selaaamialeykim

antepliler birbirleriyle karşılaştıklarında olduğu gibi ayrılırken de bu selamlamayı yaparlar.
"alikim selam" denir cevaben
ayrıca bu selam verildikten hemen sonra cemaatteki herkes yeni gelen kişiye tek tek bıkmadan mahraba usta der.
mahrebeleşme işi önemlidir tabi. fakat mahrebelenilen kişi yaklaşık 10-15 kişiyle mahrebeleştikten sonra sıkılır ve cemaate rahmet deyip durumu herhangi bir olumsuz eleştiriye mahal vermeden sonlandırabilir...
genellikle çok özlenen bir arkadaşın dükkanına ya da mekanına girerken "a" uzatılarak söylenir..

+ selaaamialeykim!!
- oouuv hoşgeldin babasultan, geh..

mütemadiyen (bkz: geh)*..
antepte aleykimeselaam diye karşılık verilir. ardıngdan mahraba denir bu selaaamialeykim diye gelene. yimekler yinir, çaylar içilir, hoş sohbetler edilir, gaziantepspor gonuşulur, piyasalar gonuşulur, esnafın dedikodusu edilir. ayrı bir ruh vardır anteplilikte. "bi emring var mı" denir ayrılmadan önce, "canıyıng saalııı" diye cevap alınır. "gendine eyi bah" ya da "sen saa mıhaat ol" diye bu mükemmel atmosfere veda edilir.
++selamiialeykim
##aleykimmselaaaam nerdesin yav heç gözükmüyn gaçak
++yav nedek aha iş güç talaşına gapıldık gediyk
##yav orası eyle de insan raffının yanına bi çay içmeye de mi gelmez elemi ?
++yav aha geldik yoorum daha ne istiyn
##hoş gelmişin ağam saa öte get deyeng mi oldu buyur gel oturda iki çirtik corlaşak
cevabı aleykimselam olan "allah'ın selamı üzerine olsun" annemındahı cümle
arkasından duyulan aleykiim selaaam sesinden sonra herkes yerini alır ve mahraba sesleri yükselmeye başlar . . .

a : mahraba . .
b : mahrabaa . . .
c : mahraba .
d : mahraaaba . . .
e : mahrabaa . .

sonrasında ben babama dönerek , neden herkes mahraba diyor baba ?
babam : oolum mahraba dimek , ferah ol , rahat ol dimek . herkes birbirine eyle der beyle toplulugda .

dedi ve ben işin sırrını o an çözdüm . . yıllar önceydi ancak yazdığım satırlar kadar yeni . . .
cemaat kalabalık ve mahraba faslı uzayacak ise gelen kişi cemaate mahraba diyerek olayı hemen bitirir

dinimiz, müslümanları kardeş ilan etmiş ve bu kardeşliği imandan kaynaklanan bir sevgi ve saygı esasına bağlamıştır. bu esasın bozulmaması için de onları karşılıklı birtakım vazifelerle mükellef kılmıştır.

bu vazifelerden biri de, selamlaşmadır. kur'an-ı kerimde, müminlerin birbirlerine selâm vermeleri istenmiş ve şöyle buyurulmuştur:

"size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı ile karşılık verin. şüphesiz allah her şeyi hesap eder"


selâmlaşmak, müslümanlar arasında sevgi ve saygıyı geliştirir, barışı sağlar, samimiyeti artırır.

sevgili peygamberimiz: "amellerin hangisi daha hayırlıdır" diye soran kimseye "yemek yedirmen ve tanıdığına-tanımadığına selam vermendir"

cevabını vermişlerdir.

bir başka mübarek sözlerinde de: "insanların allah nezdinde en makbul olanı, önce selam verendir"

buyurmuşlardır.

selamlaşma; tanışmamıza, kaynaşmamıza vesile olmakta; aramızdaki kırgınlık ve dargınlıkları kaldırarak, birbirimize yaklaşmamızı sağlamaktadır.

nitekim bir gün peygamberimiz: "siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de gerçek mânâda iman etmiş olmazsınız; ben size yaptığınız takdirde,
birbirinizi sevebileceğiniz bir şeyi söyleyeyim mi? aranızda selamı yayınız" buyurmuşlardır.

selam vermek sünnet, almak farzdır. müslümanların buna riayet etmemesi ise günahtır.

kıyamet gününde, rabbimizin rahmetine ermek ve cennetine girmek için, bu güzel duayı, yani selamı birbirimizden esirgemeyelim.

peygamberimiz: "asıl cimri, selamlaşmada cimrilik edendir"
buyurmuşlardır.

cennetin kapıları açıldığında, mü'minlerin, selamla karşılanacaklarını açıklayan bir âyet meâli şöyledir:

"rablerinden korkup sakınanlar, bölük bölük cennete götürülür; oraya geldiklerinde cennet kapıları açılır. oranın bekçileri onlara derler ki; selam size olsun. gönül huzuru buldunuz. ebedi kalıcılar olarak, girin cennetlere."