gaziantep ozel halk otobusu soforlerinin mutasyon gecirip ahlaksiz olmasi

bu dahil, bütün genellemelerin yanlış olduğunu öngörüp, yazıma " bütün şoförler için geçerli değildir " demekte fayda görerek başlamak istiyorum.. buna özelleştirilen toplu taşımacılık hizmetinin rezalete dönüşmesinin, sevgili şoför arkadaşlarımıza ufak bir yansıması da diyebilir miyiz? bence neden olmasın..

derdimi maddeler halinde sıralayarak anlatmak istiyorum;

* artık yaşlı insanlara tahammül, sevgi ve saygı denen hoş davranışlardan oldukça yoksun olmaları..
* kafasının üzerinde kocaman " burada sigara içilmez " yazısı olduğu halde, utanmadan sigarasını yakıp, " acaba rahatsız olan olur mu? " gibi centilmence bir düşünceyi aklının ucundan bile geçirmeden fosur fosur içmeleri..
* yaş farkı gözetmeksizin her yolcuyu babasının oğluymuşçasına aşağılayabilme yetisine sahip olmaları..
* hemen hemen her iki durakta bir, bir tanıdığını görüp uzun uzun muhabbet etmeleri, daha sonra da " dakikam geçiyor " bahanesi ile trafikte adeta terör estirmeleri..
* cep telefonuyla konuşup yolcuların ve tabiki kendinin* can güvenliğini birhayli tehlikeye atmaları..
* sizi, para üstünü alacağım diye yarım saat bekletip ağaç etmesi ve varacağınız yere otobüste boş koltuklar olduğu halde yolculuğunuzun büyük bir kısmını ayakta geçirmenizi sağlamaları..

tekrar belirtmekte fayda var, yazdıklarımı bütün şoför arkadaşlara mal etmek istemiyorum. zaten vazifesini gereğince yerine getirenler üzerine alınmayacaklardır. ama lütfen siz de bu yazımı okuduktan sonra çevrenize şöyle dikkatlice bir bakınız, belki bana hak vereceksinizdir.

umarım yazdıklarım birileri tarafından okunup ve değerledirilip belli bir neticeye varma yolunda bir ön ayak teşkil ederler..
teşekkürler..
aynı şey bazı dolmuş şoförleri içinde geçerlidir. ayrıca otobüslerde ve dolmuşlarda yer kalmayacak şekilde doldurmalarıda ayrı bir durum. kapı zor kapanıyor hatta abartıp açık gitmeye çalışan bile oluyor.

ayrıca halk otobüsçülerinin * yine bazılarının elektronik bilet sistemine geçtikten sonra daha da sinirlerinin bozulduğu kanısındayım. neticede herşey kayıt altına alınmış oluyor bu durumda...
geçen gün eve gelirken balıklı durağında:

-hadi gari,de gari,lan arhadaş vahtımız geçiy,nanca kör topal varsa bizi buluy,hadi gari (yaşlı kadına)

o anda bunların kontrolörü geldi kapıdan seslendi bişeyler söyledi;

şoförümüz amirini görünce birden değişti:

teyzeciğim lütfen biraz çabuk olur musun? gülemisin ağlayamısın?...
la yoorum, düzdepe-tuğay dolmuşlarında bi dene huysuz şöför var,tencere dibi kimi gara,eyle huysuz ki,evvelsi gün mal saabı onu işten cıharık..adaam, aha beyle herkese sohranıy,aaz eğiy,para veriyn,bu sahte diy...ne biliym æğam allah ıslah eyliye gendini acı
bir de iyi yanından bakalım: eğer ayakta yolculuk ediyorsanız bu ahlaksız şöforlerin öndeki aynı yöne giden dolmuşu ya da minibüsü geçmek için trafikte yaptıkları her türlü cambazlıkların sonucu olarak diz ve bilek antremanları yapabilirsiniz.. dizinizin ya da bileğinizin ağır bir fren sonucunda kaç tona kadar dayanabildiğini görmeniz için güzel bir fırsat sunuyor size ahlaksız şöförler..
telefon hiç kulaklarından düşmez. hem arabayı sürüp, hem para toplayıp, üstünü göndermeyi ve aynı sırada telefonla konuşma olayını nasıl yapıyorlar aklım almıyor. insan taşıyorsun ipna, dikkat et.
geçen gün bi dolmuşa bindim içinde garı gız falanda vardı çimento gavşanda önüne çıkan arabanın şöförüne lan eşşolueşşek diyecek adileşti.
bu soğuklarda mazotu çok yiy deyn klimaları açmeyip milletin gıçını donduran halk otobüsü şoförleridir...
- durağında niye durmiyn la, diye isyan eden yolcuya
- la cahannam ol in otobüsümden 2 adım yeri, diyebilen şoforlerimiz.
yine bu aynı otobüs şoförleri, her durakta park eder (durmaz! resmen park eder) otobüsü, yolcu bekler aaşamaça. siz de insan belleyip medeni bi şekilde buna ne zaman hareket edeceeni sorarsıız. ama bilmiyn ki o, adamı bırak, insan deel. herif birden gızıllanır, höykelenir, bi secaat, bi secaat görücööz. daa bi de dönüp utanmadan kendi malından govuymuşcasına,"beğenmeysen in taksiye bin. özel taksin deel bu senin" gibi "gel de gafamı gözümü yar, beni gomalık et, başına iş aç" dercesine cümleler gullanır. bunnarı allah yaraddı demeycin esas da, o da bize yahışmaz...*
ağşam saat 6-7 civarı hat düztepe-garşıyaha 2 şoforün hakiyesi

- oolum yavşaklık etme niye müşterimi çalıyn
- la hös bok herif, yeri get
- bohogluboh son durakta (reyal'da) bekliymm gel olmm seni kötek delisi etmezsem o.çocuguyum

(akşam iş çıkışı,ev dönüşü saati oldugu için oldukça kalabalıktı ve otobüste de bayan sayısı fazlaydı)**
bunlar adamı gırtlağına kadar borca sokturup krediyle araba aldırırlar...
o derece kaliteleri düştü...
aile binmeye çekiniyor...
arabayı zırha zırh doldurup araya birde kapkapçı bindirip cepcinin cep telefonumu çekmeye çalışırken yakaladım,ben adamı haklarken şöför hiç bişey olmamış gibi seyrediyordu ve koltuğunun yanında haydar diye tabir ettiğimiz hak yimez sopası durduğu halde...
dedim acaba ortaklıkları var mı?
ve trafikte iki tür arabanın arkasından yanından sağından solundan gitmem araya bi araç alırım,bi toplu taşıma aracının bi de reno torosun...
belediyede kendi havasında ortalık boş...
ve hatta kamu malı otobüs şöförlerine bir paket sigara arpalık diye tabir ettiğimiz şekilde rüşvet vererek "şöförün ayağını gazdan çekmesi" sağlanmaktadır...
sitemdir,isyandır çünkü düzeltmeye niyetleri yok!!!
her yer hafif raylı sistem olsung o dæ eyi.kimseynen mahatab olmiyn.istanbul'da dolmuşlar galhıcıymış keşke antep'de de galksa
izmir'de kaldirdilar da adamlar belediye başkanını vurup öldürdüler. istanbuldan imkanı yok kalkmaz...
yol yakınken, yılanın başı küçükken ezin. bizim icin hiç umut yok artik.