bilye arabası

gövdesi tahtadan ,ön dingili (aks) hareketli, arka dingili sabit, dört adet bilyenin(eski çıkma rulman) teker olarak kullanıldığı ve kişinin istediği gibi süsleyerek donattığı muhteşem arabalar.kişi arabaya yön vermek için hareketli dingile ayağını koyar ve yokuşun eğimi kullanılarak hareket sağlanır.
özellikle pazar günleri galaaltı yokuşunda herkesin arabalarını getirerek pazar yerinden (şimdi yıkıldı) başlayarak yapılan yarışların hala tadı damağımda
güççükken benimde vardı mahellede her süsüşümde gomşunun avratları la oglum allah rızası uçun başga yere get herif işden geldi yatıcı der beni dehlizden govalardı..
ondeki bilyeyi daha böyüğünden takarlardı bi çıkıntıya denk gelipte takla atmayasıng diye. bi sokakta yol yeni asfaltlandığında o gaymak kimi asfaltta test yapılırdı, yarış yapılırdı. hatta bu bilye arabasını abartıp tamates sandıklarıyla üstünü kapatıp güccük araba kimi yapardı maalle uşaa. bilye arabasını şimdi yapan var mı ola?
hareketli ön tekerleri döndürmek için ayaklar yada ikisine birden bağlanan ip sayesinde sağa sola manevra yapılabilirdi. pek bir dayanaksız olan bu arabalardaki yarışlar formaula yarışları kadar seyirci toplayabilirdi.
ben angarada talebeyken orada "tonet" diyorlardı ve antepli çocukların tersine oradaki çocuklar pazardan eşya taşıyarak para kazanmak amacıyla bu arabaları imal etmişlerdi.
buz satannar, buzdolabı yoghan buzhanadan aldıkları buz galiplerini kepee beleller, onnarı da telisin içine dıhışdırır bilyalı arabaynan daşıllardı.
evimizin önü parke daştı. o yüzden fazla kullanamazdık fakat kurtuluş ilkokulundan aşşa keban sinemasına dorgu yeni asfalt döşenmişti. yağ gibi gederdi erzıkırık. ayanla kumanda ederdin, çok sağlam yapılmamışsa ön tekeri birbirine bağlayan takda kopar, sende tepe taklak gederdin. heçmi bişey olmazdı, olmazdı aam. kafanı yarardın, annenden saklamak zorunda kalırdın. ey nası saklıycın, mecbursun eve getmeye, bi de ondan kötek yirisin. yeri bakıım.