nişel

nişleyseez orjinali.

ayağımız alışsın

antep annelerinin kullandığı olmazsa olmaz kelime öbeği,hanek.

nasılsın sorusuna verilebilecek antebistik cevaplar

eyyik aam ne olsun yorum.

stadyumun yanında yer alan ucube

gaziantep kamil ocak stadyumunun demokrasi meydanına bakan kısmında yer alan ne işe yaradığı belli olmayan şehrin orta yerinden duran kaba inşaat silsilesi.

kanal 27

nefis körlemek

- dayı bi yarım gavurma verde nefismizi körleyek sabahtan beri gözümüzün önünde boyanıyn ayıp tama

enik cücük

özellikle oyunlar esnasında fıstık ya da fıs da denilen, hesaba alınmayan küçük çocuklara denir.
(bkz: fıs)

burgulu bisir yut pirici bisir unut

bulgur pilavının pişer pişmez tazeyken yenmesi gerektiğini, pirinç pilavın ise yemeden önce dinlenmesi gerektiğini vurgulayan söz.

(bkz: antep yemeklerinin özellikleri)

cıfıt

avrad elli

dışarıdaki kullanım şekli ''hanım köylü''

gaziantep havalimani

çok değişik bir havalnıdır kanımca. bir havalimanı görüntüsü yoktur mesela. 5 sene sonra muhtemelen yeni bir terminal inşa etmeye başlayacakalrdır.

birde pistten mi pilotlardan mı uçakla doğru dürüst iniş yapan pilot görmedim. her iniş sırasında düştük allam derim kelime-i şaadet falan. çocukluğun ve gaziantepsporun şampiyonlu gelir gözünün önüne. bir bakmışım ki millet ayaklanmış benim gözler kapalı. aynı antepli istanbul yeşilköye inerken deniz iniyoruz diye ağlamaklı olmuştu.

dafar etmek

-la bu hocanın nufusu kesgin deel mi ney, o aaden ohudu üfürdü heç dafar etmedi daa...

anteplinin anlamadığı durumlar

istanbul'a gedinçi hemen hemen herrkesin otobüs, tiren, vapır, metro ve dolmuşlarda yolculug ediykene uyuması, duraklara koşması, devamlı bi goşuişturma içinde olması ya da ellerinde portatif bişeyler sürekli yiyip içmeleri.
bunların heç biri antepde olmiy...

yaanim balhiy

yohari

gapinin urguna yigilmak

ia. kapının önüne düşmek.

bir ara trt'de yayınlanan bir belgeselde (kurtuluş savaşı belgeseli ama, "kurtuluş" filmi değil, elinde olan varsa ve paylaşırsa seviniriz, 5. bölüm antep savunması),
yaşlı bi nene:
dağ kimi yiit oğlan, bi bægtım, gapınıng urguna yıgıldı.
meğer vırrık olukmuş, zerdali çekirdeeni öğüdüp yerdik oğlum*. ellaam ondan olukmuş, eyle diylerdi.

dutgunnuk

salma salmak

pay istemek, hisse istemek.
birine gıyabında bir bedel ödettirmeye kalkışmak.

(bkz: salma)

antepteki depeler

suha

ia. suka.
su ve kakao karısımı.