cuvara

bazende caara olarak telaffuz edilir.
bir bakkalın camında gördüğüm ''borca caara yok'' yazısı hayatımda unutamadığım sahnelerden birisidir.
kendinizin sardığı daha makbuldür, tablası vardır içinde beyaz kağıtlar ve tütün bulunur. önce kağıdı başparmağınızla işaret parmağınız arasına yerleştirirsiniz, içine yeterli miktar tütün koyup yayarsınız sonra da sarma sarar gibi sararsınız. tükürükle yapıştırdıktan sonra ağzınıza gelen kısmın kağıdını biraz içeri doğru kıvırırsınız, alın size ev yapımı cuvara *
3. nesil lormal halfedir. yeen beşaratlı bir antep avradıdır çünkü hem istanbulda yaşar hem iki bebişiyle ilgilenir hem sözlüğe yetişir. bebekler biraz daha büyüyünce toplantılara da gelecektir. o zaman beşaratlı halfe olacaktır.
ia sigara
gerçek anlamı farklı olmakla birlikte anteplicede sigaranın söyleniş biçimi.
saelığa yeen zerallı olan şey.
bunu içenin hanası haraba galırmış ben de feysbıkta gördüm. eşkili ufak sözlüün en güzel çalışmalarından birinin öznesi.
bir kutu sigara:
cuvara pekadı
...
bir cuvara hakiyesi

adamın biri tekel bayiine gedip bi peket cuvara isdemiş.
hani bugünlerda her cuvara pakedinin üsdünde deeşik yazılar var ya.
bizm tiryekiye verilen pekedin üsdünde "cuvara erkekliği öldürür.." yazıymış.
bunu gören anteplim, tekel bayisine paketi uzadıp değişmesi uçun ricasını iletmiş:
-usda sen baa üsdünde "cuvara öldüry.." yazanından versene...
yazın o sıcæk hævada nası içtiklerini anlamdığım tütün ürünü(cuvara)
şindi içiymi bilmiym. lise talebesi iken yeen cuvara içdeenden; cuvara sılo derdik, şindinin abıhat süleyman kılıç' ına....
neyettiysem terkeyemediim arbet bişeydir. şimdilerde kanser çıbıı da diyler evlerden uzak.