştaki o küçük kız olmak, hayatı, şarkıları daha sevimli hale getirip antepli bir çocuk zihniyetiyle yeniden yorumlamaktır.

anteplice şiirler

çekip gedeñ sevgili’ye…

pipirim kimiyim aynı…
solug galığım, hımsıygım, heder oluğum.
hayat erken tükedig beni, belimi büküg,
dorgulameym, top oluğum.

ısırıp atılıg nohut dürümü kimiyim…
pafsıygım, donug galığım.
geri galanım oldurmaya yetmey bi şeyleri
‘bir’ etmeym artı, eesik galığım.

beni goyup getdiğiñ günden belli
sade yağsız bi guraybe,
fısdıksız bi bæklava kimiyim.
datsızım, anlamsızım.
sahı söğürülüg bi balcanım.
aynalara bæhamaz oldum,
gaşık gædar galıg suratım.

sen şişin ortasındaki guyrugsan ben guşbaşı tikesiydim,
sen yoğurtlu patataysan ben haspirdim,
sen sütlüysen ben zerdeydim.
şindi sen goyup geden olugsuñ,
ben ærhada galıp bekleyenim.

o gedişiñ var ya…
hanı beni terkedişiñ…
işde ben o gün fıstığı yeşil hayallerimi gaybettim,
işde ben o gün öleneçe yalıızlığı seçdim,
işde ben o gün gendimden vazgeçdim.

gedeliñ ne zaman oldu, bæk!
unudursun deygdiñ bæa, hatırleyñ mi?
yalıız yangıldığıñ bi nokda vardı,
lormal bi adamı unudmak goley de
galbiñi tıpılatanı unudmak goley mi…

şindi isderseñ sen unud beni,
isderseñ antep garası çal,
hatta isderseñ, al depemden yere çal!
amma acı n’avar şoo piçare galbimden hayaliñi çalma.
bi tek o galıg bende almadığıñ,
onu da alma…
onu da alma…

*
*
*
*

antebistik aforizmalar

bazen mutluluk ufak köfte içindeki ahıtmalar gadar gözüüng önündedir esas... bakmayı bilicing evvel...
içli köfte içinde bütün badem, ceviz ve fıstığı aynı anda bulamang dayım dayım...şükretmeyi bilicing...
kimi zaman da mutluluk havıç diliminin şekeriyle yetinerek sütlüyü ve zerdeyi şekersiz yiyebilmektedir...yetinmeyi bilicing...
yeri geldi mi de bir mintag govası olsan da antepli olduğuna yatıp kalkıp şükretmeyi bilicing.... *
işte o zaman ağa da sensin paşa da sensin
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.