antepteki mahalle maçları

güccüğkene gavaklıkta oturuyduk yeen oynardım mahallede maçı hala aynı kurallar geçerlimidir. bu kuralları kim hangi vakit koymuştur bilinmez :)

- 1-2-3 * orta saha bizim yeri baalım
- gol atan galleye
- atan alır gelir spor
- takımlar kurulmazdan ve maça kimin başlayacağını belirlemek için yazı tura yerine adımlama yapılırdı tekerlemeside vardı hop hop altıntop üste gelen alta gelen ...
galleden galleye * gol olmaz.

tek kale yapılan maclarda,fırsatçılığı önlemek amacıyla golden önce en az bir çalım atılması lazımdır.*
maç sahasından geçmek zorunda olanlar için (ki yoldur geçilir) stres kaynağıdır. her an kafaya, yüze top gelebilir. çünkü oyuncular çok kaptırırlar ve toplara hakim değildirler, paslar isabetsiz, şutlar dengesiz ve serttir. daha yattığı yerden habersiz, ergen bile olmayan küçücük çocukların ettiği küfürler de pek ağzı açılmadıktır, utandırır.
taçtan gol olmaz aam
üç gornel bi pengaltı
devamlı kendimizi antepspor oyuncuları sandığımız oyunlar

**lazarov vuruy topa şindi aam eyi bah.
**maamet polat dopu götürüy vuruy ömer son anda yahalıy..
bir ''pas isteme'' tümcesi olarak;

-at ammiyin gıllı göğsüne....
öncelikle top saabisi kimse takımı o kurar. en eyi oyuncuyu adım alma yöntemiyle o seçer. asla galleye geçmez. asla sahaya yayılış sistemi olmaz. top neredeyse herkeş oralığa goşar. güçük gallelerde penaltıyı tersten topukla vururlar. cam çerçeve kıran olursa top sahibi dışında herkes kaçar.

- balaloo balalooo ve gooooooollll.. diye bağırılır..dı.
bi de patlatan topun parasini verir veya patlarsa aramizda diye mactan once bastan karar verilir.
tek galleli maçlarda üç el bi penaltı sayılır eem!
garşı teğım top taca gettiinde, tacı düzgün gullanmazsa, biz onnara 'tac örgetirik'
yanı tac bize geçer, sona da tacı bizim teğım gullanır.
apartmanların %90ının garajının olması gece saat bilmemkaçlara kadar yeen dertli maçların yapılmasını sağlamıştır.

ve ayrıca kimsenin kaleci olmak istemediği tek kaleli maç türü: gol atan galle
kimse galleci olmak istemezdi amma icad da tükenmezdi. minyatür galle de oynardık...

bi de "topoozu keserim ha" vardır. genelde maçın sonu bu gibi mahallenin igdiyarlarından yükselen anonsnan biterdi...
igdiyar- yeter ulan topoozu keserim ha..!
uşaklar- yeri gedek ağam bok var sahı eviyn önüne sıçdık...
veya
- ey yeter anam başımız göçdü burda
- la ey yeerif iki dakka oyneyk aleynız balhona düzülüynüz...


çocukluğumda maç yaptığım sokaklarda artık maç yapanları göremeyince tarihe karışacağından korktuğum maçlardır. *** **
bir zamanlar;bizler yırtık, delik tişörtlernen * * * ve kesinlikle dizi yırtılıb yamanmış pantollarnan -hele ki gara lasdik gramponları olanlar sahanın christiano ronaldosu gibi görülürdü- oynayabilme şansına erişmişken, şimdiki neslin orcinal tahım formaları, yaldır yaldır (bkz: antep ikilemeleri) ayaggabılarıynan dahi zar zor gerçekleşdirebildikleri;

o dönemde bırag apartman, gapı gomşuluu bağlarını taa ötöözdeki mahalleynen bile sıcag ilişgiler * gurulmasına ve bekide iletişimin taa o çæğdan başlamasına vesile olan ancag günümüzde sadece uşagların civardahı, o da sınıf arhadaşlarından falan oynayıp, gısır iletişim döngüsünden çıhamadıgları,

ve aslında şanslı olan neslin biz olduğunu hisseddiren ve o dönemin vazgeçilmez uygulamalarından birtanesidir..

yabdım, yapıgdım gene yaparım.. *
uc kornel bi penalti, topun direkden donmesi yerine; das usdu, topun gallenin birez usdunden getmesi durumunda; ne golu oooglum havadan geddi... ofsayt durumda olana belescilik yok ooglum diye itiraz eddimiz, at arabalari daha kaldirilmadii ucun yoldahi at bohlarinin arasinda debelene debelene galleci durduumuz.... ve her macin sonunda bubamdan bi mafir kotek yiyeceemi bile bile, her tuyumden bi ter damliyana ader askla sevkle oynadiim bi oyundu mahalle maclari.
  • /
  • 2