eskimo

meybuzun bir diğer versiyonu, eski sürümü de denilebilir. hala neresi olduğu bilinmeyen yerlerde yapılmakta ve bakkallarda satılmaktadır ve hala 10 yaş altı çocuklar için çekici özelliğe sahiptir. çeşit çeşit çeşitleri mevcuttur, ucuz olması da cabasıdır. bırakalım algidayı pandayı şunu bunu allaaseen.
pipirim kardeşle aynı fikirdeyim, abi nasıl beceriyorlar hala çözemedim, bu eskimo denen şey buz gibi sert olmuyor, sıkıştırlmış kar gibi birşey, yeni nesil "meybuz", "buz parmak" bizim eskimonun yerini asla tutamaz.
okul çıkışında mobiletli bir ammi satardı bu eskimoyu. sanayiden toplayıp evde kendi imkanlarıyla kırıp küçülttüğü kıymıklı çubukları olurdu. tadını hiçbir dondurma tutmadı, tutamaz.
yorum bu başlığı görünce eskilere gettim
okulun önündeki ammiden aldığım eskimoyu yalıyken dilime kıymık batmıştıda cıkartana kadar neler çekmiştik
meybuzun babası, şimdiki nesil eskimo diyince neden bahsettiğimizi anlamıyor.

okulumuzun yanındaki camiinin tuvaletçisi yapıp satardı, ondan alıp yerdik.
ılkokuldayken okulun önünde bir dayı satardı, renk renk olurdu. bir nevi "made in antep algida"ydı, yeen de severdik. unutmadığım bir şey de yedikten sonra o dayıya çubukları geri götüren ya da toplayanların olmasıydı.
sonra meybuz diye bir icat çıktı sonra da algida, panda derken nesli tükenenler listesine girdi. ben arada evde gene yapıym, ama çaktırmıym.
(bkz: antepte 80lerde ve 90larda ilkokul ogrencisi olmak)
sütlüsü,çaylısı,limonlusu daha neler neler.hatta batur sahasının orada pazar günleri bir amca gelirdi mobiletli. ne kadar çok çeşidi olurdu onda.haftalığımızdan evin bize verdiği harçlıkların külliyetli bir kısmını o amcanın eskimolarına yatırdığımızı hatırlarım.

sonunda gendi eskimomuzu gendimiz yapmiya başladık.amma sabah kalhar bi bağarsınkine eskimonu gardaşın almış yimiş bile... ala-hah...(lan bu oolan ne gereksiz beyle !)
çocukluğumun vaz geçilmez yiyeceklerinden birisidir. bizim mahallede bulunmazdı eskimo satan arkadaşlarla geze geze eskimo satan dezzenin evine giderdik, dezze bize buzluktan çıkartıp verdiği eskimo güle oynaya yerdik, allahım böyle bir tat olamaz. sanki süt yiyorsun, sanki portakal yiyorsun o kadar lezzetli olurdu.. zamanla büyüdükten sonra bakkaldan lezzo alıp kendim yapmaya çalıştım, tutacak yerine tahta çöp bulamasamda çay kaşığıyla idare ediyordum.

(bkz: eski günleri özlemek )

(bkz: antepde cocuk olmak)

(bkz: antepte 80lerde ve 90larda ilkokul ogrencisi olmak)
yendikten bir gün sonra genelde doktora gidilirdi, çünkü terli terli yendiğinden boğaz napsın, şişerdi...
sene 1975 cengiz topelde oturuyduk. bi bakdım bubam bi gün bi at arabasına yüklemiş 14 ayak bi arçelik buzdolabını eve endiriy. teymurlardan 12 taasitnen almış. maallede ilk bizim buzdolabımız olmuşdu. gonşular tasları maşrabalarını veriller bizde buzlukda dondurur verirdik heyrimize. bunnar dolabın zekatı oolum derdi bubam. allah başımızdan eesik etmesin anamın ohumuş yazmışlıı yokdur amma bedaat bi girişimci ruha sahiptir. önce buzdolabıynan bilaber verilen pilastik buz kablarının içinde esgimo yapdı maallenin uşaklarına satmayı ahıl etdi. ondan sonamıya mallenin uşakları eskimoya dadandı bille bakdıhı buzdolabının orcinal buz kabları yetmey, 40 elli tene küçük alamiyon traş tası aldı onnarın içinde esgimo yapıp maallenin uşaklarına satdı. anamın bu esgimo açılımı yeen duddu yoorum. esgimoların kazancıynan buzdolabının taasitlerini ödedik buzdolabı gendini amorti etdi. taatsitler biddikten sonada esgimoların parasını birikdirip kolejdepedee evin arsasını aldıydık. girişimci bi anaya saeb olamkda başka şey caanım.