varlık

ia. varlıklı

- sabrıya da gızı verik bi hesaba, duydooz mu?
+ ayy heç duymadım. sabrıya'nıng sırrı berk, sağolasıca heç annatırmı ki...
- ben de eltisinden duydum, telefon açdım sormıya. mırın gırın etdi yanı, yahında duyarsıız fılan dedi anca.
+ eyy kimlerdenner ola isdiyenler? durumları nasılmış*, oğlanın işi neymiş?
- o gadarını bilemiyorum serpilanım*. ama yeen varlık bi ailelermiş. maşallah æa beyle gürp gürp gazanıllarmış.
hani şindik varsıl diyler ya, çok parası olanlara...
durumu eyi olanlara.
bizdeki varlık veya varlıklı aynen eyle bi şey.