cevizli kitabevi

benim hatırladığım 1970'lerden beri mevcut, bir zamanlar kitap ve kırtasiye namına herşeyin bulunabildiği, mekan tariflerinin önemli mihenk taşı, ortaokul yıllarımda 3 km uzaktaki evimden yürüyerek gelip vitrinlerini tavaf ettiğim gözümde artık "kült" olmuş kitabevi.. suburcu caddesinde olup sahibi yaşar cevizlidir..
eskiden aranan her kıtabın bulunduğu şimdiler yerini antep lisesinin yanında mavi kitaba bırakan sahıbı ölünce bozulan yer
eski halinden pek eser kalmayan antep'in eski mekanlarından...
eskiden aradığım her şeyi bulduğum, şimdi ise hiçbirini bulamadığım, ama ismi klasik olmayı başarmış kırtasiyemsi mekan...
şimdilerde sadece yer tarifi için kullanırım.
ecnebi kaynaklı mecmuaları bulabildiğim, eskiden üst katında rahat rahat kitapları incelerken şimdilerde
başına dikilen elemanın "almıyorsan git kardeşim" bakışlarıyla boğuştuğum eskiden güzel füsun hanımın dediği gibi sahibi ölünce bozulan, sıradan kırtasiye olmuş bir yer.
aleysan kardeşimin entrisi hatıralarımı depreştirdi. 70'li yılların zevkiyle şekillendirilmiş mobilyaları ve vitrini aklımda kalmış, bir de vitrininde çok uzun süre bakakaldığım "texas instruments" marka bilimsel hesap makinası. daha orta okula bile gitmiyordum o sıralar. diğer tuşların ne işe yaradığını merak edip durdum yıllarca. sonra öğrendik ne işe yaradığını ama mühendis yerine filolog olmuştuk artık. daha sonra öğrendiğim şey ise o hesap makinasının dünyanın ilk bilimsel hesap makinalarından biri olduğudur. bugünlerde "texas instruments" yazısı daha çok mmc kartlarda görülmektedir.
annem takdir yada teşekkür aldığımızda kardeşimle beni ödül almak için cevizliye götürürdü.en güzel kitaplar orda olurdu
12 eylülden önceki yıllar...
ortaokulda öğrenciyim. bir gün cevizli'ye kitap almaya gittim. üst katta belki bir saat geçirdikten sonra iki roman alıp aşağı indim, kasaya gittim. kitapları uzattım, parayı verdim. (sanırım yaşar cevizli'ydi.) paramın üstünü verdi, dışarı çıktım. eve doğru heyecanla yürürken paranın artanına baktım ki, kasadaki adam benden iki kitabın değil, bir kitabın parasını almış. geri gidip de, "yav ammi, sen benden parayı eksik almışsın" diyemedim. tek kitap parasına iki tane almıştım. 13-14 yaşındaki bir çocuk için büyük para.
aradan yıllar geçti, halen içimde yaradır. şimdi bile "keşke gidip de diğer kitabın parasını da verseydim" diye düşünürüm. keşke dönüp parayı verseydim...
çok ayıp ettiğimin farkındayım... antep'e her geldiğimde giderim cevizli'nin önüne, vitrininde artık azalmış bulunan kitapları seyrederim de, içeri girip "hakkınızı helal edin, ben çocukken böyle yaptım" diyemem. utanırım...
70 li yıllarda antebin süper marketi. prestij sinemalarının yerinde şehir tiyatrosu, nikah salonu, cevizli mağazası ve nizamoğlu spor maazası vardı. fellik fellik bulunmuyan ders kitaplarını aradımızda mutlaka orda bulacamıza inandığımız büyük bir mağazaydı cevizli. sanırım sahibide cevizli kardeşler di. hey gidi günner heeeyy.
hala faaliyette ve eğitim öğretim adınra ne ararsan bulabileceğin bir yer.
rahmetli yaşar cevizli çok emek vermiş anlaşılan...