gaziantep in egitimde geri kalmasinin nedenleri

güzel şehrimizin en büyük problemi eğitim sanırım. yani kahramanlıklarıyla göz dolduran, yemekleriyle tüm dünyaya ün salmış ve kendine has bir dili bile olan gazi şehrimiz maalesef eğitim konusunda çok gerilerde.

gaziantep'teki öğrencilik hayatımın 13. yılını yaşadığım şu günlerde bu sorunun neden kaynaklandığıyla ilgili bir şeyler geldi aklıma. eminim daha fazla nedeni vardır ama ben kendimce olanları yazayım.

birincisi ve en önemlisi maalesef eğitim bilinci gelişmemiş ve çocuklarına güvenmeyen ebeveynlerin olması. eğitimin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen ya da sadece meslek edinmek için bir gereklilik olduğunu düşünen insan çok fazla. ve bu insanlar çocuklarına eğitim konusunda gerekli desteği vermekten çekiniyorlar. kısaca bir güvensizlik söz konusu. yani "sen yaparsın, sen başarırsın, her sonuçta biz senin arkandayız yeter ki eğitimine devam et" yerine "sen zaten yapamayacaksın, bari elinde bir mesleği olsun" mantığıyla çocukların küçük yaşta iş hayatına atılmasını bekliyorlar. zorunluluktan dolayı küçük yaşta iş hayatına atılmak zorunda olanlar da oluyor tabi ki onları ayrı tutuyorum.

ikincisi de sanayisi gelişmiş bir şehir olmamız. aslında bir şehir için avantaj olan bu durum eğitimimiz için bir dezavantaj oluşturuyor. iş olanaklarının nispeten fazla olması ve usta-çırak mantığının oturmuş olması, eğitimden çok usta-çırak ilişkisine dayalı meslek edinmeyi kolaylaştırıyor . bu da öğrencilerin daha çocuk yaşta iş hayatına atılmasına ve eğitim seviyemizin düşmesine neden oluyor.

insanlar eğitim konusunda bilinçlendikçe ve çocuklarına güvendikçe şehrimizin bu konuda kendisine yakışır bir noktada olacağına eminim.
bizim tek geri kalma nedenimiz; çok göç almamız!!! gidin gelmeyin şu antebime yavvv. istemiyk başka memleketin adamını!!!
son yılların problemidir. eğer geçmişe bakarsanız, antep lisesinin türkiye'nin en başarılı liselerinden birisi olduğunu görürsünüz. 80'li ve 90'lı yıllarda gal, ortamıyla başarısıyla en okunabilir okullardan birisi olmuştur.

peki bugün durum nasıl? antep lisesi acınacak halde zaten. tal desen, öğrenci profili ve başarısı her dönem daha da düşüyor. gal'da başarı fena değil ama 90lardaki ortamdan eser yok; okuyanlar robot gibi. robotlaşmış ve sosyalfobisi tavan yapmış çocukların hayatta başarılı olabilmesini, bir şeyleri geliştirebilmesini beklemek ne kadar doğrudur ki? çocuğun kendisi kötü bir kalıba sığdırılmış halde zaten.

hani okuyanlar başarılı olsa ki öyle bir durum da sözkonusu değil. fakat bu, ülkemizin genel sorunu.

okuyanların hali kötünün iyisi. ya hiç oku(ya)mayanlar? zira 1,5 milyonluk antep'te*** okuyan genç ne kadar ki? bu kitle, başarı oranına en sert darbeyi indiriyor.

valla aam darılıp gücenmen de göç'ten başka açıklaması yoktur bu işin. eskinin başarılı antebi, listelerde son sıralara mahkum eden halk profilinin değişmesinden başka ne olabilir ki? doğudan gelenler direk işçi olarak geliyler; pirinç tarlasında çalışmıya geden çinliler kimi... ohuma fılan ütopya onnara direkman.

böyle bir ortamda okumaya çalışanları göz önüne alınca hayat bulan bir oluşum var, (bkz: antepte universite sinavina girecek cocuklarin pimpirikli ebeveynleri)
göç sadece ülke sıralamasında geri götürür, ama seçme olarak tabi edilen gal tal ve akınal** üçlüsününde muazzam bir başarısı yoktur.
demek ki göçde bir yere kadar?
beyin göçünü de göz ardı etmemek gerek.

2009 kpss türkiye 4. sü sözlüğümüzün halfesidir.
amma ne yazık ki sınava istanbulda girmiştir.
yaw bi gecede liseleri dört yıla çıkartdılar, açık öğretimliler bile öğretmen oldu ülkede. eğitimi dahan kim ki anteplinin eytiminin düşük galması sorun ossung.
lys sonuçlarına göre 80. sırada yer almamızı sağlayan nedenlerdir. ***
her okul, her dersana birinci ama gerçekte eğitimde gaziantep'in durumu içler acısı.
gülüyoruz ve öğünüyoruz ağlanacak halimize.
kenan yücel'den çarpıcı bir değerlendirmeyi aşağıda ilgililerin dikkatlerine sunuyorum:

eğıtımde bılboardlarda bırıncı gerçeklerde 81 ılde 80'ıncı

kenan yücel

lys, öss, oks, sbs adına ne derseniz deyin, her sınav sisteminde marka şehir ! gaziantep 81 il arasında ya sonuncu, yada sondan bir önce. sonuçlar açıklandıktan sonra tüm sivil toplum örgütleri, partiler, eğitim temsilcileri, sendikalar hatta kanarya sevenler derneği bile basın toplantıları düzenler, eğitimdeki bu rezalet bilançosunu kendi ölçütleri, bilgi birikimleri ve genelliklede siyasi fikirlerine göre uzman ve bilgiç ! bir şekilde kameralar önünde açıklarlar. sonra önümüzdeki sene sonuçlar açıklanana kadar herkes kış uykusuna yatar, ne çözüm için öneriler ne pratikteki uygulamalar hiç bir şey olmaz ve bu kısır döngüyü senelerdir izler dururuz. oysa gerçekler acı çıplaklığı ile bu kentin yüzüne siz 81 ilde 80.siniz diye yüzünüze vururken gaziantepin en önemli kavşaklarındaki bilboardlar kepli fotoğrafları, gülen yüzleri, boyunlarındaki madalyaları ile özel okullar ve dershanelerin biz 1., en iyiyiz levhaları ile dolu. o zaman bu işte bir tezat var yada bu özel okullar ve dershaneler bizi fena işletiyor. yada kıbrıs'taki özel okullar ve buradaki özel üniversitelerin sahiplerinin bahçede yürüyen öğrencileri gördüğünde söylediği gibi " bunlar benim süt aldığım koyunlar " diyerek özleştirdiği öğrenciler ve habire sütüm kesilmesin diye yemeden, elbiseden, sağlıktan, eğlencesinden, ısınmasından kesip bu özel okullar ile dershanelere para yetiştirmeye çalışan veliler. sorun gösterilenler....! 1- gaziantep'te sınıflar çok kalabalık....: külliyen yalan ve özellikle eğitim ve öğretmen camiasının bu başarısızlıktan kendisini sıyırmak için uydurduğu bir senaryo. sanki çok başarılı olan illerin okulları ve sınıflarının mevcutları daha mı az ? onların çocukları ab ve abd'deki kolejlerdeki gibi herkesin önünde laptopu, tek başına masası, özel ders veren hocalarımı var ? 2- gaziantep çok göç alıyor.....! adana, mersin, hatay, antalya, aydın, ıstanbul, ankara veya diğerleri azmı göç alıyor. üstelik bizim göç aldığımız kesim terörden nemalanmayan, çalışmak için buraya gelen, daha kolay bu şehre enteğre olan insanlar. o zaman buda külliyen bir yalan. 3- göç alan çocukların eğitim alt yapısı yok....buda kuyruklu bir yalan. çünkü bizden sıralama olarak çok önde olan doğu ve iç anadolu kesimlerinin çocukları bizden çok daha ön sıralardalar. esas sorun ; eğitmenler yani öğretmenler.....! gaziantep'in sanayide bu kadar ileride olmasına rağmen eğitimde bu kadar geride olmasının nedeni öğretmenlerin ve eğitmenlerin bilinçli şekilde vurdum duymazlığı, çocukları eğitmemeleri ve kendilerini geliştirememeleri. yoksa beş tane organize sanayisi olan, ihracat rakamları türkiye sınırlarının çok üstünde olan bir kentin iş adamlarının çocukları bu kadar geri zekalı olamaz. sen sanayide, ihracatta türkiye'de ilk beşe gir, eğitimde 80. ol. bunun başka izah tarzı olamaz. devlet okullarındaki idareci ve öğretmenler bilinçli bir şekilde eğitim kalitelerini dibe vurdurdular. bu okullardaki hedefi olan aileleri ve çocuklarını bilinçli şekilde özel okullara kaçırdılar, yada dershanelere yönlendirdiler. öğretmenlerde nasıl olsa çocukların hemen çoğunluğu dershanelere gidiyor diye ders anlatmadılar, kendilerini geliştirmediler ve lay lay lom ile durumu idare ettiler. bu öğrencilerinde işine geldi. çünkü o yaştaki çocuklar eğlence,, oyun ve gırgır varken kendini neden zorlasın. ama olan ailelere, onların umuduna, parasına oldu. bu kentin geleceğine, imajına oldu. en basit bir ortaokul öğrencisinin oks ve sbs için üç yılda ödediği ücret servisi, yemeği, sınav kitapları ile birlikte 10 milyarı buluyor. yani yıllık üç milyar, aylık 250 ytl. asgari ücretin 650 milyon olduğu bir ülkede korkunç bir rakam. bunu ödeyemeyen aileler korkutelinde olduğu gibi anneleri hapishaneye düşüp intihar ediyorlar. bence esas konuşulması gereken, öğretmen ve eğitmenlerin yetersizliği. acaba bu öğretmenler öğrencilerini hazırladıkları sınavlara girseler ne olurdu diye düşünüyorum. futbolda başarısızlığın faturasını en çok teknik adamlar, zaman zamanda başkan ve yönetim kurulları istifa ederek çeker. peki yıllardır tek bir anadolu ve fen lisesine öğrenci sokamayan, yada üniversetelerin iyi bir bölümüne öğrenci sokamayan okulların müdür, idareci, yada öğretmenlerinin istifa ettiğini duydunuz mu ?

kenan yücel