gece sahinleri

hee bizim mahalleye geli derlerdi biz ufaadık o zaman
hele bi dene oğlan vardı geceşahinlerinde emmisinig olu varmış
kimse elleşmezdi o olan
o donemde tofas kus serisi cikarmisti. sahin de ozellikle antepte tutulan bir modeldi. hem fiyati uygundu hem saglamdi hem de (ne demekse) 190 mersedese benzetilirdi.
her neyse, antebin yerel kahramani sahin bey oldugundan, sahin adi da pek tutulurdu. hele ki tofas sahinler en favori seydi yani.
bu sahinlerin bagaj kapaginin saginda sahin yazardi. (s,l,x olanlari da vardi) bu sahin armalari siyah plastikten mamul olup, harfleri gumus renk boyaliydi. janti dursun istemisler herhalde. armanin arkasinda iki cikinti vardi, priz gibi, bagajdaki ikili yuvasina takilirdi.
iste o sahin yazisinin coook meraklisi vardi. her sahinin armasi illa sokulurdu.
yedek parcacilardan gider yenisini alirsiniz iki gece sonra o da ucurulurdu.
yanilip yakilip da 404'le ya da caponla bu sacma plastigi aracina yapistiran, ertesi gunu hem armasi sokulmus hem de boyasi heder edilmis olarak uyanılırdı.
bir sure sonra antep sahin armasina doydu ve arabalari rahat biraktilar.
öte adı öldürme sakat bırak çetesi.
bir dala çiçek olamamış maalle gençleğnin varoluş mücadelesiydi biz güccükken
fiilen hiç bir üyesini görmediğim, hiç bir eylemini duymadığım çete
ama bir o kadar da korkulan ve yitikler tarafından üyesi olmak için uğraşılan çete.
şehir efsanesi olduğunu düşünüyorum.
mekanlarının mezarlık olduğu söylenirdi.
geceleyin garşıyaha tünelinin oralıktan kimseyi geçirmezlermiş bu yiğitler. amma ne bi dene üyesini görüdm nede bi eylemlerini duydum. en böyyük icraatlerinin, gaziantepspor maçlarından sonra rakip taraftarlara sıkıntı vermek olduğunu duymuştum bir zamanlar..
liderlerinden birisi şu anda karşıyaka'da yaşamakta ve bir çok insanın hidayete ermesine vesile olmakta...vakti zamanıyla bu şahıs caddeden aşağı inerken,esnaf birbirine "o geliyor" diye haber edip dükkanların kapısını kapatırmış...bu şahıs (ki kendisini çok severim) hidayete eriyor ve o günden sonra sokakta serserilik yapanları (namının da etkisiyle) alıp kuran kursuna getiriyor...kaçanları dövüyor,gelmeyenleri arayıp buluyor...derken bu adam kendini yetiştirip ilim irfan merkezi haline geliyor...şu anda gününün 24 saati karşılıksız,menfaatsiz,uykusuz,aç-susuz bir şekilde insanlara doğruyu anlatmakla geçiyor...ama hala aynı cesaret ve gözü karalığa sahiptir kendisi...belki de bunun için kendisine sunulan türlü imkanlardan vazgeçip çileyi seçmiştir...
ulkenin ilk apacileri desek,uygun olur herhalde..
beyaz renkli tüplü şahinleri ile otoyolda ölüm saçan apaçi oluşumu. (bkz: tüplü ve öfkeli)