siypmak

sıypdım deyn bi haneg daa vardır. çok deeşik anlamlar içerir, bu işten yırttım anlamı da çıhabilir.
eskiden makarnayı tarif etmek için kullanırlırdı:
ağam bu maqarna nası bi yiyecek elimizlen yiyk pırtliy qasıklan yiyk sıypıy vb...
antebe yeni atanan bir öğretmen ilk haftadan sonra öğrencilerle kaynaşmaya başlar...bir hafta sonu dönüşünde:

-evet çocuklar naptınız haftasonu bakim?...

ordan maamet galkar:
+bosnahersek parhına gettik hocam...oyuncahlarnan oynadık...en çoh ta gayptık...
-naptın?naptın?
+gayptik hocam...hani gaypancak varya,beyle gaypin...
-...............
+??????
neyseki ordan durumu izah etmek için memik kalkar...

-"hocam bu bilmiy sıypancaaa binik onu söyliy,hoca ne bilsin gaypencee"
kaypmak siypmak konusundaki sehir efsanesi sudur:
ımam huseyin denen zat (antebin meshur simalarindandir ama o linki bulamadim) ya milletvekili olmus ya da milletvekiliyle gorusmesi gerekiyormus, ankara'ya gitmis.
rivayet o ki, ankara'da yemekte spagetti cikmis
adamcagiz ugrasmis ugrasmis bir turlu bu acaip yiyecegi yiyememis. ve oracikta demis ki:
-yeerif, bu ne yavan is, kasiga aliym kaypiy, catala koyuym siypiy
antalyada aquapark'ta bir antepli gördüm..

bir taraftan kaydırakların başında duran görevli kızın tişörtünün içinden bikinisini seçmeye çalışırken diğer taraftan da

- yaw biz şimdik burdan şooo tekerlekler olmadan sıypamıycık mı?

diyerek bana memleket hasretimi unutturdu...
babaannem söylerdi hep: gızım parha götürümmü seni sıypancağa binen sallıngaca binen neen sıhıldım deysin gah götütüm seni
bide kışın don oldo vahit ayamızdan yeri sabun kimi yapar onun üstünde sıypardık
işte en sevdiğim antep kavramlarından biri. "dünya siypma şampiyonası" "dünya artistik patinaj şampiyonası"
-aha bu mamed var ya mamet
-heyir ola
-nasıl bu afat uşak yoorum
-heyir yav, ne oldu?
-ağam ele avuca sığmıy. yeen sıypak, yeen gıvrak ataş kimin bişey yahu...

(bkz: siypancaktan siypan sıpa)
(bkz: aqua sıypancak)
(bkz: sıypak)
yeri siypancaktan siymak höngülhöçde oynayak
yaw rafık dün benim göccük olan ille boba beni parha götür diye duddurdu nediym bende dayanamadım aldım gendini oyuncakistana götürdüm sallangaca bindi bende gendini salladım soona höngülü höce binicim dedi garşısına bidene oralıkdan bi uşaa bindirdik acıkda onunlan oyalandı osandı gözünü oradahı sıypanca dikdi sıypancakda hem yüüsek hem de döne döne iniy olum sen bu sıypancakdan düşen dediysemde diinemedi çıktı sıypmaya başladı amma soguna dooru dengesini gaybetti lööm deyn düşdü eli yüzü sıyrıklarnan doldumu aam tabii eve gidince anasından zılgıtı yedik.
tek daşşağın oğlu sıypancak mamet vardı bi zamanlar.