yazim standardizasyonu sorunsali

dilimizin yazım standardı hepimize ilkokuldan itibaren öğretilen, "okuma-yazma" dediğimiz şeyin "yazma" kısmını teşkil eden ortak standardımız... antep ağzı konuşma biçimi, dilimizin yazım standardının dışında kullanımlar gerektiriyor malum... burada paylaşmak istediklerimizi ortak standardımız olan "türkçe yazım standardı"na uygun olmadığı için yazma hadisesi tehlikeli bir biçimde yoruma açık kalıyor... hepimiz haklı olarak kulağımıza hoş gelen telaffuzu, kendimize göre yazıya döküyoruz... bu durum, bugün yaşandığı üzere aynı husus için birkaç harfi farklı, birden çok başlık açılmasına neden oluyor... kanaatimce neyin nasıl yazılması gerektiğine dair bir istişare toplantısı düzenlenmeli, dilbilimci arkadaşların danışmanlığında herkesin mutabık olacağı ve paylaşılmak istenenlerin orijinalitesini koruyarak ifade edilmesini sağlayacak bir yazım standardizasyon sistemi belirlenmelidir...

örneğin;

hepimizin çok sevdiğinden şüphe duymadığım, bolca kullandığımız ve yazıldığı gibi telaffuz edilmediği herkesçe malum olan "ağam" kelimesinin yazımıyla ilgili sözlükte çok çeşitli versiyonlarla karşılaşmak mümkün... aslında tercih ettiğimiz yazım biçimiyle, hiçbirimizin tam olarak nasıl bir telaffuzu anlatmak istediği de anlaşılmamakta...

önerim şu; yöremiz ağzını iyi bilen üstadlarla dilbilimci arkadaşlar kafa kafaya verseler, aslında antep ağzında o gırtlak "a"sının (ve yazıyla ifade edilme biçimi belirsizliği olan herşeyin) tam olarak nasıl telaffuz edildiğini ve bunun en doğru biçimde nasıl yazılabileceğini belirleseler... biz de üzerimize düşeni yapıp azıcık kafa yorarak bu standardizasyonu öğrensek... özetle antep ağzımızın, neyin nasıl yazılacağını, yazılanın nasıl okunacağını kendi aramıza belirlediğimiz ve benimsediğimiz bir yazım standardizasyonu olsa...

biliyorum, bu dediğim ütopik bir iş... ama diyorum ki en azından en çok kullanılan 10 kelime için bu standardizasyona gitsek, onlardan hareketle yazılması zor bir çok kelimenin kendi standardımıza göre doğru biçimi, otomatik olarak herkes tarafından kullanılacaktır... zamanla herşey yerli yerine oturacak, sistem otomatize olacak, bu otomasyon dilimize yeni giren kelimelerin bile antepçe nasıl yazılacağını kimsenin düşünmesine gerek kalmadan doğruacaktır...
dün gece geç saatlerde girdiğim için dikkatlerden kaçarak değerlendirilememe riski taşıyan başlık... acı güncelliym heeeerif...
yav nedersek edek gonuştomuznan yazdıımız heçbir zaman aynı olmiy işte...
yerine göre, duruma göre farklı sesler çıharabiliyk ama asıl marifet bunu galeme ve satırlara dökebilmekte.
o da yeen zor bi iş, yeen zor bin zenaat yoorum...
gonuşuğlarımız ve haneğlerimiz yeen gaypiy, sıypiy, pırtıy... nerediyse boğazımıza sığmiy..
gene de hepimiz gurallara dikkat etmemiz gerek biliym...
mesela ben gırtlak diym, öteki hırtlak, bir başkası boğaz...
şimdi biz ne edicik, nasıl edicik..
öğrendikklerimizi, atadan dededen babadan bellediklerimizi bir sitandarda bağlamamız gerek biliym, amma zor...
antepçemiz, dilimiz, lehçemiz bence beyle daha gözel.
heç deelse örğendeemiz kimin yaşıy.
yaşadmıya da bizler gonuşup çalışıyık...
ohudaklarımdan, gördüklerimden, bu sözlükteki haneklerden de görüym ki, bir sitandart ve gurallar manzumesi yeeeeeen zor...
ama işallah günün birinde sah ola...
bu yapılması gereken ama aslında yapılması biraz zor olan bir istek bence ..çünküsüne gelince hepimizin bildigi gibi antep agzı yada anteplice bir yazı dili degil,bir söylem dilidir ,yani biz antepliceyi hep kulaktan duyma ve söylemlerle bildik, aşina olduk, biryerlerden okuyup yazarak ögrenmedik bu dili...misalen atalarımızın biri çok yemek yiyen birini görmüş cibilönlük demiş,digeri bunu duymuş cibilönük demiş digeri daha farklı bir söylem kullanmış bu ve bunun gibi diger kelimeler söylene söylene ve agızdan duyuldugu, anlaşıldıgı kadarıyla herkesin bir şekilde hafızasına yer etmiş ve hep aynı anlamı çagrıştırmıştır..bu tür bozukluklar o zamanlardan kalan yazı dilinin kullanılmamasından dogan,ve bu zamanlara kadar gelebilen bir kültürel mirastır bize..ben hırtlak da desem anlarsınız cibilönlük de desem anlarsınız çünki biz antepliyiz arkadaşlar, tek hece farkı yada ufak bir kelime farkı ne bize antepliligimizden bişey kaybettirir ne de kültürel mirasımızdan,bırakın herkes istedigini istedigi şekilde yazsın tabi formata ve kurallara uyarak yeterki biz benligimizden birşey kaybetmeyelim kültürümüzü en iyi şekilde tanıtıp aktaralım ve bu mirası biz yaşadıkça yaşatalım...
bunun bir sorunsal olmadığını düşündüren başlık.
sorunsal olarak nitelendirilmesinden ziyade, sözlüğe daha bir renk ve ahenk kattığını düşünmekteyim bunun yanında. herkes kendi fonetiğini ortaya döküyo sanki e bu da sanki daha da zenginleştiriyor durumu. her yyiğidin yoğurt yeyişindeki farklılığı, anteb ağzının yazıya dökümünde de görmek farklı bir güzellik bence. tabi ki bu benim nacizane düşüncem. eğer ki sözlüğü daha ileri taşıyacağı düşünülüyorsa bu tarz bir çalışma yapılsın derim ve elimden gelen tüm gayreti de heeç zambırlanmadan gösteririm. :)
çok zor bi iş deel.. acı üstünde bigaç gün çalışılsa hallolucu dediim ve gerekliliine inandıım bi başlık oluk.. lakin şu -sal, -sel eklerine de hasde olmuym deel hanı, berkitmeden geçemiycim yoorum..