sakızını gözünün önüne yapıştırmak

yokluğundan huzursuz olunan ,endişe duyulan kişiyi yanından ayırmak istememek durumunda kullanılır.

-gız gısmısı ohuyup da noolucu, ben gönderemem eyle dışarı melmeketlere yoorum, sahızımı gözümüng önüne yapışdırmalıyım.
kıymetli ve özel bir şeyi gözünün önünden ayırmamak, iyi muhafaza etmek, kimseye emanet etmemek. proaktif eğilimi simgeleyen deyim. sakızın başkası tarafından çiğnenmesinin sağlıksızlığının bilinmediği ama kıymetli olduğu zamanlardan kalma... ya da biliniyordu ama sakıza tükürebilir birisi veya çöpe atabilir, bunu engellemek için de üretilmiş olabilir.

- sahızını gözünün önüne yapıştırıcın, nolur nolmaz.

(bkz: gülün siyeci gülden uzun olmalı)

özellikle gız gısmını analarımız evden cıkarken yanlarında götürme olayı , gız cıkmak istemese bile ana :yörüüü ben saghızımı gözümün önüne yapıştırmalıym .
antep dışında kullanınca yeen garip karşılanıy naader açıklasanda bi türlü anlamıylar. çünkü bu deyim de diğer bir çok antep deyimi kimi karşılığı türkçe de tam olarak olmayan deyimlerden (bkz: umsuruk olmak) , (bkz: gancoloz olmak) gibı
-yog anam ben çocuklarımı kimsenin evinde yatırmam uyusalarda alır eve eletirim sahızımı gözümün önüne yapıştırmalıyım neme gerek
"fakirin malı gözünün önünde olmalı" sözünün antepcesi galiba.
- ağızda taşınanı makbuldur
antebin terzisi bile innesini yanında daşır.
ne olur, ne olmaz.
burnun ucundahı şeyi görmek daha golaydır. o nedenle maamethalfenin dedee daa mantıklıdır ve yaygın gullanımda.

neme gereek sahızım bunnumun ucunda ossun anam şeklindedir.
sahızı şarpasının üstüne yapıştıran tam tepeye hemide bi nene görüktüm çıksorutta