gaymak ekmeği

gaymak ekmeği

kubban ekmeğin daha az bişirilmişidir.. gaymak ekmeği hamurlukla ekmeklik arasındaki o ince çizgide bir yerdedir ki üzerine konulduğu sahandaki gaymakların hepiceeni içine çeksin..
normal ekmek hamurunun yarısından yapılır. bu yüzden elinizi korkak alıştırmayıp bolca kaymağa batırıp yiyebilirsiniz.
çok yirsen humma hastalıgı denilen hastalıga sebep olurmuş..
az pişmiş olduğu için çok yenmesi sakıncalıdır..
yine yalnızca eşi benzeri olmayan memlektimde gördüğüm ve göreceğim bir ekmek türüdür. ekmekci ammiye söylersin yapar, oratsına barmaanan bir iz yapar, ekmek bişdeende şişmez, pambık kimi olur, gaymaa bandırılıp afiyetnen yinir.
antepte bütün ekmekçilerin bildiği çok bişkel olmayan hangi tarafın ön hangi tarafın arka olduğu anlaşılamayan ortasıdelik ekmek
antebin baa göre en nefis kahvaltı olayı , bir nevi süzme yöntemi ile sütün kaymagının alınması , özel ekmeği vardır her ekmeknen yenmez , uzerine pudra seker ekilir , tam bir ziyafettir , istasyon caddesinde nikah dairesinin kapısına bakan bi sarkuteri ( kuzucu ) var oranın ki ben antepdeyken en iyisiydi .
diğer entrilere bakınca kaymak ekmeğinin de ticarileşmiş olduğunu görüyorum.
antep'te sanayi çok gelişmemiş, bugünün dev tekstil makinalarının ortada olmadığı günler... zanaatkarlar bir iki halfe, üç beş şeertle düvenlerini çalıştırdığı günler. antebin kilim tüccarlarının kilimlerini sırtlayıp şehir şehir dolaştığı günler.

bu günlerde çok iyi bir kilim ustası olan amcam bir gün bana "usta düvenini üstüne gün doğmadan önce açıcı. usta halfesinden sonra gelmeli deel" diye öğüt vermişti. çoğu zanaatkar da bu öğüde aynen uyardı. (antep'i antep yapan şeylerden biri işte bu, artık çoğu toprak olmuş zanaatkarlardır. bu öğüdü asla unutmadım. otuz yıllık meslek hayatımda, istisna günler dışında ilk gelen hep ben olurum.

ışte bu erkenci ustalara ve sadece bu ustalara pişirilen bir sabah kahvaltısıydı kaymak ekmeği, ya da o günlerin daha doğru deyişiyle süt ekmeği. bir fincan tabağından azıcık büyük, ortasına parmak batırılmış, hamurla pişmiş arası kıvamda, üzerinde asla kahverengi leke olmayacak bir ekmek türüydü. sabah saat beşle altı arasında, hadi ısrar etmeyin yediye kadar yediniz yediniz, yoksa bulamazdınız.

tatlıcı bu ekmeği alır, üzeri bir parmak kaymak dolu sütün üstüne koyar, az biraz bekler sonra spatulayla alarak tabağa koyardı. yeteri kadar kaymak emmiş ekmeğin üzerine bal gezdirilir, fıstık tozu dökülür ve öyle servis yapılırdı.

bir tatlıcı dükkanının bir sabahta on veya on beş ekmek yapabildiğini söylemişlerdi ki ekmeğin değerini düşünün.

bugün, ticari boyutta yapılıyorsa, kimsenin günahını almayayım, yapay kaymak kullanılmasından şüphelenirim
evel şeyle yastı bi tabag alıcın gaymaa ufak ufak içine dökücün ondan sonaa ekmee üstüne goyucun tabaan istee göre şeker filanda atılabilir gaymak ekmee işledikden sona tüm bu işlemler yapıldıı vahıt yime işine geçebilirseez.afiyet olsun (canımız istedi la)
agam gaymak ekmegi eyle bi ekmektir gala altından aldıgın gaymaga bandırıp uzerini şekerlekdikten sonra agzında pambık gibi dagılır
reklam kimin olmasın ama tabaghana'da kuzucularda yeen eyisi dayım dayım bulunur ve ekmeğini de hemen yahındaki fırında yapallar...