ceyiz

antepte evlenmeden önce yapılan, gızın öteberilerini baba evinden alıp damadın evine götürürkene yapılan eğlencedir.
genelde öğlenliyin yapılır.. bundan dolayı güneş alniyin çatına vurur. içenlerin çoğu sarhoş olur.. bu adamlar da insanalara oyun ısrarlarıyla gınaa getirirler.. özeliikle kulağa eğilerek ''hele dayı galkın hele bura oturmaya geldiniz''derler. çoğunlukla bunların ağzı cacık kokar..
kızevine gelindikten sonra damadın kulağına mutlaka arkadaşları tarafından
-şoo gız kim şo sarışın diye fısıldanır...
ve genelde
cvp: dayı o gız nişanlı
şeklinde olur ama o gafaynan arkadaşlar ısrar edip imkansızı sınarlar
- dayı nişanlısından ayıramaz mıyık?
glasig yimee dorgamadır. yanına burgul piloo ve cacık yapılır. dorgamasız ceyiz olmaz. serhoşlar nasıl ceyiz taşırlar onu da anlamak mümkün değil.
oolan evinden olanlar eşya taşırken evde bulunan ufak bişeyi de hıssadak alırlarmış. sonra verirlermiş. duvardaki saatin çalındığını duyduydum. *
bi de gızın göccük gardaşları cehiz sandıının üsdüne otururlar. damadın babası da onnara para verir. halamın göccük gardaşı olmadıı uçun cehizinde guzenim ablam ben oturmuştuk sandıın üsdüne. enişdemin babası da 1 lira mı verdiydi ola üçüüz pölüşürsüüz dediydi.
genelde pazar günleri olan,annelerimizin ''goşun gızlar ceyiz gidiy..!! '' lafıyla aşaa indiimiss dawullu zurnalu bol eelenceli,ağlamaklı...(gelin gidiy yaa) bol dedikodulu...örneen:kele bacım anam şucna ceyiz mi olrmuşş yeen halfee...'' tarzındaa...:d göççük çockların genelde para gaptıı yeen göbek attıımız bişi..:d
bazen cehiz diye de telaffuz edilir.hatta (bkz: cerli cehizli)
ia. çeyiz.
evlenen ya da evlenmesi beklenen kız için hazırlanan,geleneksel eşya topluluğu.
arapca'da gelin için hazırlanan her türlü eşya manasına gelen cihaz kelimesinden dilimize geçmiş kelime..!
pazar sabahı yüksek sesli müzikle uyandığınızda anlarsınız ki bir kız daha gelin olacak, çeyizi gidecek. son yıllarda, apolloya verilen, sadece komşu evleri değil, bütün ilçeyi pazar sabahı ayağa kaldıran kötü müziklerle sevdiğimiz bir gelenek olmaktan çıktı. geçen pazar ise neredeyse beni ağlatan bir çeyize denk geldim. iki zurnacı, iki davulcuyla mütevazi, nezih bir kutlama yapıldı. ben yıllardır, halk oyunları yarışmaları hariç hiç bu kadar güzel çalan, zanaat saabi davulcu-zurnacıya denk gelmemiştim. bu müzik rahatsız etmek bir yana, hiç bitmesin dedirtti. trt'nin pazar konseri kadar nostaljikdi, canlı bir performansdı ve çok keyifliydi. evlenen çiftlere bugünü mü buldunuz değil, bir yastıkta kocayın inşallah dedirtti, zılgıt çaldırttı.

buradan çeyiz yapacaklara sesleniyorum: asla ses sistemi kurmayın, asla pavyondan çalgıcı getirmeyin, asla! sadece davul ve zurna olsun ama onlar da en iyilerinden olsun. o zaman kimse yeni evli çifte küfür etmez, sadece dua eder, saygı duyar.
genelde yaz günü yapılan bi icraat oldugundan icraat sonunda teze fasulya, kabaklama ya da dorgama yinilen yimekli etkinlik
bilumum araç gereci ifade etmek için gullandıımız cihaz kelimesi de aynı kökden....