antep nostaljileri

tugcan oteli iki katlı cok güzel bahceli bir evdi
kırkayak kahvesi , kırkayak parkı bitiminde başlardı inanılmaz nostaljik agaclar içerisinde bi kahveydi ( şimdi beton yuvası , celal dogan ın göz zevki ancak bu kadar olur )
madonun oldugu binanın ilk iki katı konservatuardı,son iki kattada insanlar yasardı
cevizlinin üstü bebek restoranttı ki antebin ilk lüks gazino havasındaydı aileler giderdi
kalyon insaat sehrin sonu gibiydi anadolu lisesine kadar bombostu
gaziler caddesi trafiğe acıktı
mütercim asım arnavut kaldırımı idi ( celal dogan taşından cok daha guzeldi )
tabakhane eski antebin görülebilecegi bir yerdi ( şimdi betonarme gecekondu ve ciğerci )
tek bir körüklü otobüs vardı sabahları anadolu lisesine 2 servis yapardı
tek klup nezih bir gazinoydu , orda dugun yapmak statü belirtisiydi
markete benzeyen tek bakkal oliydi : )
ucak biletini sadece arsan satardı
tabibler lokali vardı ( eskisi )
ilk hamburgerci kızılayın karsısına vefa burger ve boza dıye acılmıstı , işletme sahibinin ismide vefa idi
taamis kahvesini sadece bilenler bilirdi , şimdi nişantaşı kahvesini gecti masallah
daha populeri keyvanbey pasajının altında gülüm kahveydi ( antep lisesi anadolu lisesi kacakların hepsi burada bulusurdu )
sahil yolunda nedim video vardı , ilk video kaset kiralama
nil kahvesi vardı ki yazıklar olsun yıkıp dandık tek yıldızlı otele cevirdiler
kaleli otelin restorantı ( sef ismail ) en damak tadı mükemmel mekandı bi dönemler




=ben ortaokulda iken bir öğretmenimiz sınıfımızdan birkaç kızı orkide pastanesinin üst katında oturdukları için fırçalayıp tokat atmıştı pastaneye sadece pasta yada dondurma almak için gidilir girişte çarçabuk alışveriş yapılır çıkılırdı üst katta oturanlara iyi gözle bakılmazdı.
=dışarıda yemek yemek bizim için sadece zeytinli ılıcasına giderken seç tesislerinde mercimekli çorba içmekti yılda birdi ve çok lükstü
=ilk kez üniversitedeyken dışarda yemek yemeğe gittiğimde hemen içeceğime ilaç atıp beni kaçırırlar sanmıştım ödüm patlayarak ilk hamburgerimi yedim*
=lise sondayken belediye otobüsünda bir kadın evimizin yerini sormuştu annem hiç tanımadığımız bu kadına hemen tarif etmişti randevulaştık vede o kadın hiç tanımadığı bir eve düğürcü geldi
=annemlerin zamanında bu mahallede kız var mı diye kadınlar düğürcü gezermiş gösterilen evin kapısını çalarlarmış
=annem yeni gelinken evin kapısı on gün bir ay kadar falan kapanmazmış gelin tüm gün gelinlikle gezer gelen misafirlere ikramlar yapılır gelin evi gezdirilirmiş.geleni tanıyıp tanımamaları sorun değilmiş.
(bkz: düğürcü gezmek)
eskiden antepte fuar açılırdı ,fuar antep müzesinin karşı tarafına düşerdi hatta tam karşısında lunapark vardı ..80'li 90'lı yıllardaydı yanlış hatırlamıyorsam...havuzun ortasında konserler olurdu,o zamanın en ünlü şarkıcıları gelirdi ,standlar açılırdı,fuarda her türlü eşyayı bulmak mümkün olurdu.(hediyelik,giyim,gıda,oyuncak,temizlik vs.)fuara genellikle cumartesi akşamları bütün aile toplanıp öyle gidilirdi..erken saatlerde gidilip şarkıcıyı yakından görmek için en önden yer tutulurdu...konser saatine kadar fuar gezilir yemekler yenirdi,sonra konser dinlenilir ve gecenin sonuda lunaparka geçilirdi.çarpışan arabaya,imamın kayığına ,balerine ve dönme dolaba binerdi büyükler,bizim gibi küçüklerde atlı karınca ve küçük zincirle yetinirdi..lunaparkta büyük bir kamyonun içinde kutu kutu oyunu oynanırdı..yarışmayı yapan sunucu boş alana bir ütü,üstüne mini fırın,al üstüne birde tv,birde halı diyerek hediyeleri sıralar yarışmacı olan kişi ise kutusunda büyük ödülün olduğunu sanıp verilen hediyeleri almaz kutusuna gider ve tırnak makası ,maşa,masa örtüsü gibi uyduruk hediyelerle hüsrana uğrardı.lunaparkın içinde halka atma oyunu vardı birde , 3 halkayı aynı yere geçirenlere bi paket malbora sigara verilirdi,sloganıda 3 halka bi malboraydı yanılmıyorsam. hatta biz ailecek gecenin sonunda mutlaka yürüyerek yeşilsuyun ordaki cicim pastanesine giderdik dondurma ve yaş pasta yemeye.çok güzel günlerdi ,bizler büyüdük büyü bozuldu sanki keşke zamanı geriye alabilsek.
karate salonları:
antepde 80-90'lı yıllarda
her ortaokul lise öğrencisinin bi şekilde gittiği
devamını getiremediği salonlardır.
tam gazilerin sihcan çıkışında kobra tekvando salonu vardı,
doy doy dönerin yanından girilen şampiyon vücut geliştirme salonu vardı
vücut geliştirmeye gidenler bayram hocayı mutlaka tanır.
bide karasu var tabii karagözde oli marketin arka kapısının olduğu sokaktaydı
sonraları bu salon fuarın altına taşındı oktay hocada enson ordaydı.
şimdilerde fitnes centırlar açılık ama o eski havayı verirmi bilinmez.
yeraltındaki salonların o nem kokusunu verirmi bilinmez.
*
esgiden herkeşin pisgileti yoktu.( şimdi zibil kimi) okulların önünde bi de tren yolunun ordahı top sahasının oldoo yerde ( şimdi, saha da yog) parıynan piskilete binerik turu bilmem gaç kaada. bir çog uşag pisgilete binmeyi bunnarda örgendi.
şimdilerde alaybey camiinin olduğu yerde tam yolun ortasında duran saat eskiden cengiz topel ilkokulu'nun karşısındaki yol ayrımın ortasında (şehreküstü cd.) dururdu. niçin oradan söküp, alaybey'e taşıdılar, taşıdılarsa hala neden çalışmıyor bir türlü anlamadım. keşke eski yerindeyken çekilmiş bir fotografı olsa da birez nostalci yaşasak.
eskiden maarrif kavşağında keyvanbeyin binasının üstünde yüzlük ampullerden oluşan büyük bir kayan yazı panosu vardı. çocukluğumda çok dikkatimi çekerdi
antep nostaljileri

yaşı 25'in üzerinde olanların bir çoğunun antep üzerine diyeceği "eskiden" kelimesiyle başlayan bir cümlesi mutlaka vardır

*eskiden maarif kavşağının tam ortasında bir trafik polisi kabini vardı.. (çok mu eski oldu ne:)
* gayıklı motorlarla şehir içi taşımacılık yapılırdı..
irbaamlinin yarısı dedemingdi.ah dede ahhh yakyıng bizi... derler gördükçe yüksek binaları
--eskiden bir soda içmek için yazıcıkdan maarife kadar yürümek gerekirmiş.
--inönü zamanında şalvar giymek yasaklanmış
kolluk görevlileri şalvar giyenleri yakaladıkları zaman şalvarın ortadan sarkan kısmını keserlermiş. *
biraz enlice uzun bir tahtanın bir tarafına güzelce sabun sürer böylece sürtünme kuvvetini en aza indirdikten sonra sokağımızda yokuş aşağı kayardık.( 'qayperdik').

qaypme zamanı geldiğinde herkeşin bi takdası ve cöbünde sabunu olurdu.
*düzdepi ye hafdada bir gün naylon leennere yama yapan bi adam gelirdi.mangalın içinde top lasdiini eridir yıryılan leenneri evel diker sonada üsdüne mangalda eridip hamır gıvamına getirdii lasdiii yapışdırıdı
*bir de gene hafdada bir gün maalleye çerhcı gelirdi avratlar ellerinde pıçahlardan sıraya girellerdi pıçahlarını biletmek uçun.
*bıızzzzzt diye ses çıharan bmc austin marha çöp gamyonnarı vardı bunnarda hidrolik pres sisdemi falan olmadıından çöp gamyonu altı yeddi sohah beri geldimmi gohusundan evde durulmazdı
*kövün tek beton zemini olan ohulun bahçasında bilya arabası yapar sürerdik
*telden araba yapardıh
*yarım metre hortumu arıya bir dal guyup birleşdirir tengşek yapardıh sebahden aaşamaçah ondan eylenirdik.
*motorun arha lasdiinin içine girip kövün höyyünüden birbirimizi tuvarlar golumuzu bacaamızı gırardıh.,
*ohulda bütün simit almıya parası olmadıı uçun yarım simit alan talebeler vardı
*dükkannara damacanadan suy alma adedi olmadıından mütercim asımdahı havuzun yanındahı musluun başında elimizde mavı termuslardan sıra beklerdik
allebenin kırkayak tarafında incilipınar diye bi gaynak su vardı. azcık aşağıya döğru enilir, azını dereye dayayıp su içilirdi. buz gimiydi. da ben o tadı unutamım aam. allebenin karşısınada babamız getmememiz için uyarırdı, orda humarcılar var gereksiz adamlar var diye. çünkü allebenin karşısında yerleşik bir oturum alanı yokdu. buraya en yakın yer ipek yolunun karşısı karşıyakaydı.
eskiden lunaparka biz pek gedemezdik mahalleye dönme dolap arabası gelirdi ama öyle hergün deel.umutla beklerdik gelincede anam baga para vermezdi.uşaklar biner dönmeye başlarlardı.dönme dolabcı amceye çok gızardım boşluk olurdu ama oturtmazdı beni.
izmir escort gaziantep escort kayseri escort maltepe escort denizli escort bursa escort gaziantep escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort marmaris escort beylikdüzü escort esenyurt escort beşiktaş escort bodrum escort sakarya escort