gaziantep sanayisinde kurumsallasamama

gunun birinde antep sanayisinin tikanip kalmasina sebep olacaktir muhtemelen. iyi yonetilenler kalir, yonetilemeyenler gider. doga kanununu, guclunun gucsuze ustunlugu.
konunun gözüme çarpmasıyla yüksek lisans semineri için üzerinde çalışmaya karar verdiğim,

"aile şirketlerinde kurumsallaşma problemleri ve bir çözüm önerisi olarak aile anayasası" başlıklı, jürisi 1.5 saat sürmüş, savunmaya girmiş ama yayınlanmamış çalışmayı ortaya koyduğum,

"ben beyle bir tez çalışıym acı" diye düşünürken danışmanım tarafından bambaşka bir konunun önerilmesiyle (!)* hüsrana uğradığım günleri anımsatan sorunsal...
bu olayın iki yönü vardır maalesef. olayı sanayiciye yükleyip işin içinden çıkmamak lazım.

fizibilite, ar-ge gibi terimlerden haberi olmayan ve olmamasındada bir sakınca görmeyen sanayicimizin asla kazanamayacağı bir olgudur kurumsallaşma. zaten yöneticilerin çoğu işletme hakkında hiç bir nane bilmeyen damatlarıdır. (ha içlerinde işini layıkıyla yapanlar olabilir sözümüz onlara değil zaten) maalesef bu sanayicimizde çok fazla kendisini geliştiremeden sıradan bir firma olup çıkar. saman alevi gibi parlar, parladığı gibide kalır. kusura bakmayın ama kendisinede haktır. yeni yetme endüstiri, tekstil mezunlarını sırf bu işin okulunu okumuş olduğundan kişisel egosunu tatmin etmek için (kendi ilkokul terktir ya) fabrikasındaki köpekten farklı tutmaz. kendisine fikir sorulmaz fikrini beyan etmek istediğindede aşağılanır, kötülenir, dalga alınır, zaten bir noktada sonra kendiside kayışı kırdığından onlardan bir farkı kalmaz.

birde işçi tarafı var. işçininde kurumsallaşmadan tek anladığı şey "ay bundan sonra akşam 5 te çıkacağız" "ne güzel c.ertesi iş yok artık" olduğu için bu şehrin nimetlerini bir türlü pozitif enerjiye çevirememektedir.

garip. şimdi bakıyorumda kurumsal firmaları düşündüm. hayat çok garip lütfen. bazende samimiyet lazım tabi.

şahsım olarak şölen çikolataya iş başvurusunda bulundum. iş görüşmesinede gittim.

bana neden şölende çalışmak istediğimi sordu.

tek cevap verdim. "c.ertesi oynanan gaziantepspor maçlarına ve rahat deplasman yapmak için" dedim.

bana iş yetişmedi sana c.ertesi gelmeni söyledim . gelmezmisin.

o dakika bittim bende.

bu bizim işimiz yoldan geçen adamı çağıracak halimiz yok ya?

işe alınmadım tabikide. belkide doğru söylediğim için.
hayatta en kolay şey mevcut olan bir sistemi eleştirmek,zor olan ise yeni sistem kurmak

benim bu konuda naçizane fikrim kurumsallaşmaması yönündedir,gerekte yokturdur zaten
profosyönel bir sistemde kapitalizmin etkileri biriyler arasındaki bağı zayıflatıp mekanik bir sisteme cevirdiği için ben karşıyım

bizim sanayimiz amatör olsung,eş dost ahbap çavuş ilişkisiyle çalışsın ki işe alınanacak personelde tek gerek ve yeter şart antepli olması olsung,diğer türlü dışarılılar daha ucuz işçilikle çalıştığından tercih hakkı onlara doğru kayıyor,buda benim en nefret eddiğim durumdur,antepli adam işsizken dışarıdan gelenlerin benim memleketimde çalışıyor olması beni deli ediy,herkeş gedsing gendi memleketinde çalışsın ağam *

(bkz: antep şovenizmi)

kurumsallaşsak da mı batsak, kurumsallaşmasak da mı batsak?
kurumsallaşmak kurum kurum kurulmaknan naadder alakalıdır?
kurumsallaşmak organize sanayi de olmak demek deeldir.
benzer şekilde organize sanayi bölgesinde olmak da pek çok şeyden yırtıcın, üç guruş daa cöpde galıcı dimek deeldir..
kurumsallaşmak aseste işin ehline verilmesi hususunda eyidir eyi.
bi de tabiki, kurumsallaşmış büyük firma kavramı ile esnaf ve anadoludaki ahilik teşkilatlanmalarını bir tutmamak lazım..
ahiliğin yeni versiyonu bilmemne siad'lar oldu bi yerde..

kurumsallaşmayan her firma küreselleşen ekonomi ve dünya düzeninde (istesek de istemesek de) kayıptadır.. öyle veya böyle..
-ne iş yapiyng?
+uzay makinası operatörüyüm efendim,ufo uçurma belgem var.nasa havacılık enstitüsü mezunuyum.ayrıca havada durabiliyorum şahitlerim var.tek seferde 10 tane balon şişirebilirim,öyle ki sağlam bir bünyem var.
-hee...bizeee,buuu şey lazım...oturacæg burda müşteriynen ilgilenecek yanı,iletişimi guvvetli olacæg."
+kendime güveniyorum,daha evel halkla ilişkiler departmanında çalışmıştım"
-sigara içiyming?
+malesef efendim...
-marhası ney?
+elano blumer...küba'dan özel geliyor,yaprak tütün,kutusu 400 dolar efendim.
-olmadı bu iş.yanııı,şimdiii işsiz adam...baba baa cuvara parası ver mi deyng yanı?cık...
+ilk fırsatta bırakmayı düşünüyorum zaten.bu altın değerindeki öğütünüz sigarayı bir kere sorgulamama sebep olacak.
-ilk 3 ay sigorta yok,yemek yirsin bes burda.550 kaat maaş.
+hayalimdeki iş bu olsa gerek.sizin gibi sanayiciler iyi ki varlar...hemen başlıyorum.
-biz seni ararık hele...
-sen gene işe bak tabiy bu arada...
gülsan'ın bu konuda gaziantep'de en başarılı firmalardan biri olduğu rahatlıkla söylenebilir, kurumsallaşma belli bir yerden zorunlu olacaktır belli bir yerden kasıt sadece büyüme değil nesil devrinden sonra, ister istemez bu işi yapmayacak kişiler veya altından kalkamayacak kişiler olacaktır o zaman kurumsallaşma olacaktır.

ayrıca büyüme de belli bir yerden sonra bu kurumsallaşmayı getirecektir, sebebi ise artık her önüne gelen sanayicinin para var diye başka sektörlere girmesidir. bu durum kurumsallaşmayı daha da artıracaktır.
askerden yeni geldim şöyle bir araştırayım dedim. arvat pazarın bir trikotajcının yanına gittim. başladık muhabbete adam bana en sonunda güçlü ve zayıf yönlerimi sordu. güldüm ve soruyu cevapladım... beni merak ettiren adamın o soruyu sorması değilde verdiğim cevapları neye göre analiz edeceği. hani firmayıda küçük görmek istemiyorum ama neyin peşindesiniz açıkca merak ediyorum gurumsal gaziantep firmaları.
tek adamlığa son verip, işleri ortak ahılnan yörütmeleri gerekiy. ne demiş atalarımız, ahıl ahıldan üsdün.