havuzlu bakkal

zamanında kavaklıkta, kavaklık cami'den altınçim'e doğru giderken* az ötede cadde üstünde, önünde güccüycük bir havuzu, havuzun içinde de bir fıskiyesi olan ve şarıl şarıl sularının aktığı gene aynı güccüycüglükte bir bakkal..
gazi mustafa kemal ilk okulunda okurken kırtasiye alışverişimizi burdan yapardık. hatırladığım kadarıyla havuzlu kırtasiye derdik. bakkalığı öncemi sonramı bilemedim şimdi.
pazar günleri gavaklığa giderdik dayım gapalı olurdu bende adam bırahık gedik belledim meğersem pazar günleri açmazmış adam

(bkz: tok satıcı)
hakkımda ne düşünürsen allah sana on mislini versin*...
harcligimiznan az leblebi esgisini yimedik..naneli, pul biberli olani da vardi..ama ben gane de boz esgiyi severdim..simdi dusunuyorum da acaba icine esrar mesrar da garistirirlarmiydi ola!?..muptelasi olurduk yoorum!..
son işletmecisi; öörtmenlik hayatı boyunca hep elkohul birinci sınıfı ohuddoo rivayet edilen mıısdava hocaydı...