anteplinin yemek raconları

kebabcı halil ustadan kebap söylerken ustam acı torpilli olsun demek
kababçıya getteğinde kabablar hazır olana kadar karnını alafiriklemeye bi yarim gavurma ver usda demek
4. balcan kebabını dürüm edip suyunu şeyle avcından ahıda ahıda yemek, suyu akmazsa dadı olmaz demek.
5- lahmacının içine şeyle boylu boyunca söörme (bkz:hanek ) yatırmak.
mecimekli pilava ayran döker yir..

ekmee çok yidiinden çok alır o yüzdende haftanın bi günü mutka omaç yir..(namet heder olmasın..)
di$arlarda gitti mekanda lahmacunun yapili$ usulunu sormak, icinde sovan varsa yememek, antep usulune yakin yapilmi$sa icine malzemesini ekeleyip, limonunu siktiktan sonra dorde katlayip yemek.
cevizli pæklova yimemekte ba$lica raconlardan biridir.
sahreye gidiyken aldığı ekmekler fırından yeni çıktıysa poşetten çıkarıp havalandırır ki terleyip hamur olmasın.
malhıtalı küfteyi ne kadar acı olursa olsun yine de pul bibere banarak yer.
kavurma yiyerken aşagı düşene kadar katılaşan yagı akmasın diye kıçını ve göbeeni geri çekip, kolları ve kafasını ileri almak.
lokantaya gittiğinde salata önden geldiyse ana yemek gelene kadar salatayı bitirmek
dürümcüye: "acı usta torpaa bol ossun" demek..!

yani dürümün malzemesi bol olsun demek:

- çeeeeek mısdava ustıya iki şiş bi ekmek torpaa da bol ossun..!
tabiki dana eti yimemek
etsiz yimek yimemek
yimekten en geç 10 dakika sonra datliya vur etmek.
yazın haftanın en az 3 gununde balcan yimek
küfteye bile fıstık koymak (bkz: yagli kofte)
avrupada sarımsaklı lahmacunun köln de yapıldığını duyduğu zaman ilk fırsatta 350 km yol depip lahmacun ve fıstıklı paklava yeme azmi göstermek
"zırh gıymasıynan yaptıız deel mi" diye sormak.
tat versin diye gereksiz yere envai çeşitteki baharatlarla boca edilmiş, yemek adı altında " antin kuntin" gıda maddelerini protesto etme durumu.
-ay şeker vejetaryen yemekleri yapan bir yer keşfettim köri soslu mercimek pane * yapıyolar inanılmaz lezetlii
-de get!!! sen ne mercimek yimelisin *? sen gitte güneş ışığıyla kendi besinini üret..*
kebapçı ciğerci mustafa'da iki şiş ciyer yedikten soona gonfor olsun deeyni bi şişde dalağ attırıp, üsdüne yere saçalaya saçalaya duz ve yarpakbiber ekeleyip ocağa vermek
sulu yemkelerde yahışık alacaa duruma göre bazısına sada samsak bazısına sada sovan bazen de ikisini bir gomak ve bunu lezzetinden ayırt edebilmek. mesela sulu teze faslıya bişiriciz buna samsak gatılmaz bütün antep avradı bilir bunu, lahmacına da sovan gatılmaz bes nar eşgisiynen lahmacın yapıcıysaz ona da samsak gatmazsıız olur biter kele neen küşümleniyn.

dışarlı olsan ne goley her yimek aynı yapılıy salçayı gavur sovanı gavur malzemeyi goy. bide bizi de eyle yapıy sanıiler ya öldürüler adamı. bazı gendini bilmez bizim misgilim biber salçamızı da gavurmaya galkıy da malamat ediy yimee.
sahrede ya da damda mangal yaghıp kebap yaparken ,kebabı yapan evin erkeği mutlaka bişirdiklerini soğutmadan diğerlerine yidirip garınlarını doyurdukdan sonra kalan son şişleri kendi zevkine göre gözelce bişirip sanki budist rahiplerin buda heykeli önünde yaptıkları dini ritüelleri taklit edercesine derin bir huşu içinde bişirdiği temetos ve biberleri soyup alta koyar üsdüne kebapları çekip bol bahdeniz,sovan,yeşil biber ve sumakdan müteşekkil piybazı bol mikdarda koyup duz karabiber ve diğer bilumum baharadları ekeledikten sonra gendinden geçercesine eserini izleyen bir ressam edasıyla süzüp "ooooffff havada bu hava yeri baaalım maamed " deyip arghasından dizi gırılmışcasına,gıtlıkdan çıkmışcasına dırnaklı ekmee böyük lokmalar halında ağzına soghup sığmıyan gısımları da havan eli kimi gullandıı işarad barmaanan avırdının içine iterek nefes nefese foşur foşur ederekden yimek
  • /
  • 2