kebap makinesi

la get... o gader düzdükden soona bi şişe dürtmesi galıy, eti kesilmiş öbür malzemeler kesilmiş, ondan soona sıraynan iki saet makiniye düz, makina bi dene şiş dürtsün adına da kabab machine (= kebap makinası) de.... yeriii... kime yutduruysooz olm... bi de altyüzbin yen miş gaç kaat ediyse artı... amma baa bi dene faydası oldu allah var... "şişe dizmek" fiiilini öörendim... merak edenler için "skewer".
olmaaazz... ben daa yuvarlama makinasını yapamadım elin japonu kebap makinasına mı başlamış....
ayrıca şeyle peh deyecek deel bu makina...zaten kebabı erkekler yapar dee mi kolaylığa gerek yok, haftada bir de eti şişe dizsinler***...
yuvalama makinasından sonra çağın en büyük icatıdır amma velakin bunu temizlemek eti şişe saplamaktar daha meşakkatlidir.
yeen gereksiz bir icattır...kebap saplamanın nesi zorki makinasını yapmışlar..et olsun, şiş olsun, gayılmış mangal olsunda iş saplamaya kalsın...ben bile bu makinadan daha hızlı saplarım...sanki çok kebap yiyen ,kebaptan anlayan adamlarmış kimi bide makinasını yapmışlar...
kebap saplamak için makinaya gerek yok ki onun yerine bir adet antep avradı yada herifi aynı işi görür...20 şiş kebap saplıycam diye koca makinayı batırmayada ne gerek var...üstelik kimbilir kaç paradır bu makina....eti aldık,ekmeği aldık,ataşı aldık da makinamız mı eksik...
onun parasına 1 ay kebap yapar yerim en azından param boşa gitmemiş olur.*
yani kısacası böyle bir makinaya gerek yok. ****

(bkz: ahıl ne dey ola)
dıgınfoymuş..
şindi bu aletten bi dene alsak..kebap edeceğiimiz zaman herif baa "hele get getir şoo dıgınfoyu" mu deyci..töbee töbee vallah belliyemez bunun adını..belledi belliyek..daha kebabı ilk sapleyken depiğini vurduuğu kimi aletin hanasını harap eder.."bu ney lan bu japonların babasının gabirine" dey başlar..
anamin eerdii babaming dohuduu biz neyneek kele elimizden saplarık kebabımızı..
saatte 300 şiş yapıymış. etin terbiyesini sabahden yapiym allahıma kitabıma ben saatte 500 şiş kuşbaşı, 300 şiş balcan kebabı saplarım. makina gibiyim maşallah.
lahmacun çekme makinasını yaptımız kimi kebap makinasını da biz yaparık...şah veli ye söyledemiz zaman yapar da kebap yapmanın zevki kalır mı bilmem
agaam et ele deymeli iki üç kere vıcık vıcık sesi çıkartanarak sıkılmalı diyerekten almayacağım makinedir.
ases de yuhalıktan başka bir şey deeldir. her şeyi makinaya bağlayabilirler ama bu işin keyfini hangi makina verebilir ki? bir antepli için yemeği yemek kadar keyif veren şey varsa o da yapma kısmıdır, taşkalasıdır, gerektiğinde vıcık vıcık ses çıkarmasıdır. "hele iki şiş de çiğer sapla" demesidir, "hele birez de ekmeksiz yiyn" demesidir... sahı biz bilmiyk onun makinasını yapmayı, la yoorum biz sahan bombası yapmış adamık, yuvarlama, kebap makinaları ney ki? siz de bizi allo cello adam mı bellediiz...
elin caponu ne bilsin kebap saplamanın dadını, keyfini... go da get heerif!
gendini bi iş dutmuş dey övüy zaar...allahın japonu kebabı ne bilsin şişi ne bilsin..gendi almış pilov yedigi gudduk gadar çöp şişi, tavıga benzer bir şey pölük yerleştiriy makinaya da güçcücük çöp şiş tavıga saplanıy. onun tavık oldugu da belli deel kimbilir hangi hayvanın eti yıraak ola japon su verse onu bile içmem neyse iki tene et saplıycı deye gosgoca makine icatı! yapmış masimler..seng alda çöp şişini get suşine sapla onada makineye gerek yok dutucun saplıycın o kadar..acı bizim yimemizede makine icat etme biz gerekirse yaparık hemde daha iyisini yaparık..işine bak heriif...