ahmet ümit

patasana kitabını okumuştum.
değerli bir yazar,
antepli olması ayrıca gurur verici.

(bkz: antepli yazarlar)
nenemin oğlu.
terzi fatma ve kilimci mamet'in 7 çoçuğunun en küçüü.
babasını (dedemi) bekmez mamet diye bilirler elmacı bazarında. bildin mi?
nenemgilin evi ağa camisinin hemen arkhasında. tahmisden gediyken sol tarafa düşer.
antep üniversitesindeki söyleşi sırasında tanışma fırsatımız oldu... değerli bi yazar, sevecen, hoş sohbet.. hz.ademle hz. havvanın özel(!) hayatlarına girince salon boşaldı... antep masallarını derlediği "masal masal içinde" adlı kitabı antep kültürünün tanınması açısından son derece önem arz eder...
31 temmuz'da yaşar cevizli mağazasında imza günü varmış..
ilgililere duyrulur:
http://img13.imageshack.us/img13/4573/yeniresim850x386.jpg
kitaplarının tamamını okudum,hele son kitabı istanbul hatırası inanılmaz güzel.kalemine ve yüregine kuvvet benim canım hemşehrim.
hafta sonuna memleketi gaziantep'te rafığı kadayıfçı oktay ustanın tabakhanadaki düveninde yani dayının yeri'ndeydi ve antepli hemşehrileri için kitaplarını imzaladı.
tel mahmil'in önünde çektirdiği poturfalarla da nostaljik dahıldı.
antepli adam ne olursa olsun, hanği mevkiide bulunursa bulunsun antepliliğini heç yitirmiy ve bi başğa oluy vesselam...
gaziantep'e 1960 yılında yedi çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. babası kilim tüccarı, annesi terzi idi[1]. ilk öğreniminin ardından gaziantep atatürk lisesi’ne devam etti. 14 yaşından itibaren sol görüşlü bir aktivist oldu.[2] ülkücülerle aralarında çıkan bir kavgadan dolayı 24 arkadaşıyla birlikte gaziantep dışına sürgün edildiği için liseyi diyarbakır’ın ergani ilçesinde tamamladı[2].

1979’da marmara üniversitesi’nin kamu yönetimi bölümünde yükseköğrenimine başladı. öğrencilik yıllarında tanışıp evlendiği vildan hanım ile evliliğinden gül adında bir kızı oldu (1981)[3]. 1980 darbesinin ardından “profesyonel devrimci” olarak çalıştı[3]. 1982’de düzenlenen “anayasaya hayır” kampanyasına katıldı. duvarlara afiş yapıştırırken yakalanan arkadaşları için öykü şeklinde yazdığı rapor, takma adı olan "k. yalçın" imzası ile önce atılım dergisi’nde sonra prag’da 40 dilde yayın yapan barış ve sosyalizm sorunları dergisi’nde yer aldı. yazarlığa adımnı bu rapor/öykü ile attı.[4] 1983 yılında üniversite öğrenimini tamamladı.

üyesi olduğu türkiye komünist partisi (tkp) tarafından 1985’te moskova’ya gönderildi. 1985-1986 yılları arasında moskova sosyal bilimler akademisi'nde eğitim gördü. tkp tarafından komünistlik eğitimi almak için rusya’ya gönderilen altı gencin başından geçenleri anlattığı[5] "kar kokusu" (1989) adlı romanı, bu dönemde yaşandıklarından izler taşır. moskova’da iken şiir yazmaya başladı. 1989’da aktif politikadan ayrıldı ve sokağın zulası adlı şiir kitabını yayımladı. arkadaşı ali taygun[6] ile bir reklam ajansı çalıştırmaya başladı.

1990 yılında bir grup edebiyat tutkunuyla birlikte yine hişt adlı kültür-sanat dergisini çıkardı. şiir, öykü ve yazılarını adam sanat, yine hişt, öküz ve cumhuriyet kitap dergileri ile yeni yüzyıl gazetesinde yayımladı.

1992 yılında yayınlanan ilk öykü kitabı çıplak ayaklıydı gece, aynı yıl ferit oğuz bayır düşün ve sanat ödülü'nü aldı. bu kitap ahmet ümit'i yazın dünyamıza tanıtan ilk kitap olma özelliğini de taşır.

arkadaşı tiyatro yönetmeni ali taygun’un teşvikiyle polisiye yazmaya ağırlık veren ahmet ümit, 1994 yılında atv için çekilen "çakalların izinde" adlı polisiye dizinin öykülerinin ve senaryosunun yazılmasına katkıda bulundu. ardından da 1995'te ahmet ümit, çeşitli gazete ve dergilerde franz kafka, dostoyevski, patricia highsmith, edgar allan poe ve polisiye roman yazarları üzerine inceleme ve tanıtım yazıları kaleme aldı.

"bir ses böler geceyi"(1994) adlı uzun hikâyesinin ardından "masal masal içinde" (1995) yayımlandı. annesinden dinlediği masalları düzenleyip yazdığı bu kitap çeşitli özel ilköğretim okulunda ve özel kolejlerde ders kitabı olarak okutuldu[7], korece’ye çevrildi[8] kitaplarının tümünde var olan gerilim duygusu "sis ve gece"(1996) adlı polisiye romanında kendisini tümüyle dışa vurdu. "sis ve gece" türkiye'de yankı uyandırdı, tartışmalara yol açtı. yunanistan'da yayımlanarak yabancı dile çevrilen ilk türk polisiye yapıtı unvanını kazandı.

"sis ve gece"'yi "kar kokusu" (1998) adlı romanı, "agatha’nın anahtarı" (1999) adlı polisiye öykü kitabı takip etti. 2000den itibaren "patasana"(2000), "kukla" (2002), "şeytan ayrıntıda gizlidir" (2002), "beyoğlu rapsodisi" (2003), "aşk köpekliktir" (2004), "ninatta’nın bileziği" (2006), "kavim" (2006) adlı kitaplarını ardı ardına yayımladı. 2007’de "insan ruhunun haritası" adlı denemesi yayımlandı. 2008'da yayınlanan "bab-ı esrar"'da şems-i tebrizi cinayetini konu edindi. istanbul hakkında çok detaylı bilgiler de içeren "istanbul hatırası" adlı polisiye romanı haziran 2010'da okuyucularla buluştu. yazarın "başkomiser nevzat, çiçekçinin ölümü" (2005) adlı bir de çizgi romanı vardır.

öykülerinden yola çıkılarak uğur yücel tarafından karanlıkta koşanlar ve cevdet mercan tarafından şeytan ayrıntıda gizlidir dizileri yapılmış, "sis ve gece" adlı romanı 2007 yılında turgut yasalar tarafından sinemaya uyarlanmıştır.
2okumaktan zevk aldığım yazarlardan biri... antepli olması ayrı bi mana katıyor kişiliğine ve bana ifade ettiği şeylere.. bab-ı esrar'ı okumanızı özellikle tavsiye ederim
ilginctir, bir kitapkurdu ve hemseri kayiricisi olmama ragmen, gram begenmedigim yazar.
iyi bir yazar bile diyemem, polisiyeleri yaramaz.
sevenleri kusura kalmasin.
özellikle polisiye romanlarıyla tanınan hemşehri yazardır.
ahmet ümid memleketlimiz ,hemşerimiz.genniler bize gavım gelir.genneri taa uşaklıığınnan beri tanırım.adam olacak uşak ohumasınnan belli olur dey bide atasözü var .aynen eyle.yeen başaratlı saygılı ,bigaç dene de kitabını imzalıyp vermişdi.yolu açık ossun.