yuvalama canavari

Durum: 143 - 0 - 0 - 0 - 26.08.2010 20:31

Puan: 841 -

11 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 8

delibekir

nicki ve bu nicki edinme hikayesi çok hoşuma giden kaçıncı nesil olduğunu bilmediğim halfe. hoşgelmiş...

yuvalama canavari

(bkz: #30895)

bir sene çabuk geçmiş ve hacettepe üni. bilgisayar müh. liğine girmiş halfedir.

halfelerin kan grupları

0 rh(+)

okulun biyoloji laboratuvarında kendim buldum bizzat. *

eşkili ufak sözlük formatı

kuralların içeriklerini ve örnekleri kendimiz yazmış olsak da bu kuralları yıllar içinde oluşturan ekşi sözlük'ün de adını anmadan geçmeyelim

antepte hasta tedavisi

geleneksel yöntemlere dayanmak zorundaymış antep'te hasta tedavisi, bugün öğrendim.

belimdeki ağrı için dün devlet hastanesi'ne gittim. tam iki buçuk saat sıra bekledikten ve sıra yüzünden milletle didiştikten sonra doktorun yanına girdim. şöyle bir süzdü, "şimdi mesai bitiyor, yarın bir film çektir de bakalım" dedi. ne kadar beklediğim saatlere yansam da neyse dedim, bugün gittim. hastanenin otomasyon ihalesini başka bir firma almış. yeni sistem kurulduğu için dün girilen tüm bilgiler silinmiş. ödediğim muayene parasını tekrar istediler. yoksa giriş yapamayacaklarını söylediler. hastane müdürünün yanına çıktım. sen bir daha öde, haftaya sistem gelince gelir geri alırsın dedi. ona da eyvallah dedim. kayıt için bir daha çıktım. "doktor bey şu anda dolu öğleden sonra gelin" dediler. eve döndüm. öğleden sonra tekrar gelip, kayıt yaptırıp sırada beklemeye başladım. muayeneye girdiğim için doğrudan film çektirebilirim sanıyorum. ama nerde? doktorun tekrar film istemesi gerekiyormuş. doktorun yanına tekrar girdim. bu defa biraz ilgilendi sağolsun. al şunu bir film çektir dedi elime bir kağıt tutuşturdu. kağıdı aldım, aşağıya indim film için. bu defa da röntgen cihazı bozuk dediler. bir tanesi çalışıyormuş, onda da yaklaşık yüz kişi bekliyor. istersen bekle akşama kadar, istersen yarın gel dediler. "peki yarın geleyim" deyip çıktım. şimdi nerdeyse sol ayağımın üstüne basamıyorum ve bu halde hastane ile ev arasını beş defa gidip geldim. artık yarın ölmez de sağ kalırsam gidip röntgen çektirmeyi düşünüyorum.

işte böyle, anladım ki antep'te sağlık sistemi çoktan göçmüş de haberimiz yokmuş.

cigerci mustafa

gün boyunca hiçbir şey yemeden gidip tek bir dürümüyle doyduğum ilginç bir yer.

yeah ile yah çekmek arasındaki ilişki

yah çekmenin nereden çıktığı ile ilgili tartışma sürerken aklıma gelen ilişkidir. şimdi biz sevindiğimiz zaman nasıl yah çekiyorsak, elin oğlu da mutlu olduğu zaman bir "yeah" çekiyor. işte bu kavramların birbirine bu kadar yakın olması bende bazı şüpheler uyandırmadı değil. ya onlar bizden aldı bu yah(ya da yeah) kültürünü
ya da biz onlardan gibi bir sonuca ulaştım. gecenin bu saatinde ulaştığım sonuçlar da ne kadar güvenilir tartışılır ama yine de savımı ortaya koymak istedim.

sözlükte argo içeriğin artışı

hissedilir dereceye gelmiştir. insanların, zeka gerektirmeyen argo sözcükler yerine antep zekasının ürünü olan nüktedan sözcükler kullanması daha hoş olacaktır.

yemekteyiz sema

ev sahibi hanımefendiyle arasında geçen diyalog:

+bezelyeleri de haşlayabilirdiniz... (sema)
- ama mevsimi değildi, mevsimi olmadığı için bulamadım, hazır almak zorunda kaldım.
+ bir kaç gün önceden alsaydınız....

ayar vereceğim diye rezil oldu garibim. iki günde mevsim mi değişir lan, nerede yaşıyorsun?

not: valla izlemiyorum şu bir tane adam var ya (anladınız siz) onun yüzünden. ama bu kısmına denk geldim.

14 subat rafiklar gunu

geçen seneki entry'im, bu senede geçerli. (umarım seneye de geçerli olmaz sıkmaya başladı artık)

(bkz: #26595)

tudyali konak

çok güzel bir mekan. mağarada müzik setiyle şarkı dinleyip ufoyla ısınmak her kula nasip olmaz, mutlaka görmek lazım. gerçi yanlış taraftan gittiğim için tüm eblehan'ı dolaştım ama değdi.

nerdeseez heerif zirvesi

halfelerimizden buluşup hasret gidereecemiz zirve. ne zamandır görüşemiydik. haggat da nerdeesiz heerif?

osuruucinli

kaçıncı nesil olduğunu bilmediğim* halfemiz. okulun kütüphanesinden entry girerken eşkiliufaksözlük'ü görüp tanışmama vesile olmuştur. ayrıca okulumuzun * başlığına girdiği ilk entry'de olumsuz bir şeyden bahsetmemesi de kendisini mezun, yaşlı başlı bir adam sanmama neden olmuştur, belirteyim dedim. *

18 ekim 2009 gaziantepspor fenerbahce maci

taraftarı stadyumdan uzak tutmaya yönelik geliştiriyorlar sanırım fiyat politikalarını. "beşiktaş'tan aldığınız paralar ne yaptınız?" diye sorarlar adama.

eskiliufaksozluk hali saha maci

tez zamanda başlamasını istediğim unutulmuş aktivite...

antep medyası

elime bugün bir zafer gazetesi geçti. keşke geçmeseydi ne diyeyim. manşetin altında 3 paragraf yazı var, her 3 kelimeden birinde yazım yanlışı yapılmış. hadi iç sayfalarda olsa, belki gözden kaçtı diyeceğim de arkadaş bir gazetenin manşetinde -abartısız söylüyorum- 10 tane yazım hatası olur mu? editörden baskıya kadar hiç mi biriniz gazeteyi eline alıp da acaba ne yazıyor diye bakmadı? eğer bu adamların yaptığı gazetecilikse bizim bildiğimiz başka bir şey, eğer bizim bildiğimiz gazetecilikse bu adamların yaptığı başka bir şey...

gaziantep in egitimde geri kalmasinin nedenleri

güzel şehrimizin en büyük problemi eğitim sanırım. yani kahramanlıklarıyla göz dolduran, yemekleriyle tüm dünyaya ün salmış ve kendine has bir dili bile olan gazi şehrimiz maalesef eğitim konusunda çok gerilerde.

gaziantep'teki öğrencilik hayatımın 13. yılını yaşadığım şu günlerde bu sorunun neden kaynaklandığıyla ilgili bir şeyler geldi aklıma. eminim daha fazla nedeni vardır ama ben kendimce olanları yazayım.

birincisi ve en önemlisi maalesef eğitim bilinci gelişmemiş ve çocuklarına güvenmeyen ebeveynlerin olması. eğitimin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen ya da sadece meslek edinmek için bir gereklilik olduğunu düşünen insan çok fazla. ve bu insanlar çocuklarına eğitim konusunda gerekli desteği vermekten çekiniyorlar. kısaca bir güvensizlik söz konusu. yani "sen yaparsın, sen başarırsın, her sonuçta biz senin arkandayız yeter ki eğitimine devam et" yerine "sen zaten yapamayacaksın, bari elinde bir mesleği olsun" mantığıyla çocukların küçük yaşta iş hayatına atılmasını bekliyorlar. zorunluluktan dolayı küçük yaşta iş hayatına atılmak zorunda olanlar da oluyor tabi ki onları ayrı tutuyorum.

ikincisi de sanayisi gelişmiş bir şehir olmamız. aslında bir şehir için avantaj olan bu durum eğitimimiz için bir dezavantaj oluşturuyor. iş olanaklarının nispeten fazla olması ve usta-çırak mantığının oturmuş olması, eğitimden çok usta-çırak ilişkisine dayalı meslek edinmeyi kolaylaştırıyor . bu da öğrencilerin daha çocuk yaşta iş hayatına atılmasına ve eğitim seviyemizin düşmesine neden oluyor.

insanlar eğitim konusunda bilinçlendikçe ve çocuklarına güvendikçe şehrimizin bu konuda kendisine yakışır bir noktada olacağına eminim.

pnar81 e hosgelding diyek zirvesi

çok güzel bir zirve oldu. her zirvede olduğu gibi sürekli güldük. yalnız beni konuşamıyorum zanneden halfeler olmuş. konuşabiliyorum ben, valla...*

mitokondri

doğum günü kutlu olsun... nice mutlu ve bol kodlu senelere...

baklava ve lahmacun yeme yarismasi

bu sene de yapılacak yarışmadır. sözlükçe katılıp tüm dereceleri alma gibi bir planım da var ayrıca. ayrıntılar birazdan...
  • /
  • 8
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 143

yuvalama canavari

(bkz: #30895)

bir sene çabuk geçmiş ve hacettepe üni. bilgisayar müh. liğine girmiş halfedir.

potansiyel antebe ozel urunler

helal süt ölçer

ananız size helal süt emmiş bir gız mı arıy?
o gadar çok gıza gediy ki hangısı helal hangısı haram süt emmiş bilemey mi?

işte tam size göre bir ürün. helal süt ölçer.

düğürcülüğe gittiğiniz kıza takıyorsunuz; ne kadar helal, ne kadar haram süt emmiş gösteriyor. böylece helal süt emmiş kızları kolayca ayırt edebiliyorsunuz.

ayrıca ilk 10 dakika içinde arayan müşterilerimize; hayatının hangi döneminde helal, hangi döneminde haram süt emdiğini gösteren cihaz hediye!!!

107 ihsan

gaziantep'in her tarafında gazi şehrimizin altın çocuğuna sahip çıkalım denilerek destek olunması istenilen zat. gerçekten işe yaramış ki zat-ı muhterem yarışmada birinci oldu. her ne kadar belediye'nin star tv nin canlı yayınına bağlanmaktan daha önemli işleri olduğunu düşünsemde bu konuda beni haksız çıkaran belediye başkanlarımıza can-ı gönülden teşekkür ediyorum. demek ki en önemli işleri oymuş.

gaziantep in egitimde geri kalmasinin nedenleri

güzel şehrimizin en büyük problemi eğitim sanırım. yani kahramanlıklarıyla göz dolduran, yemekleriyle tüm dünyaya ün salmış ve kendine has bir dili bile olan gazi şehrimiz maalesef eğitim konusunda çok gerilerde.

gaziantep'teki öğrencilik hayatımın 13. yılını yaşadığım şu günlerde bu sorunun neden kaynaklandığıyla ilgili bir şeyler geldi aklıma. eminim daha fazla nedeni vardır ama ben kendimce olanları yazayım.

birincisi ve en önemlisi maalesef eğitim bilinci gelişmemiş ve çocuklarına güvenmeyen ebeveynlerin olması. eğitimin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen ya da sadece meslek edinmek için bir gereklilik olduğunu düşünen insan çok fazla. ve bu insanlar çocuklarına eğitim konusunda gerekli desteği vermekten çekiniyorlar. kısaca bir güvensizlik söz konusu. yani "sen yaparsın, sen başarırsın, her sonuçta biz senin arkandayız yeter ki eğitimine devam et" yerine "sen zaten yapamayacaksın, bari elinde bir mesleği olsun" mantığıyla çocukların küçük yaşta iş hayatına atılmasını bekliyorlar. zorunluluktan dolayı küçük yaşta iş hayatına atılmak zorunda olanlar da oluyor tabi ki onları ayrı tutuyorum.

ikincisi de sanayisi gelişmiş bir şehir olmamız. aslında bir şehir için avantaj olan bu durum eğitimimiz için bir dezavantaj oluşturuyor. iş olanaklarının nispeten fazla olması ve usta-çırak mantığının oturmuş olması, eğitimden çok usta-çırak ilişkisine dayalı meslek edinmeyi kolaylaştırıyor . bu da öğrencilerin daha çocuk yaşta iş hayatına atılmasına ve eğitim seviyemizin düşmesine neden oluyor.

insanlar eğitim konusunda bilinçlendikçe ve çocuklarına güvendikçe şehrimizin bu konuda kendisine yakışır bir noktada olacağına eminim.

antepli ve felsefe

muhtemel bir felsefi sohbet :

+şindi höseyin usta, varlıg var mıdır yog mudur aam?
- ney, var mıdır yog mudur?
+varlık deym aam, misal şoo elindeki balcan kebabı, aslında o yog amma saa varmış kimi geliy bence...
-tama bizim avrat yaptı yoorum, aaşama gadek uraştı gadın, sen şindi yok deyn, aha elimde duruy...
+elingdeki balcan kebabının fikri assında... yanı balcan kebabı deel... balcan kebabı dey bişey yog...
-nası balcan kebabı deel? ne deyn yanı bizim avrat balcan kebabı yapamey mı? sening avrad yapınca varoluy bizim avrat yapınca yog mu oluy...
+höseyin usta senden de heç felsefe gonuşulmuy yav...
-yeri aam yeri, daa balcan kebabının fikrini yiycim ben, töbesdafurullah...

olay medya grubu

iletişim sorunu olan bir medya grubu.
şöyle ki bu adamlar bu seneki öss den sonra il birincisi diye 2007'nin birincisi olan bir arkadaşın ismini açıkladılar sitelerinde. hatta bu kişinin bulunduğu dersane müdürünün de açıklamarına yer vermişler. şimdi bu dersanenin ve bağlı bulunduğu kuruluşların pek bir sevgili dostu oldukları için böyle bir habere imza attıkları aklıma geldi şahsen. belki de benim içim fesat bilemiyorum. yalnız ben bu adamlara bir mail attım ve haberin içeriğinin 2007 yılına ait olduğunu söyledim. ve bekledim ki maili aldıktan bir kaç saat sonra haber düzelir bir de özür dilerler. ama gelin görün ki ne haberde bir değişiklik ne de benim yazdığım maile bir cevap veren olmadı.

bir de geçen denk geldim. adnan oktar denen adamı çıkartıp bol bol bilgi alıyorlardı. program sunucusu da sürekli "hocam" deyip duruyordu bu adama. hadi anlıyorum bilimsellikten ve araştırmacılıktan uzaksınız ama elinizin altında internette mi yok? bir girin bakın bu adam kimdir nedir diye...

ne diyelim böyle bir grubun gaziantep'in en büyük medya kuruluşu olması da bizim utancımız herhalde...
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.