antepin efsane delileri

rambo mamed


guclu sesi ve taklit yetenegi ile butun dikkatleri ustune cekebilen,herkesten cok arkadaşı olan.genellikle carsıda yada ogretmenevi civarlarında gorulen,kafasında rambo bandajı olan mhp fanatigi delimiz.

rambonun diğer versyonu için (bkz: deli necati)
deli kemal

şereküstü ve mütercim asım etraflarında gezen kızıl saçlı 40 yaşlarında bi deli.havlamasıyala ünlü. havladığı zaman itler bile korkar ama havlatmak için çok dil dökmek gerekir. evlendin mi diye soranlara sibel can'ın fotoğrafını gösterip nişanım var akşama der.balcan var denilince kafasını duvarlara vurur ki kafası genelde kan içinde kalır. enteresan bir deli yani:)
deli necati


"anam beni evermeeeddiiiiiii" dey çığıran küçüklüğümün korkulu rüyası mümtaz şahsiyet
allah rahmet eylesin ölmüşse
rambo mamed


azer bülbülden daha güzel azer bülbül şarkıları söyleyen zararsız insan.
onu her gördüğümde çocukluk günlerim aklıma gelir. çünkü bu adam hiç yaşlanmaz (maşallah) ve hep aynı civarda şarkı söyler.
balıklı durağından, şehitler abidesine sürekli gidip gelen ve elini aşağı yukarı bir şeye vururmuş gibi yapıp kendi kendine sessiz konuşan biri vardı. çok bilirim önünde giden kadınlara kızlara denk getirirdi elini. deli olduğu için de kimse ses etmezdi.
grand otelin ışıklarında bekleyen arabaların ön kaputlarına birer buse kondurup başını koyan, bu hizmetinin karşılığı olarak da 25-50 ykr'luk bir yardım bekleyen deli ismail..
10. deli yusuf
garşıyaga'da şelalenin orda dururdu rahmetlik 10 sene gadar oldu öleli mahallenin uşaklarını daşnan govalardı. torpaa bol ossun
rambo yaw daha ne denir. ben güccüüken babamın yanında çırahlık yapardım rambo gelince babamdan para alır ramboya verirdik bizim halfelerlen. bize şarkı söylerdi..
deli doğan
perilikaya,ünaldı,vatan mahallesi civarında dolanır. babasından kalan malvarlığının ellerinden alınmasından sonra delirdiği söylenir.eskiden annesiyle gezerdi şimdi tek başına elinden bırakmadığı sopasıyla görebilirsiniz. yoldan geçenlere - beni tanıyormusun,annemi babamı tanıyormusunuz gibi sorular sorar. halini hatrını sordugunda bağırmadan cevap verir.deli görünmesine ragmen oldukça sakindir, tabii kimse onu huylandırmazsa.

yıldız
çoktandır görmüyorum,çarşıda bebek arabasında yanındaki sessiz adamla süpürge satan eşarbını yarım bağlayan sarı şaçlı renkli gözlü bir kadın vardı yıldız adında. adıyla seslendiğin zaman konuşmadan döner ve öpücük atardı. deli olduğunu söyleyemem ama onun ki sadece bir tikten ibaretti bence.
deli yussup: aslen beylerbeyi köyünün delisiydi.ama kalealtı cıvarında da meşhurdu.ençok kızdığı söz;"yusuf davulu çalamaz" idi.aldığı paraları hep kalealtı civarındaki esnaftan aldığı çoraplara yatırırdı.2000 li yılların başında öldüğü duyuldu.
deli happa: türktepe civarının meşhur delisi.ölümünün üzerinden 15 yıl gibi bir zaman geçmesine rağmen hatırlanması efsane olduğuna delalettir.
kazım baba: kalenin eteğindeki mağaralarda yaşardı.saldırgan değildi.bazen bilge laflar ederdi.kerametli olduğuna bile inananllar vardı.
deli kemal'le alakalı.ayrıca kendisi iri göründüğü kadar korkak ve bazen de çok agresiftir.her sabah 7:00 sularında karatarla civarlarında görülür ve antep'te tahminimce gitmediği yer yoktur.fareden ve polisten korktuğu kadar hiçbirşeyden korkmaz.polis geliy dediğinizde kafasını duvara ağaca vurmak suretiyle yalnızca kendisine zarar verir.bu yüzden alnının ortası çukurlaşmıştır.bir de bayanlara karşı mahcup ve utangaçtır.ayrıca karnı bolca acıkır doyurmak zordur...
deli şiho: karşıyaka civarında gezer trafik polislerine çok özenir genellikle elinde telsiz varmış gibi konuşmalar yapar. bütün arabalara ceza yazar. kimseye bi zararı yok kendi halinde özürlü bir insanımız..
terso kemal aslında deli falan değildir, tersten konuşma konusunda türkiye birincisidir, en son böök pasaçda gördüydüm
telsiz kemal, kamil ocak spor salonunun delisi. kolundaki saati telsiz sanan, boynunda dürbünle gezen.
"hele baa para ver garnım aç" diyerek bir günde on öğün yemek parası toplayan. sempatik kişi.
beni her gördüğünde "hakem ağaaa" diye bağırıp, hatalı yürüme seramonisi yapan yetenekli kişi.
deli kemal: antebin yeni nesil delilerindendir.
genellikle 100. yıl parkında dolaşır
orda olmadığı zaman ise
her türlü düğün, nişan ve çeyiz gibi organizasyonlarda başrolde yer alır.
sürekli cep telefonuyla konuşur.
ama telefonun içinde sim kart yoktur :)
kemala birisi nerde diye sorarsanız
hemen askerde diye cevap verir.
mesela
ben : kemal ali nerde la.
kemal : askerde askerde o, geçen gün izine geldi geri gitti.
ben : kemal telefonun çalıy ha.
kemal : allooo. kapat kapat ben ararım seni sonra arkadaşlar var şimdi. tamam kapat.
(halbuki kimse yok telefonun öbğr ucunda ama çok gerçekçi konuşuyor)
ben : kemal mamed nerde la heç görünmiy.
kemal: askere getti o. az bi sigara ver abi.
ben : al ağam sigaranı da get.
sigarayı alır ama ortamdan ayrılmaz yapışır kalır.
deli abdurrahman'ı tek geçelim. şimdiki nesil tanımaz. 1960-70 arası suburcu caddesi'nin değişmeziydi. ayva kadar bir kafası vardı. yaz kış, koyu gri renkte beyaz çizgili yatak yüzü kumaşından yapılmış uzun bir entari giyerdi. altında da don tuman bir şey olmazdı. ayaklarında da bağcıkları iyice bağlanmış bir asker postalı bulunurdu. suburcu ve maarif caddelerinin esnafının inayetiyle yaşamını sürdürürdü. "kasıktan dize kadar" ölçü biriminin abdurrahman'dan sonra ulusal ölçü birimi haline geldiğini de ekleyelim.
abdırahmana daha cok deli abdurrahman deil de güççük gafalı abdıraaman derlerdi.aaayol'da garabeşe çıkmazında otururdu.ayrıca bazı konularda malum oldugu söylenirdi.öldükten sonra amerikan hastanesi doktorları gafasını incelemek istemiş ama ailesi izin vermemiş.
deli bekir var tama bi de
deli bekir elinde oyuncak dabancaynan gafasında güççük uşak moturlarının gasklarını tahardı altında şort üzerinde gahveci sayası zanaaad ohulunun orada trafikte dururdu gendini trafik polisi bellerdi. bide ne zaman görsek gafası sarılı olurdu
  • /
  • 3