ceylan oyunu

kovalamacanın bir versiyon üstüdür...çocukken okul bahçesinde çok sık oynardık...iki veya daha fazla kişi ebe olur...gaçanları govalarlar...ebe tuttuğunu getirir duvarın dibine,sırtı duvara gelecek şekilde yaslar...yakalanan salak elini iki yana açar bekler...diğer yakalananlar da el ele tutuşarak aynı pozisyona dahil olurlar...diğer bir ebe yakalananların başında nöbetçi kalır...zira yakalanmayan sıçanlardan birisi duvar dibinde duran kişilerden birine dokunup ta ceylaaaann diye bağırırsa o kişi özgürlüğüne kavuşur tekrar koşmaya başlar...oyun kısır bir şekilde devam eder...eğer kimse ceylanlanmamışsa oyun biter,götlerinden ter akan ebeler bir araya gelir gizlicene yeni ebeleri seçerler...
yaw bu oyunun adı "ceylan" deel "ceyran" (=alatirik) yanı. yakalananlar (salak mı oluyor ki?) temasla yakalanmamış olanlandan aldıkları serbest elektirikle serbest kalıyorlardı. ele ele tutuşma da elektriğin geçmesi içindi. bir başka bakış açısıyla nikolay tesla'yı bile kıskandıracak bir atom elektiriği iletkenliğiydi ve biz antepte bunu oyneydık. bkz: antep ve teknoloci