tohud

töhüd

ia. tevhid

yeni ölenlerin mezarlarına dikmek için hazırlanan nohutların camide, cemaatle dualanması..
vefat eden kişi için okunan* kelime-i tevhid.
camilerde okunurken, cemaatten herbir kişi 100 tane "lâ ilahe illallah" deyince "muhammeden resulullah"i sesli bi sekilde soyler.
(burada benim tam çözemediğim imam herkesin sesini duyuyor mu, duyuyorsa sayabiliyor mu, muamma?)
herneyse, allah kabul etsin, rahmet etsin. güzel memleketimizin güzel adeti.
-yeni ölenlerin arkasından 70 bin * dene kelime-i tevhit (adını burdan alır) okunup ölenin ruhuna bağışlanmasıdır. bu tevhitler nohutlara okunup, sonradan mezara gömülür. benzerini başka bir yerde görmediğim antep ibadeti.
bu nohutlar gabire gömüldükden soona,yeşerip böömüye başlar..bi gariş uzar..yel estikçe bu nohutlar bi sağa,bi sola yattıkcada rahmatlıın günahları gedermiş..
(bkz: allah gettii yerden utandırmıya)
nohutlara adedince kelime-i tevhid çekildikten sonra mezara götürüp gömmeden önce suya ıslanırmış. gömülüpte yeşermeye başladıkça ölenin günahlarının döküleceğine inanılıyor.
dinle alakası olmayan bidaat diye nitelendirdiğimiz yüzlerce gelenekten sadece bir tanesi.

(bkz: antepli nin bidaatı din bellemesi)
camidekini bilemem ama cenaze evinde kadinlarin dedikodu yapip can can cene calmalarina, kaynasmalara engel olmasi bakimindan cok faydali buldugum bir bidat ve/veya adet diyeyim.
tevhid cekilmese ikili uclu gruplasmalar hemen basliyor.
gelenlerin ustu basi, cenaze sahibi ojesini mi silmemis, sonraya kalmasin diyerek merhum gecinmeden bir gun evvel bir kosu sacini mi boyatip gelmis acaba, kristalleri hangi rafa dizmis, kim ne yemek getirmis, kendi cenazelerinde kim ne yapmis, bilmem ne... sohbet alip yuruyor.
eldeki yara duvar deligi tabii.
cenaze sahibi yasiyla oturuyor gelenler usulen gelmis gibi kendi cenelerine daliyorlar.
o bakimdan kim icad ettiyse nur icinde yatsin diyorum.
allah da kabul etsin elbette.