antepli olup üniversite öğrencisi olmak

ben antebime yakın okudum. aynı okulda neredeyse 40 tane antepliydik. antebe gelmek istediğimizde otobüs bileti aramazdık. dırekt otobüsü kapatırdık. dofnan giderdik memleketimize. millete gelen gutunun içinden makarna, yeşil mercimek, paket çorba çokarken bizimkilerden baklava, bastık, bahdeniz, biber salçası, gara simid, zeytin böreği ve içli köfte çıkardı. 2-3 antepli beraber otururken yanımıza gelen istanbullu bile olsa bir müddet sonra aam, yoorum demeye başlardı.
yurdun kapısından elimde koli ile girdimmi, herkes yanımda toplanırdı bir anda, çünkü bilirlerdiki antepten gelen koli hiç kimsenin kolisine benzemez, içinden lahmacun içli küfte, baklava, fıstık, turşu bilahere yemek çıkardı da tüm odaya 2-3 gün yeterdi. bir antepli gördün mü başlardın koyu muhabbete. kimse de anlamaz zaten bizi birbirimizden başka. güzel günlerdi vesselam.
valla antepli olupta üniversitede okumanın en zor yanı heralde her tatil zamanı her izi zamanı memlekete gideceğimiz zaman milletin sizden paklava istemesidir diebiliriz... ya baklava istenir yada fıstık hiç biri olmassa anamızın bize daha önceleri gönderdikleri dolmalardan gene istenirr... ama illaki istenir yanii :d gerci benim ev arkadasımın ve arkadas grubumun 4 5 ının tekirdağlı olması fıstığın boşa gitmesine neden olmuodu bisde onlardan tekirdağ rakısı istioduk o zmn ödeşmiş oluoduk..... :)
bendeki durum tam tersiydi ben ıstanbulda doğmuş bir antepli olarak sadece üniversiteyi antepte okudum.okul biteli 16 sene oldu ama aynı şarkıda dediği gibi "kalbim antepte kaldı" o kadar sevdimki şehrimi insanımı daha kendime gelemedim. halbuki benim zamanımda üniversite de yurtlar,bölümler prefabrik barakalardan oluşuyordu tıp fakültesi bile.ama olsun o kadar tatlı o kadar güzel günlerdiki onlar. antepte okumanın birçok avantajını görmüşüzdür mesela yurtta akşam yemeğinde içli köftenin en alası çıkardı, hadi beğenmedin yemeği diyelim çık dışarıda kebap dürümü al ye kimseye kısmet olmaz böylesi birde antebin yerlisi bir arkadaşın varsa seni eve yemeğe davet ettiyse oh ne ala
nereye giderseniz gidin, mutlaka bir antepli restoran bulursunuz, diğerlerinden çok şanslısınızdır çünkü her laf için "bizim orada buna şöyle derler" deme ihtimaliniz vardır. en önemlisi hangi şehrin kendi dil kullanımlarına adanmış bir sözlüğü vardır ki! (bkz: antepli olduguna sukretmek icin 99 neden) ama yemekleri çok özlersiniz, hem de çok...* hiçbir şey sizin damak tadınıza hitap edemez. kaçak çaya da özlem duyarsınız, acıya da.ayrıyeten insanlar antepte fıstığın ve fıstık ürünlerinin sudan ucuz olduğunu sanarlar ve hep bir beklenti içerisindedirler. yemeklerin tadını beğenirler ama çok yağlıııı çok acııı demeden duramazlar. kendi adıma pay biçecek olursam yolun uzuuun olması da kötü bir şey.her istediğinde gidip gelme gibi bir şey yok... ve kimse size antep insanlarının o yakıcı sıcaklığını veremiyor...
aşağıdaki başlıklara çokça entry girebilme imkan olmaktır. çünkü bol miktarda seyahat imkanı olmuştur eyle antepliler dışarılılar gibi memleketinden kopmazlar

(bkz: anteplinin sehirlerarasi otobusle yolculuk seruvenleri)
(bkz: anteplinin ucakla yolculuk seruvenleri)
üniversitedeki dışarlı arkadaşların tatil dönüşlerinde sadece bir valizle ya da çantayla dönme gibi bi lüksleri rahatlıkları varken(yeni kıyafetler,kişisel eşyalar) antepli öğrencinin en az 3 koca valizle hışı çıka çıka dönmesi ki bu valizlerin 2.5 kadarının yiyecek erzak dolu olması belki çeyrek kadarı iki asbab olur o kadar.yorgunluğu yanına kar kalan zavallı antepli öğrenci görev bilinciyle ve ayağının tozuyla açları doyurur bu durumdan oldukca haz alır çünkü dışarlı arkadaşlar antepten gelen bu yiyeceklere yumuldularında başka bi boyuta gecerler izlemek pek güzeldir
bir de şu vardır:
-aaa sen hiç antepliye benzemiyorsun.
-kaç tane antepli tanıyorsun ki?
-hiç tanımıyorum ama seni benzetemedim.
-ya sabır çekersiniz içinizden, ne bekliyodun yani nasıl bişey olmalıydı antepli. bu arada sen nerelisin?
-yozgat.
-!?!?!!??!??!? *
öğrenci evinde kalacaksanız hele bir de bayansanız antepliyim ama yemek yapmayı bilmiyorum deyin yoksa bütün sene boyunca yemek yapımları sizin üstünüze kalır...**
sadece öğrenci evi deel de sahre, piknik, gezi, davet, ev vs her yerde "antepliyim ama yemek yapmayı bilmiyorum" deyin, yoksa heç affetmez her yemeği "sen anteplisin" diyerek size yıkarlar *
örneğin; 30 kişiye 17 kilov kebap yapıydım da gene de baa mısın demiylerdi... *
gecenin 12'sinde apartmanda canı kebap isteyen antepli öğrencinin yaşanmış hakiyesidir *
öğrenci evinden ve yaşadığı tüm evlerden normalde mangalı eksik etmeyen halfe sahreye gederken arhadaşında bıraktığı mangalı bulamayınca afyonu patlamış olduğu için çözüm arar; gözüne meşhur "vita yağı" tenekesi çarpar. hemen pıçaa sarılır ve yanlarından keserek kısa kenarlı bir "u" şekli verir. mangal artık hazırdır. dolapta acil durumlar için bulundurduğu kebaplık etleri şişe saplar ve gece 12de komşuların öökelendiğini farketse de muazzam bir kebap bişirir. ev arkadaşı kokuya uyanır ve afiyetle yirler...
hayattaki en büyük mutluluğu yimek yimek olan antepli öğrencimiz yemeğin hemen ardından çayını da içmiştir. şimdi kuş gibi hafiflemiş ve yüzünde bir tebessümle yatağına girmiştir...
mutlu sonlara bayılıym ağam...
(bkz: anteplinin yemek için yaptıkları)
yağlı küfteyi yoğurup ta,açlıktan gebermiş dışarılılara dayayarak antep'in reklamını yapmak...havası da ayrı bir şey tabiy...

"yaaa kankito bizim mahmut bi köfte yapıyo var ya koparıyo bizi yaaa..." gibi...

anamın olaya bakışı ise:
"geeeet bok...evde salça gomadıız...acı yimesingler..."
hem dışarda olucun, hem de elin yabancılarıylan eve çıkıcın aboooo yeeen zordur. canın küfte ister eline alırsın leençeyi döner dersin arkadaşına :
- acı saa zahmet simiti verir misin ?
+ simit mi aldınız, nerde?
- evden getirdiydim yaa onu diyim
+ hıııı ince bulgur
(arka taraftaki eleman "kız ne simidi onun adı düğürçük)

gel de ökelenme

- anlamam ben düürçü müürçü verin simidi de başlıyım dee *
üniversiteye ilk başladıımız zemannardı.. 2 hafta olmeyk daa. bidene pideciye gitmişik. tabi herkeşler pide söyledi.. bende pidenin ekmee galın oluy neym diye "acı baa lahmacun" getir dedim.. herkeşin pidesi geldi benim lahmacun gelmedi.. bekleyk bekleyk gelmiy.. galabayık, 15-20 gişi.. millet beni mi bekleyci.. bağrındık çığrındık, bi baktıkki geliy.. geldi, geldi, önüme yuvallak bi tabakta yuvallak bişi gondu.. ben: b, garson: g, arkadaşım: a,

b: la bu neyyy..!!! *
g: lahmaacuun.. *
b: la bu nahıl lahmacun heerif..!! *
g: hanfendi bildiğiniz lahmacun işte *, *, *
b: la bennen gafa mı buluyn sen?!?!? *
g: hanfendi niye kafa buluym aman bulayım sizinle yaa *,
b: la yoorum.. heç lahmacun görmesek yuddurucn ha!! la bu neyy?!?! sovandan ekmee göremeym, onnarda tam alinin pabıcı gadar gadar, onu geç merceknen areycim bi dene gıyma denesi yok!! bu ney bu???
g: hanfendi lahmacun böyle olur * * *

nası bi bahış fırladıksam garsona, arkadaşım müdaale etme geree duydu

a: arkadaşım, o arkadaş lahmacunun memleketinden geliyo, tereciye tere satma bence, sen bunu al, pide getir bize
g: * öyle desenize hanfendi, ne bileyim ben.. * *
nerediyse bıktık bizim bu üniversite öğrencisi uşakların yemek içmek isteklerinden.
temam örğencilik zor zenaat ama
-gız ana sınavım var bağa peket gönder
-ana gene sınavlarım başlıyıcı, nedicim
-ana göynüm neler neler istemiykine

üniversitede uşağınmı var, mesarifinin yarısı, hatta evinden çoğu uşağa otobuslan, gargoynan peket daşımıya gediy valla.
sahı ohuyup da, gülmü gondurucular bağa..?
zordur. eleştiremezsin bi daafa... bikaç gün madem yekiniy ve garamaamed halfegilde galdıgdan sonra eve gettim:

-murat, deezem gaç gündür göremeyom seni, nerlerdesing?
--arkadaşlardaydım, ödevlerle filan uğraşıyoduk. siz nasılsınız?
-du bakem dolma bişirdiydim, seni bi tabak gatıverem du**
--ellerinize sağlık, hayatımda yediğim en güzel dolmalardan biriydi*

*aslında demek istediğim şuydu: "eleeze saalık... deeze gusura galma da hayatımda beylesil arbet bi dolma yimemeygdim, töbe yarrabi töbe. sen nası ettin bunu yav, pirinçli çorbayı direk balcanın içine mi depdin nişledin? pirinçler uluyg, dolmanın içi safi sulu salça. saten salçey moleküler düzeyde goymuşun, acı baharat goyeydın da yinilebilir hale geleydi namet. 30 senedir avratlıg etmişin, heç mi sen seni geliştirmedin deezeciim yav arhædaş!"

**eyi yav gene bu da şükür. beterin beteri var.
antepli öğrenci devamlı mobil haldedir. bir aklı bulunduğu ve yaşadığı kentte, bir aklı antehpte ve yemeklerdedir.
okur, ders çalışır, mettebe gider ama hep özlem çeker.
antebi ayağının altına serseniz özlem duyar.
buraya gelincede orayı arar, arkadaşlarını arar.
öğrencilik beylesil bişeydir.
** bu sene olmey yeen istedeem durum/başlıg/entry... ***
antep uşağı dışarı mektebe gidince,ders çalışamz işte..niye biliyin mi?paklavaynan yimek resimlerine bakar durur internetten
yog herif dışarıyı neynemeliymiş...aboow yog ağam/gızım otur evinde..ya halı dezgahının başına geç ya da ananlan kabil gez.
  • /
  • 2
denizli escort bursa escort izmir escort dudullu escort mersin escort mecidiyeköy escort gaziantep escort