antep trafiği

antep trafiği

*son günlerde cinnet getirmeye sebep olmaya başlayacağını düşündüğüm, keşmekeş hale gelen melmeketimdeki "yaya, araç ve hayvanların karayolu üzerindeki hal ve hareketleri"

bu arada unutmadan, sağdan akar..
30 sene sonrasini dü$ünmek bile istemedigimiz hadise.yapilan onca alt-üst gecite ragmen.
la yorum, iki sene evvelece, maarif gavşaanda bi dene polis dururdu.herif deri pantolu geyer,güneş gözlöönü dahar, artist gibi trafik idare ederdi. allah selamet vere, köprülü gavşakdan sonra, herifceez gayboldu.
alt ve üst geçitlerin kurbanı haline getirilmiş büyükşehir(!) trafiği.
ramazan ayında felç olan trafiktir. millet zaten oruçludur. çatacak yer arıyordur. mübarek ramazan ayında trafik de bir sürü olay olur. maarif kavşağından hiç bahsetmiyorum. eğer orada işiniz varsa iftar vaktinden en az 2 saat önce halledip olay yerinden uzaklaşmanız tavsiye olunur.
antebin ana caddelerinin taa 1800lerde amerikalılar tarafından planlandıını duymuştum. ama antebin bu kadar büyüyeceeni kim tahmin edebilirdi ki? ayrıca kaldırımların bu kadar büyük tutulduğu başka bi memleket yok galiba* ama işte yollar küçük kalıyo o zaman.

(bkz: antep trafiginde cok bulunan plakalar)
bu dolmuşların hız limiti yok mu yav? depemize çıhıcılar neredeyse..
onu bunu bilmem bu trafiğin bu gader garmahor olmasının müsebbibi dolmuşlardır,otobüslerdır...
sorunlar;
şöförlerin iki şeritli yolda aracı ortalayarak sürmesi
çok benzin yakmasın diye aheste aheste sürülen arablar
acı arvatların yeen yavaş gitmeleri
her an bir el arabasından ucuza zebze arayan gözler,
yolda ki arsalardan geçeken tama yoğrum buralıklar dedemiyn di diye hayıflanmalar

-trafikde beddaa etmeyi bilmezim,beddaa belledim..
-cin küfür olma ney bilmezdim,cin küfür olmeyi belledim..
-sarı yanar yanmaz düüttt demeyi bilmezdim,düüütt demeyi belledim..
-garaj önüne park edenler için 155 i arameyi belledim..
-ayağım frende zatende,aklımında her dakka frende olması gerektiğini belledim..

dahaa neler bellerim olama..
arkasındaki trafiğe aldırmadan sahilde dalga dutar gibi gezenler
sarı yanınca gornaya basanlar,debreje basıp yeşil yandığı halde vitesi aramaya başlayanlar
caddenin ortasında pat diye durup yoldan geçen tandığına laf yetiştirme derdine girenler
trafiğin en yoğun olduğu yerde park edip hemen geliyorum diye yandaki dükkana girenler
araba sürmesini anacaddede öğrenmeye çalışanlar
arabanın camlarını en garanlık filmle gaplatıp mafya izlenimi yaratmaya çalışanlar
boş yolda müşteri artsın diye çok yavaş ilerleyen,en kalabalık noktada ise vaktim geçiyor diye tam gaz artislik edip hız yapan dolmuşçular
milletin önüne kıran yola giremeyincede arabana çarpan ,nasılsa benimkinın kaportası büyük bana bişey olmaz ayrıca sigortaya beleş yaptırım diye arabanın değerini düşüren dolmuşcular

henüz benim hiç çıkmadığımdır. *
ehliyeti parayla satıyorlar resmen, eğitim ve bilinçlendirme adına hiç birşey yok kurslarda. bunun sonucunda sol şeritten " yavas gette para yidemiz belli olsun" havasında gidenlerle, yol istemeden sağından geçen, sinyal kullanmayan ve selektörden anlamayan eşşeklerle doludur yollarımız. ama yine de şükretmek gerek. çünkü adana, mersin, şanlıurfa ve diyarbakır gibi yakın illerde araç kullandığınızda anlarsınız ki bu şehirlere göre daha iyiyizdir trafik kurallarına uyma ve bilinçlilik konusunda.
trafik mi? trafik demek için haraket halinde bişeyler olmalı. maşallah "elif'in kağnısı" bile bundan hızlıydı heral.
insanın haline şükretmesini bilmesidir. çünkü bi de istanbul versiyonu vardır ki... yırakk olaa...
her ne kadar istanbul gibi olmasa da adana versiyonuda insana halına göre halıma şükür dedirtmelidir.
saat 15:30 ile 16:30 arasında 25 aralık devlet hastanesi tarafından * gazimuhtarpaşa bulvarına doğru gelen değirmiçem kavşağına girilmemesi tavsiye olunur. çünkü araçlara verilen yeşil ışık süresinin azlığı nedeni ile uzun araç kuyrukları oluşmakta, hele bu sıcak yaz günlerinde insanın öykesi dayriy yorum. bu kavşağı belediyeye şikayet etmeme rağmen aldığım cevap: akşam üstü şehre gidiş yönünün yeşil süresi az olur.
3ncü şeritten gelip u çekmeye çalışan, 120 km hızla zigzag yaparak daracık antep sokaklarında ilerlemeye çalışan, tek şerite düşen ve tıkanan yolda önünde onlarca araba olmasına rağmen selektör yaparak ve korna çalarak trafiğin açılacağını düşünen, baba parasıyla alınan lüks arabaları kullanan ve altındaki arabanın kıymetini bilememiş ehliyeti bakkaldan aldığını düşündüğüm trafik kurallarını bilmez 18 - 19 yaşındaki soförleri görünce ileride ne halt edicik deyn düşünmeme sebep olan şey...
  • /
  • 3