yılık bırakmak

kapiyi veya pencereyi az birsey acmak, aralamak.
gapıyı çok yılık bırahırsanız duyan gelir, bi de buyarız!
pencere, kapı, tencere gibi açılabilen şeyleri hava gelsin veya çıksın diye hafif aralık bırakmak
(bkz: yilik)
istanbul ağzında itmek aralamak manasına gelen hanek.
nene : goca gene sobaya odun atmış oğlum ataş bastı kele acı şu pencereyi yılındır.
dede : yog oğlum yog demin elimiz ayağımız buydu diiiydingiz şimdi pencereyi yılıtıysıngız.
nene : kele acı hös hös . herşeye garışma sen .
dede : eyi ağam siz bilirsingiz bir daha ben garışmam ha sobaya.
nene : saa garış diyen var mı goca.
genelde kapı ve tağa için kullanılan, tam türkçe karşılığını henüz bulamadığım, kapıyı veya pencereyi az/yarım açık bırakmag.
ayrıca dışarılı bir rafıkıma layoorum acı navar tağa yilit, buydum dediğimde "bu hangi yabancı dil?" demesine neden olan kelimelerden biri.
yılık bıraktın dey şarhı ya da şiir yazılası bir başlık.
ekşili ufak sözlük sayesinde, sadece antebe özgü olan bir kelime oldugunu ögrenmiş bulunmaktayım...***
yılık sözlüğü bu hafif aralık manasıyla antebimize özgüdür ancak yine antebimize özgü ve yurdun diğer yelerinin bazılarında da kullanılan yılışık,cıvık yugha anlamıda vardır....ayrıca yılık korkmuş,bezmiş,gözü kırılmış,cesareti kaybolmuş anlamında da kullanılır.yani antebin joker kelimelerinden biridir

-beegh anam yeen de yılık bu avrat.bi herif görse aazına girici utanmasa burada yugha ,yenlicek, yılışık manasındadır

-maasim övey ana elinde işden yılık acı onu şeyle allah halı vakdı eyi,işi az bi yere gelin etse de maasim azıcık irahed edse..burada gözü kırılmak,bezmek,usanmış olmak anlamındadır

hatta ürkek atlar için "güççüggen yidee kötek yüzünden gözü yılık "derler.bu tür hayvanlar ürkek ve huysuzdur.aniden hiç sebep yokken basit bir harekete çok şiddetli tepki verirler
yılık gapı bırakmak diye bi taabirimiz var... mış yeri bırakmak kimi bi şey oda...