kavaklık
herkesin sahre yeri diye bahsettiği, bana işten başka hiçbir şey çağrıştırmayan, öğle arası yemeklerden sonra tüm taife cümbür cemaat yürüyüş yapmaktan keyif aldığımız, işyerimin bulunduğu muhit...
gelin olacak gizin ay evlerinin saray gorunmesi
esas da sabahtan aaaaaşamaca herifli avratlı hayal de gursak, dua da etsek, gısmetimizde kim varsa anlımızda ne yazıysa onun olacağına vurgu yapan özdeyişsel değerlendirme... hele boş haneeee tergen...
anteblue
aziz mübarek kandil günü olması bakımından açılması görece sakıncalı velakin gerçekleştirilse antepimizin özellikle islahiye ilçesinde yetişen o misgilim üzümlerin değerlendirileceği, istihdam yaratılacağı, katma değer üretileceği hayal edilen tesis projesi adına açılan başlık...
e bi yerde gonu yime içme olduğuna göre, projemizin başarılı olma olasılığı hususunu tartışmaya gerek duymeym... ne fizibilitesi ne etüdü?? ne gereeee var heerif??
istanblue var da bizimki neen olmasın?
anteplinin arzu ettiği herif tipi
antep avradlarının herhangi bir konuda ne istediklerini ne kadar bildiklerini yansıtacağı üzere; altına bol içerik çeşitliliğinde milyonlarca entry girildiğini görebileceğimiz başlık...
*
namazlaa
şöminemizin önünü süsleyip, gelen misafir çocuklarının istisnasız tamamını korkutan, dede yadigarı, koyun postundan imal ibadet örtüsü...
yazim standardizasyonu sorunsali
dün gece geç saatlerde girdiğim için dikkatlerden kaçarak değerlendirilememe riski taşıyan başlık... acı güncelliym heeeerif...
yazim standardizasyonu sorunsali
dilimizin yazım standardı hepimize ilkokuldan itibaren öğretilen, "okuma-yazma" dediğimiz şeyin "yazma" kısmını teşkil eden ortak standardımız... antep ağzı konuşma biçimi, dilimizin yazım standardının dışında kullanımlar gerektiriyor malum... burada paylaşmak istediklerimizi ortak standardımız olan "türkçe yazım standardı"na uygun olmadığı için yazma hadisesi tehlikeli bir biçimde yoruma açık kalıyor... hepimiz haklı olarak kulağımıza hoş gelen telaffuzu, kendimize göre yazıya döküyoruz... bu durum, bugün yaşandığı üzere aynı husus için birkaç harfi farklı, birden çok başlık açılmasına neden oluyor... kanaatimce neyin nasıl yazılması gerektiğine dair bir istişare toplantısı düzenlenmeli, dilbilimci arkadaşların danışmanlığında herkesin mutabık olacağı ve paylaşılmak istenenlerin orijinalitesini koruyarak ifade edilmesini sağlayacak bir yazım standardizasyon sistemi belirlenmelidir...
örneğin;
hepimizin çok sevdiğinden şüphe duymadığım, bolca kullandığımız ve yazıldığı gibi telaffuz edilmediği herkesçe malum olan "ağam" kelimesinin yazımıyla ilgili sözlükte çok çeşitli versiyonlarla karşılaşmak mümkün... aslında tercih ettiğimiz yazım biçimiyle, hiçbirimizin tam olarak nasıl bir telaffuzu anlatmak istediği de anlaşılmamakta...
önerim şu; yöremiz ağzını iyi bilen üstadlarla dilbilimci arkadaşlar kafa kafaya verseler, aslında antep ağzında o gırtlak "a"sının (ve yazıyla ifade edilme biçimi belirsizliği olan herşeyin) tam olarak nasıl telaffuz edildiğini ve bunun en doğru biçimde nasıl yazılabileceğini belirleseler... biz de üzerimize düşeni yapıp azıcık kafa yorarak bu standardizasyonu öğrensek... özetle antep ağzımızın, neyin nasıl yazılacağını, yazılanın nasıl okunacağını kendi aramıza belirlediğimiz ve benimsediğimiz bir yazım standardizasyonu olsa...
biliyorum, bu dediğim ütopik bir iş... ama diyorum ki en azından en çok kullanılan 10 kelime için bu standardizasyona gitsek, onlardan hareketle yazılması zor bir çok kelimenin kendi standardımıza göre doğru biçimi, otomatik olarak herkes tarafından kullanılacaktır... zamanla herşey yerli yerine oturacak, sistem otomatize olacak, bu otomasyon dilimize yeni giren kelimelerin bile antepçe nasıl yazılacağını kimsenin düşünmesine gerek kalmadan doğruacaktır...
pambık yansın keyf olsun
içinde bulunulan durumdan direkt etkilenenlere göre, durumla doğrudan alakası olmayan 3. kişilerin bakış açısı...
- yaaa işde eyle gızım, sokaaan ortasında bi antebin huzurunda baaa sövdü saydı boynu altında galasıca boban, iki sille atmadıııı galdı bes...
+ ey düöven gongşusu heyri ammi gil filan bişey demediler mi ya genne?
- yog anam yog ne deyciler, pambik yansıng kef olsung millete, gendere ne gereee var da desingler, nesine gerek herkeşing...
mitokondri
meram dinlemeyi bilen, sizi ve fikirlerinizi dikkate aldığını en naif biçimde gösteren, egosunu yenmiş, yapıcı nezaketiyle takdire ve bil umum taltife şayan antep beyefendisi... belli başlı birkaç iletişim kitabı karıştırdığı yönünde kuvvetli şüpheler uyandıran, hakkında "hoşgörü ve alçak gönüllülük insanı" intibağı edindiren zat... "lider" ve "yönetici" kavramları arasındaki, esasen müşahadesi kolay ama türkçe'miz açısından ifadesi zor farkın; birçok muadiliyle karşılaştırılması suretiyle vücut buluşunun görüleceği orijinal usta... "sonradan olma" olmayan, gerçek "administrator" tıynetli kişilik...
anteplice şiirler
sen beni sev, ben seni seviym
sen benim için yan
ben seni seve seve yaneym dutuşeiym
glasik aşk haaaaasa onu yaşiyak
ya da sevme habarın olmasıng
ben saa sevdalanıp dolaşeym
platonik aşk haaaaasa onu yaşiyak
sevdadan oturak, yiyek içek
el ele olak, gan kusak
kadana kimi aşk haaaaasa onu yaşiyak
isdiysen sevdangdan ben beni kesiym
sağımı solumu dorgeym, pıçakleym
psikopatik aşk haaaaasa onu yaşiyak
eyle sevek kine gara sevda olak
araplara benziyek, goapgara olak
gara aşk haaaaasa onu yaşiyak
yalan söylemiyek, hep dorgu diyek
barabar oturak barabar yiyek
realist aşk haaaaasa onu yaşiyak
birbirimize türkü söyliyek, mırıldanak
el ele tarlalarda, bostanlarda gezek
romantik aşk haaaaasa onu yaşiyak
pisiği, eniği sen deyn seviym
sen de horuzu, culluğu ben deyn sev
sembolik aşk haaaaasa onu yaşiyak
gel el ele dutuşup biz bizi alatireee verek
zangir zangir titriyek, amma ölmiyek
elektronik aşk haaaaasa onu yaşiyak
ahırlarda, zibilliklerde buluşak
tezek tahalaklarının dibinde oturak
otantik aşk haaaaasa onu yaşiyak
behriz
perhiz kelimesinin antepçedeki formu...
-nene, sen neeen yimeeen şırşırısından yimiysing?
+oy gurban olam saaa, tama behrizliyim yeali eşgi yimiye gadasını aldııııım nenem... ben yimiym deyn baaazıngdan mı aşmey sening de, derdi dümüüüü baa gelesice...
(bkz:
antepli için ölümden farkı olmayan durumlar)
dugun sabahi giz tarafina gatmer goturulmesi
çok da manidar bulmadığım, zaten gözünün nuru kızını kaybetmiş olma hissiyatından mütevellit halet-i ruhiyyesi bozulan kızevi sakinlerinin daha da kötü hissetmelerine neden olan, "oolan everiyk tama yoorum" bencilliğinin zirvesi...
antepte bağevi kültürü
antep uşakları arhadaşlarını toplar içmiye götürür... zaman zaman eyi olmiyan işlerine de gullandıkları olur, site içindeyse "acı navar bobam gile deme şıklı ammi" diye bekciye gırk saat yalvarık 20 kaat da ürüşvet verilir... şıklı ammi genelde ahıllı adamdır, bobadan ayrı alır oolandan ayrı alır, kimsenin ayibini de kimsiye demez...
domates tava hava da bu hava
sonuna bir de "yi maaaamet yi" şeklinde ünlem eklenir...
melekler masallah der
bildiiim gaderiynen yengi doğan böbeklere ve çok beeenilen yengi gelinlere söylenen haneg...
nisan ardi
ooolan evi tarafından kız evine bir valiz dolusu eşya götürülmesi, bu vesileyle iki tarafın avratlarının kız evinde bir araya gelmesi seromonisi...
oğlanın anası ya da böök bacısı valizi açar, eşyaları çıkarıp teker teker gösterir izahat verir. bu brifingi alan hâzirun da "allah keseeeeze bing bing bereket vere anam, sonnarı gele işallah, garaltılarıııız hep ağır maşallah" duaları ederek sunum yapan şahsı motive eder.
şindilerde gız evi de ooolan evine; içine robdöşmabrdan traş makinesineçe herşey gonulmuş, güveeenin traş golanyası bileme düşünülerek hazırlanmış bi valiz götürür oldu
*...
bunnun ganey
emzikli
sıfatın sahibine karşı davranışlara bakılarak esas da melmeketimizin adamının avratlara garşı neader saygılı, neader centilmen olduğunu; buralıkda insan hayatına neader önem verildiğini görebilirsiez... herkeşing örnek görsetdiee garadenizde egede kör olasıca herifler gaavede oturuk göt böyüdüyken avratlar sırtıynan yük çeker, her işi dutar... bizdeyse emzikli bir avrada bulunduğu ortamdahı herkeş gözü kimi bahar, hörmette eeesik gomaz... heyran olduum melmeketimde
emzikli bir avrada nasıl davranıldığına baksınglar, adamlık insanlık dersi bellesingler...
dr kursad mehmet korkmaz
gaziantep üniversitesi öğretim üyesi, türkolog
**...
"barak yöresi hikayeli türküleri incelemesi" köy köy dolaşılarak derlemeler yapılmış, üzerinde yıllarca çalışılmış, yayınlanmış yüksek lisans tezi sahabi; bölgede ne gader türkü, ne gader oyun, ne gader destan varsa hepsini bilmeye ve akademik olarak değerlendirmeye ömrünü adamış bilim adamı...
çok ciddi "gaziantep düğün gelenekleri" araştırmaları yapmış, kaybolmak üzere durumda olan bir çok uygulamaya ışık tutmuş, bu hususta yayınlanmış bir makalesi de bulunan ve nice çalışmalara doğrudan ya da dolaylı katkı sağlayan akademisyen...
gaziantep yöresi halkoyunlarının tamamını hikayesiyle, ezgisiyle, tavrıyla, figürüyle, adımıyla en küçük ayrıntısına kadar bilen; oynamaktan da izlemekten de büyük haz duyan icracı...
anadolu coğrafyasında anlatılan halk hikayelerinin, özdeyiş ve atasözlerinin, seromoni geleneklerinin, söylenen ninnilerin, ağıtların, türkülerin, kına ezgilerinin vs vs tamamının gaziantep varyantlarına ulaşmaya çalışmış ve halen çalışmakta olan; ulaşabildiklerini azerbaycanda bile olsa değişik varyantlarla karşılaştıran, farkları ve benzerlikleri belirlemeye çalışan sebat insanı...
hasbelkader sözlükte adına rastlayınca beni şaşkınlığın gururla karıştığı tarifsiz bir ruh haline büründüren zat-ı muhterem...
elleri öpülesi büyük bir adam...
babam...
antepli olmanın dezavantajları
şu saat oluk, eşkiliufaksözlüğü tergeyip leptobun başından kakamamak... sabah 8'de işe getmeliyim yauv :( amma tergeyemiym usda, hasdelik kimi tiyrekilik kimi bişey bu...