gazi orta okulu

"hani erken inerdi karanlık
hani yağmur yağardı inceden
hani okuldan, işten dönerken
ışıklar yanardı evlerde
hani ay herkese gülümserken,
mevsimler kimseyi dinlemezken
hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken

hani herkes arkadaş
hani oyunlar sürerken
hani çerçeveler boş
hani körkütük sarhoş gençliğimizden
hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
eskidendi, çok eskiden...

şimdi ay usul, yıldızlar eski
hatıralar gökyüzü gibi
gitmiyor üstümüzden
geçen geçti
geçen geçti
hadi geceyi söndür kalbim
gençlik de geceler gibi eskidendi
şimdi uykusuzluk vakti..."


duvarlarını konuştursak, buna benzer şeyler duyarız eminim...



sıtkı bekir gürer vardı (türkçe örgetmeni) sumsuunan omzumuza goduu kimi omzumuzu şişirir iki gün gendimize gelemezdik...gençken güreş yapmış herif bizim üzerimizde denerdi gücünü...bi de kazım adlı bi müdür yardımcısı vardı...o da taktik konusunda epey tecrübeliydi...sopayla döverse bacakların yanına vurur bohumuzu burnumuzdan getirirdi...yoh sopaynan dövmeycise o da sumsuunan omzumuza gor haşadımızı çıkarırdı...bi de hasan adlı,beyaz saçlı,ufak tefek bi herif vardı hoca deyin goymuşlardı orıya...kitaptan ohutur ohutur * tarih dersi işlerdi güya...müfettiş gelinçi dirilir ders işlerdi...burnunun bohunu çıkarır onnan oynardı eylece...la şimdiki halime bakiym da o zaman el gaden çocukmuşum nasıl gıymış bu herifler bize?...
hoca olarak sadece bir isim söyliycem ve başka söze gerek kalmayacak, okulun tüm tarihini anlatacak bi isim.
bilenler bilir, isminin üstüne yorum yapmak kifayetsiz kalır. söyleyip susmak en iyisi :)

şevket karataş diyorum, başka da bişey demiyorum. :))
gazi orta okulu umudumun sesi
gazi orta okulu başarının simgesi
atamın verdiği gazi adınla
pırıltılı gözlü çocuklarınla
bugün, dünden de coşkulu çabalarınla
yetiştir yavrularını güvenli yarınlara

gibi bir marşa sahip olan okul.
- ismiyle efsane olmuş bir de müdürü vardı. meşhur " tavuk nuri" nuri öztin.
bizim zamanımızda müdür "mikail yarar"dı . cezalandırma şekli ilginçti. iki kulak parmakların arasına alınır ve iyice öfelenirdi. olay bittikten sonra kulağın üzerine çaydanlık koysan kaynardı wallaa. biz de büyüdük, eğitimci olduk, çocukların gözlerine bakınca "haşarı" da olsalar "yaramaz" da, "sevgi" gördük "masumiyet" gördük. nasıl bir vicdan ve dünya görüşü vardı ki öylesine pervasız cezalar veriyordu, ne yapmıştık acaba? yaptıklarını "yüce yaradana" havale ediyorum. mehmet kın hocama selamlar, onun genç kuşağa olan güveni ve özgüven veren sözlerini yaşamım boyunca unutmayacağım.
saliha özçelik-fen bilgisi
remzi kansu-coğrafya hocası
fevzi çakmakkurşun-müdür yardımcısı
mehmet dumrul-okul müdürü
nazım bey ve yonca hoca -edebiyatçı
ersin hoca-beden eğitimi
nesrin hoca-ingilizceci
ali hoca-resim-iş
ihsan hoca-dinbilgisi ve yanlış hatırlmıyorsam şevket karataş-matematik öğretmeniydi. bizim dönemin öğretmenlerinden bazıları.
benim ve beş kardeşimin okulu, benden 15 yaş büyük dayımın dersine giren fevzi çakmak kurşun'un benim de dersime girdiği okul, dr cemil karslıgil ilköğretim okulunun yanında, 19 mayıs lisesinin çaprazında şimdiki müdür ökkeş çiftçi