yabana

yaban güvercini, gri renkli normal güvercinlere biraz iri güvercin türünün anteplice adıdır
bilumum güvercinin antepteki ismi. sirf yabanisi degil, evcil olupta yabani gibi görünenlerede yabana denir.
aam gücüüğken balhonda yoldan geçenlerin suratına bılaşık köpööynen balon üfürüydüm. işte o an bu guş baa kelebek etkisi yaşatmıştır. yabananın, atatürk bulvarı'ndağ alatirik direkleri galdırılmadan önce trafonun bi denesinin içine girip *** gendi gafasını patlatmayı becerebilen guş olduğunu anladım o gün*. akabinde la noluy fılan deyken, babannem o saat yanıma gaçıp "harb oluy" dey beni hemen içeri almış ve yere yatırmıştır**.

alleben** çevresindeki semterde bolca yaşamaktadır. balkonlar yabana istilasındadır buralarda. balkon demirleri yabanaların tuvaleti*, balkon köşeleri de mezarlıklarıdır. alatiree çarpılmeyp hayatta galanları illa balkonların bi köşesinde ölmelidir bunnarın**.

güccüklöömden belli kafamı şu sorular gurdalamıştır: 70li senelerde yapılan apartmanların etrafında yaşıyan yabanalar böön gaçıncı nesil ola? orey nası yurt belleygler genler genlere ola?*
damların üstünde güvercin besleyip bunları satan insanlar vardı eskiden. yabanı pek para etmezdi. kara çahçilli, posta güvercini, siyah rostov, mantolu vs diye türleri olup değerleri eski para ile milyar ederdi.
çocuklumuzda süngerlen vurduumuz üç dene guş vardı. zevzir, serçe ve yabana. gumruya garışmazdık. garışılmazdı zatilem. yabanayı vurdumuzda hemen oracıkda bi ataş gayılıp takda şişde bişirirdik. yıllar sona istanbulda yenicaminin önügde galabalık hemide gaçmayan bi yabana sürüsü gördümde çok şaşırmışdım. dayım benden da çok şaşırmış olacakki 'a saa bi yabana' demişdi.
la loorum damların üsdünde, ellerinde ucuna çapıt baalı sırıgları saleyı salleyı hayvannarı çatladıcıya ader uçurullardı. gabirde ne çekeller olama beylesil adamlar.