antepte avrat hakimiyeti

şimdi bu başlığa çok kızan olacaktır. belki telefonlarım kilitlenecek ama olsun yine de yazıyorum. antep'te bir avrat hakimiyeti vardır. avrattan izin almadan dışarı çıkılmaz, izin alınan saatlerin dışına da çıkılmaz, alınan ev/bağevi/denizevi avradın üstüne yapılır, alınan araba avradın üstüne alınır, alınan herşey avradındır. hatta erkek bir aile şirketinin başındaysa aslında o şirketin gizli yöneticisi gizli sahibi avrattır. şimdi soruyorum size bunun aksini iddia edebilecek var mı? avrattan izinsiz benimle gece geç saatlere kadar içmeye gidecek biri var mı? var diyenleri duyar gibiyim ama eyle deel işte. he gelicim der bu sefer gaynanasını mahana eder. biz kabul etmesekte antepte herşeyden haberdar bir derin devlet vardır ve bu derin devlet avratlardır. o toplantılar falanda hakiye. hepsi kendi erkekleri odaklı toplantılardır ve kendi otoriteleriyle ilgili kararlar alınır ve ertesi gün uygulanır. biz maasım erkeklerde gendimizi evin reisi sanıyk.

(bkz: pekey avrad)
inkar edildiği takdirde kör zimin olunacak mefhum...

ilginç tarafı ise bu hakimiyetin zımni olmasıdır. antep ailesinde yaratılmış sahte "evin reisi bobadır, evimizin direeee, bobangız ne derse o olur" ambiansının büyüleyiciliğine kapılıp kendini aslan kral sanan herif; aslında avratın gerçekleşmesini hedeflediği amacı için daha önce kurguladığı strateji çerçevesinde sadece ve sadece kendine biçilen rolü oynamaktadır. işin sanatsal tarafı tam da budur işte; herif "herşey benden sorulur" zannıyla kartondan tahtında üfürük kraliyetinin keyfini çıkarırken ve dışardan bakan gözler de durumu "ben bilmem beyim bilir; herif ne der ola" minvalinde algılarken, aslında herkesin yaptığı tam olarak avratın gizli hedefi için "itaat" dekoru arkasına saklanmış emirlerine amadelikten başka birşey değildir...

aslında bu yaşananlar "antep avradının zekası asenadan daha kıvraktır" diye bir genelleme yapılsa; çok da yangış edilmeyeceğinin bariz ispatıdır... zira avratın bu iktidara sahip olmakta kullandığı silahlar, dünyanın neresine gidilirse gidilsin herhangi bir kadının sahip olduklarından ve kullandıklarından daha fazlası değildir... o da tüm hemcinsleri gibi çemkirir, dırdır eder, küser, başı ağrır, gaza getirir, cilve eder, yıkar yağlar vs vs... buradaki maharet ihtiyaçları önceliklerine göre sıralayıp bu çerçevede kaynakların, daha önceden tesbit edilmiş amaçlara yönelik dağılımında kusursuz eşgüdümü sağlamaktır...

sonuçta herşey yerli yerindedir; herkes düşünmesi gerektiği gibi düşünmekte, görmesi gerektiği gibi görmekte, hissetmesi gerektiği gibi hissetmekte... ormanın derin kralının planı saat gibi işlemektedir...
burda eksikliği erkeklerde aramak ilazım aslında...bu durumun iyi netice verdiğine çok nadir rastlanır...örneğin avradın tutumluluğu vesilesiyle ailenin götü gömülü hale gelir...hastalık,düğün yahut daha farklı önemli bir olayda gömü iş görür ve avradın hakimiyeti meyvelerini vermiş olur...fahat ben yine de bu durumun tersinin olmasından yanayım...zira avrad dokuz nefisli diye tanımlanır..* avradın nefsi çapının dışına çıkarsa olay zarar verici boyutlara ulaşabilir...erkek evel gardaşlarıyla selamı kesmeye başlar,eşi dostuyla selamı kesmeye başlar,ailesinden kopar,avrad elli olur çıkar...bırakalım çevresini kendisine bile faydası olmaz hale gelir...**bir zaman sonra avradın sözü geçmeye başlar...bütün para avradın eline sayılır,erkek tarafından günlük harçlıklar şeklinde tüketilir...yapılacak herşeyde avraddan izin alınır,avradın izin vermediği şey yapılmaz...avrad istemedikçe yeni elbise dahi alınmaz...

sonra bu durum çocuklara sirayet eder ve bir süre sonra çocukların gözünde de babalığın o ağırlığı kalkmaya,zayıflamaya başlar...hayatın tadı-tuzu gider,fıtratın tersi bir yaşam başlar...kişioğlu fıtratın tersinde bir yaşama başlarsa da doğal denge bozulur ve istenmeyen sonuçlar vuku bulur...aile bağları zayıflar,saygı biter,sevgiden eser kalmaz...

böyüklerin dediği gibi: avrad avradlık için vardır,erkek erkeklik için...insanlar fıtratının gereği bir yaşam sürmeli ki herşey yolunda olsun...bu dengeyi sağlamak için en büyük görev de erkeğe düşmektedir...
(bkz: anteplinin arzu ettigi herif tipi)

antepteki bekar erkekler ne kadar inkar etsede, kabullenmesede** antepte avrad hakimiyeti mevcuttur...

hatta hatta son dedikodulara göre antebin belediye başganı bile artı avradından izin almadan park yapamey deyler..* ...valisi antepli deelmiş amma avradı antepli avradlara dönüşdöö için vali avraddan izinsiz bişey edemeymiş antepte...emniyet müdürü gelen suçlulara ceza vermek için önce avradını areymış avrad bu şu suçu işlemiş biz buna nedek deye.....artı gerisini siz düşünün..
hiç uzaklara gitmeye gerek yok, zirvelerde de kendini belli eder. **

(bkz: gılıbık halfeler)
antepde dellerkine:

avradından gormıyan herif olmaz. herifler avrada danışmadan iş dutmaz...