soor

söör=sahur
bir yaşam biçimi
bitmek tükenmez hakiyeler...
sahur. arada sırada antebin uşakları sööre köşke gider 1 kesik atar dönerler..
gecenin bi yarısı kalkılıp ciğerciye gitmek
-orucu kekiysiiz amma söörü gaçırmeysiiz?
-e nene zati dutmeyk sööre de kakmayak da iyice gavur mu olak *
-hööös gereksiz nalet bog.
gecenin köründe tatlı uykuyu bölüp gedip ciğer kavurması yime manasına gelir benim için :)
böyüklerin* dedeene göre ezen ohunduktan sonra bi simit aşı bişirip yiyeceg gader zaman varmış niyet etmiye**.
aslında sahur anlamına geldiği söylenir. fakat antep'te sahur, diğer illerin iftarından zengin olduğu için kendi içinde açıklanması mümkün olamayacak anlamlar barındırır. sahurumuz böyleyken iftarımızı da bi düşünün...
soorde acık olan ekmekciden sıcacık küncülü ekmek almaktır anlamı benim için. ha bir de sucuklu yımırta ile yiyince iftara gadar dilin damagına yapısık gezilir
eskiden söhürde komşulara misafirliğe gidilirdi.evde ne varsa çocukların ellerine verilir komşuya gidilir hep beraber güle oynaya yemekler yenir sonrada herkes evine giderdi.ne güzel ve ne kadar dostca günlerdi
söör'ün en eyi yemeği, mideyi yormayan, acıktırmayan az salçalı beyazımsı anteb'e has simid aşıdır.
olsa da ev ekmeğiynen yesek...
bi söör'e daha eriştik. bu aaşam ilkine kahıcık işallah...

(bkz: soor oldu kahın haa)