ortut

ortut, genelde tiyeklerin budanması sonucu elde edilen çalı çırpı odundur.
yer yer "hortot" olarak telafuz edildiği de bilinmektedir (kaynak: nenem) :)
daha ziyade sökülmüş bağ kütüklerine verilen isim olarak biliyorum.
mangal gayerken babamın bana toplattığı çalı çırpı.
üzüm bağının budanmasından elde edilen ve yakacak olarak kullanılan, kolay alevlenen çubuklar
bıyyıkları yeen gür olana,ortut bağı kimi bıyyıı var yorum derler.

(bkz: ortut bağı kimi bıyyığı olmak)
konşu gonşunun bi bağ ortuduna möhdaç
komşu komşunun külüne muhtaç sözünün başka versiyonu.ortud en değersiz yakacaktır.fazla ısı değeri yokdur.ama gene de şire ve salça ,bekmez yapımında kullanılır.kül de netice de artık üründür.ama çamaşır yıkamak için küllü su yapımında,bulaşık için ovma tozu gibi ya da ateş üstüne tencere koymadan evvel is olmasın diye macun kıvamına getirilip tencerenin altı sıvanması amacıyla da kullanım alanları vardı.bu söz de komşu komşunun bazan en değersiz şeyine bile muhdaç olur anlamındaysa da esasında"sana en yakın,ihtiyaç duyduğun en basit işlerde bile imdadına en çabuk yetişecek kişi gene komşundur."diyerek komşuluk ilişkilerinin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapar.