antepten uzakken en çok özlediklerim

simcity kimi düzenli binaları, her binanın altında garaj görmeyi
fıstıklı kadayifi*
nohut dürümünü
meyan şerbetini
sokakda anteplice konuşmalar duymayı
bi yere selaaamialeykim dey girmey
ağm bunları yeen özledim yav.

edit: bugün kampüsün otobüsüne millet yavaş yavaş binerken arkadan "deng ağm deng" demeyi çok istedim. ama desem de bişey farketmezdi ki...
eskiden ekmek nerde oradasın yurt memleket ora sözüne inanırdım.gerçi gene hak veriyorum ama bu bizim için yani benim gibi düşünen her antepli için ölümden beter bir durum..şehre girerken o havayı içime çekerim o an dünya benim olur o park bahçe tüm binalar benim sanki başka yerdeki hava degil yabancı bize,gelince antebe en tanımadık insanla bile konuşmak istersin her gelen geçene merhaba demek selamlaşmak istersin, demezsin yabancı hiç olur mu memleketlindir o senin..antepten çıktın mı mis gibi fırından yeni çıkmış taze çıtır ekmegin tadına nerde varabilir insan? ya da canın sıkılca derdin tasan olunca sıcak samimi olan tonton teyze komşuna gidip iki cüt hanek edebilmek,kim ya da ne verebilir bu sıcaklıgı huzuru mutlulugu,ya da analarımızın yaptıgı sevgi kokan, lezzet kokan, emek kokan yemekler nerede buluruz nerde yeriz ki hem yesek bile aynı tadı verir mi sanki bize..antebim ayıntabım gazi şehrim ben burda dogdum burada da ölmeliyim..sen benim acı tatlı hatıram, güldügüm agladıgım, topragını avuçladıgım,topragına canımı ablamı verip gene de topragından doydugum,sen benim annemin babamın gençligi,sen benim çocuklugum...memleket sevgisi bu olsa gerek..ben seni ne çok severmişim be antep...
antepteyken burnunla ittiğin, annenin sana yedirmek için dilinde tüy bittiği, bitap düştüğü her türlü yemek. * * * * *
yaz geldi ya düğünleri özledim..burda gittiğim düğünlerden bişey anlamıyorum...baştan sona çingene havaları.. ortada bissürü adnan şenses oynuyor..
ama bi damat oyunları var, o çok hoş, göçmenlerinmiş, bir de ellerinde sigarayla erkeklerin oynadığı birşey var o da güzel*gerisi paso 'abe kaynana naaptıın bizeeeeeeee'**...
haaaaıı birini söylemeliki...

-antebde adam çokluğundan dava çıkarken,dışarda 52 oynayacak adam bulamamak ve 52'yi özlemek...

-antebde kahvaltıda bööön ne yimeli diye düşünürken,dışarda hergün 2 tene pogocaya talim etmek...

-antebde gazilerde gettiğin yerde tanıdık görüp öpüşmekten yüzün tahriş olurken,dışarda 10 tane gaziler kadar böyük caddelerde heç tanıdık görememek...

ve belki de en önemlisi, dışarda hep bi anteb ve hep antebin içindekileri aramak. bunları ararken de hep yalnız kalmak...

(bkz: çok yalnızım be sözlük)
gece halı saha maçına gidip ardından kebapa gitmeyi...
heykelin oradan başlayıp fidanlığa kadar yürümeyi...
dülük babaya gitmeyi...
eblehanda nohut dürümü yemeği...
sigortanın-bedestenin karşısındaki dolmuş durağını...
arkadaşlarla buluşmaya karar verme ile buluşma arasında geçen sürenin en fazla onbeş dakika olmasını...
polis okulunun yukarısındaki tepeden şehr-i ayıntabı izlemeyi...
ramazan ayında fırında tırnaklı sırası beklemeyi...
kebapdan önce bir kesik yemeği...
saymakla bitmez ki antepten uzakken özlenenler ...

düğünlerde antep çiftellisi çalınması...**
yaz mövsümünde dışarıdaki sofralarda eksikliğini hep hissettiğim harttt diye yarılan, hatırradak çıkan o muhteşem yarılış sesine meftun olduğum, dudaklarımın kenarını dadlı sert yakıp her seferinde beni gendine gendine çekip yahınlaşdıran ve bana antebi ve yaşamayı, hayattan lezzet almayı sevdiren, soframın baştacı gurban olduğum teze topak biber, antepden uzakken en çok amma en çok seni ve aşkım benim seni hatur hutur yimeyi ve surfamda görmeyi özlüyor ve arzuluyorum.
seni ne gader sevdiğimi en çok dışarıda, senden ayrılınca anlıyorum...

(bkz: (#49691)

(bkz: topag teze antep biberine methiye)
nohud dürümü
galyon gavşaa
world glab ps gafe
tahmis
almacı bazarının gendine has akdar gokusu
inönü caaddesinden, kırgayağa doğru daracık yollardan yürümek,
öretmen evinde sıcak bi mola vermek,
maarifi belediye pasajı gullanılarak geçilip, suburcunda bi dilim burmalı gadayıf yimek,
almacı bazarında baharat gokusundan bi hoş olmak,
bakırcılar çarşısında gezinirken yaşlı amminin çekiç seslerini duymak,
kaleye çıhıp aha benim evim şoralık diye evini göstermek,
şeyle bi mayıs aşamında, gavaklıkda, taze sarmısakla yapılmış kıyma kebabını yirken
2 dublede arahı atmak.
bedesten kokusu
kavaklık serinliği
kuruluk zamanı balkon manzaraları
kubban ekmek
pasaj içinin renkleri
sepetli motor sesi
beyranlı kahvaltı
sarı güllükte gazel tepelemek
ille katmer arkadaş,bi de akraba gezmeleri, öğlen onca şendiğe yaalı küfte yoorma,akşamları bütün akraba bi evde toplanıp lahlahı şahşahıyla oturma...
en çok özlediğim şey olmasa da dolmuşlardaki diyalogları çok özledim.
acı aeğam şundan bi kişi uzat.
gaptan müsağit bi yerde inecek var.
arkayı dörtlen.
bacım çocoğunu gucağına al.
ayahtakiler hele çökün aeğam irelide tırafik var.
yeşilsuya gader durmaz.
evet ücretleri göndermeyenler...*
izmir escort gaziantep escort kayseri escort maltepe escort denizli escort bursa escort gaziantep escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort marmaris escort beylikdüzü escort esenyurt escort beşiktaş escort bodrum escort sakarya escort