antep masallari

tomuzlan hatın

aydını sakar

pisikler sltanı

dana kuyro

uzun duvar

suyu sert

heç

gamişden gapı

tavık feriği

iki avrat

hınzır avrat

falcı mualla

sineknen bire

yedi gardaşa bi bacı

yeşil gurba

tıs esme

leymun gız

batman atıp buçuk tutan aşe

meymunu şibanı...........


ağalarım halfelerim yeri geldikçe annatıcık.........heyillisi...
hakkiye hakkiye hangilgoz,
iki sıçan biri boz,
bindim bozun üstüne
gettim haleb yoluna
haleb yolu daşlıca,
bi daş aldım elime
vurdum geçinin gıçına
geçi getti hakime
hakim yoğurd çalmış
pisik burnunu batırmış
pisik burnug kesile
minareye asıla
minare burcak burcak
elinde demir ocak
demir ocak zifilli
içinde urum dili
usanmadan gelen atlar
içinde yeşil satlar
hey aleydım aleydım
aş vereydim yiyeyding
su vereydim içeyding
aş vaktında geleyding
güle güle gedeyding....................


heyillisi............
adamin birine arkadasi "karin seni aldatiyor" demis. adam inanmamis, "istersen gozlerinle gor" demis arkadasi.
bir plan kurmuslar beraber. adam eve gitmis karisina:
"arvad, ben tilbasar'a gidiyorum, orada itlere cok para veriylermis, sokaktan toplar gotururum cok para kazanirim. bir bakip doneyim, yarina kadar yokum" demis
arvad da "temam" demis. adam koymus gitmis.
eskiden evlerde kuru yere basilmasin diye serilen hasirlar olurdu adam boyu ende, arkadasi adami oyle bir hasira sarmis, goturmus adamin kendi evine, "yenge, agam yolladi, emanettir, su kenara dikeyim. sabah gelir gotururum" demis.
aksam ezanindan sonra kadinin dostu eve damlamis, yemisler icmisler, kosedeki yer yatagina gecmisler.
adam kendi kendine soylenmeye baslamis:

hasira sarilan gisi
gordun mu beyle isi
herif getti tilbasara
avrad evde is basara
ag itler onbesere
gara itler yimbesere...

sonrasini hatirlarsam gene yazarim..
yengemin cok guzel anlattigi fattum masali vardir bir tane, superdir.
ınçanoz benim een sevdiim biliymisiz bu hakiyeyi ?
coook eski zamanlarda cakallar antebin icinde yasarlarmis, kopekler ise sehir disinda daglarda..
bir gun kopekler akil etmisler, bu bizimki is degil, yer degiselim sunlarla da rahat edelim.
cakallara haber salmislar: "hasdemiz var, biz sehre gelelim hasdemizi tedavi ettirelim, siz de aci ne var disari gedin. soora geri denisirik"
cakallar sehir disina gitmis, kopekler sehre yerlesmis.
o gun bu gundur cakallar: "hastaniz ey oldu muuuuuuuuuuuu?" diye ulurlar
kopekler de "yok-yok, yok-yok" diye karsilik verirler
gari nene

bir varmış bir yogmuş.bi dene gari nene varmış. gari nene ilk aaşamdan gapısının önüne süt satılını goyarmış.sabahten sütçü sütü satıla boşaltır gedermiş. gari nene de uyanınca sütü alır içermiş.bir gün bir tilki sütçünün sütü boşalttığını görmüş.hemen gedip sütü gafaya dikmiş. satılı geri yerine koymuş. gari nene uyanınca sütünü almak için gapıyı açmış ki ne görsün? satıl boş!heç birşey dememiş.içeri girmiş.
devlisi gün gene sütü tilki içmiş. gari nene gene bakmış. satıl boş. devlisi sabah gari nene gapının ardında beklemeye başlamış.kim sütümü içiy deye.
tilki gene gelmiş.tam sütü gafaya dikiyken gari nene kapıyı açtığı kimi satırla tilkinin guyruğunu kesmiş.tilki:
- gari nene, gari nene guyruğumu versene.deye ulumaya başlamış.
gari nene:
- neen veriym? demiş.sen benim sütümü getir.ben de saa guyruğunu veriym demiş.
tilki guyruğunu duta duta ormana gaçmış.allem etmiş gullem etmiş sütü geri getirmiş. gari neneden guyruğunu istemiş. gari nene de bu arada guyruğa incik boncuk tutturmuş. gari nene:
- dön gıçını demiş.tilkiyi dizine yatırmış.inneynen guyruğu dikmeye başlamış.inneyi her batırdığında tilki:
-uy gari nene gıçıma battı. gari nene:
-dur daha bitmedi.demiş.tilki bu acıya daha fazla dayanamamış. gari nenenin elinden ormana gaçmış.bu arada guyruğuda tıngır mıngır yere çarptıkça ses çıharıymış.ormandaki bu sesi duyan hayvanlar tilkiye saldırıp her biri bir ucundan tutuk guyruğu gopartmışlar.

*