cücük

soğanın en ortasınındaki en küçük kısmı
bizim küçükken oynadıgımız ancak şimdilerde unutulmaya yüz tutmuş taşla oynanan bir oyun türü
özellikle "serçe" ve "civciv" yerine kullanılır. çocukken "cücük" oynardık yuvarlak küçük bir taşa, yasdı bir taşla vurmaya çalışırdık. sonra ne olduğunu unutmuşum bilen biri yazsın ki kültür kaybolmasın.
cücük oyunu:
oyuncu sayısında herhangi bir kısıtlama yoktur.
oyun için ; sert ve yuvarlak, yumurta iriliğinden biraz daha az irilikte ??cücük?? tabir edilen bir taş en önemli araçtır.ayrıca her oyuncunun yastı, elle kolay kavranabilecek bir taşı vardır.
oyundan önce anyalaşılır.(aynalaşmak=ebeyi belirlemek için sayışmak).ebe(ebe=uyuz) oyun sırasında diğer oyuncuları elleyip (ellemek=sobelemek) ebelikten kurtulmaya çalışır.

cücük sert bir zemine konur, birkaç metre ilerisine bir çizgi çekilir.ebe haricindeki oyuncular çizgi üzerinde durarak ellerindeki taşları uygun şekilde fırlatarak , cücüğü yerinden uzaklaştırmaya çalışırlar.cücük yerinden uzaklaşınca ebe hemen cücüğü yerine koyar, diğer oyuncular da attıkları taşlarını tekrar alarak çizgiye dönmeye çalışırlar.ebe cücüğü yerine koyup , çizgiden çıkarak taşını almaya gelen bir oyuncuyu kovalayarak sobelemek ister, bunu yaptığında ?ellen? der.böylece ellenen oyuncu yeni ebe=uyuz olur.

cücüğün atılan taşlarla en uzağa fırlatılması hedeflenir.ve cücüğün yerinden uzaklaşması kritik andır.çizgi üzerinde daha önce taşlarını atanlar koşarak taşlarını almaya gayret ederler.çizgiden çıkıp taşına almaya gelen oyuncunu tekrar çizgiye dönmesi mümkün olmayacaksa- yani ellenme ihtimali yüksekse- o oyuncu çizgi dışındaki taşının üzerine basar ve ?hör? der.taşını hörleyene ebe bir şey yapamaz.bu oyuncu sadece ayaklarını kullanarak taşını havalandırıp havada yakalamaya çalışır.bunu başardığında ?posta? yapmış olur.posta yapan oyuncu serbestçe çizgiye dönme hakkına sahiptir.

ebe bazen kızdırılır hatta ağlatılır. cücük çok uzaklara fırlar .cücüğü almaya giden ebe nin ardından türlü muzip laflar edilir. oyun bu şekilde saatlerce sürebilir.




küçük veya konuşana göre epey yol katmesi beklenen uvak uşak.
ekseri gaveede 51 filan oyneyken gullandıımız batılı veya başka şehirli uşakların joker diye adlandırdığı kağıt bizde cücük dey geçer.
cücük

en men güççük guş....
cücük oynarken uzaklık adımlarla sayılırdı. sayı 50 ye aderdi. elliden sona sayı sırsbir, sırs iki, sırs üç... diye sayılmaya devam edilirdi.
cücük faiz anlamına da kullanılmaktadır.

-la mahli pangadahı parayın cücüü nader oluk?
-la goda get şurdan, benim paramın cücüö kurhu senden mi soruluy oolum.
fare anlamında da kullanılır zaman zaman.
(bkz: mahmil cücüü)