gavaklıkta yeriyen antep avradları

kavaklıkta sabahları zayıflamanın dışında haneg etmeye oğullarına gız bakmaya gelen avradlardır.

çoğu kilovludur.

genellikle yaptıkları şeyler:(tek yerimezler muhakkak bi gonşuları olur)
1-dedigodu!!
2-eve gidince ne yimek yapsam?ne yisem?aman acıktıkmı ne?
3-yimeen üstüne yerirlerse:aman çok mu yidik?
4-şoo gız gözelmi ne hele sorakmı?
5-yavaş yavaş yerime.aman yoruldukmu ne bacım?
6-yavaşş yavaşş gonnuşşma
7-gaynanaysa gelinin dedigodusu,dünürün dedigodusu v.s

sorana verdikleri cövaplar:
zayıflamaya deel sağlıklı yaşayak dey yürüym.
temiz hava alıym derler.

özellikle parktahı sipor aletlerine yeen yahışıylar :)
evet çoğuda zamanla zayıflar ancak bu yürüyüşten değil konuşmaktandır
eten altına sipor ayakkabısı çok yakışır.
bi de genellikle yanlarında poaça, bööreg, gatmer, götürürler.
yürüyüş bittiğinde afiyetle yenir, verilen kilolar fazlasıyla dengelenir.
en komikleri yürüyüşe arabayla gelenleridir.
bir de garı-goca amma 'öteee dağın davşanı' muamelesi yapan çiftler vardır biribirlerine.
tanımazlar etrafındahıları da,birbirlerini de.
höşofmanlı olurlar genelde,asıl yerleri recep goç parkının garşısında,mehmet akif ersoy camisinin arkasındaki yürüme parhurudur da,biraz eringeç olanlarındandır bunlar o yörenin,taaa ora getmeye erinirler,değirmiçem taraflarında oturdukları dondurmacı muzaffer usta,sarıgül kebapçısının oralarda oturdukları rivayet edilir.

lafını ettiimiz etek altı sipor ayakkabılılar dudaklarını "tarif edemem yapıp göstermem lazım nasıl olduunu " şeklinde bükerler.

+anam bunların ne işi var ola burda!
-senin gıza bakmıya gelikler heralda naayme abla!(gıcık vermeye söyler)
+olmıyan gızım gadar başına daş düşe nazmiye,açmalısın şom aazzzıyı!
(gızı genninin isdemedii oğlana varıktır da gomşunun oğluna gönüllü gız bahar naime abla,yarasına basmayı gercik gercik eyi becerir nazmiye)
böön nenemnen iki hanek eder iken belledim ki, vahtında gavaklık'tan geçerken beyle gorhulmazmış. herifler çilingir sofrasını gurup da gendi hallarında keyif eylerkene, arvadlar geçtiği kimin başlarını ötee tarafa çevirir, "geç bacım" derlermiş. böön arvadınla getsen başına ne gelici bilinmez...
gavaklığa geden her arvat herifini annatır. anam bacım ben bu heriften az mı çekeym zayıflıcyın diy anam bu yaştan sona yeriye yeriye mazenem şaştı ayaklarım balği kele...
-kele bacım ıııh dün ağşam da zerda yı ne yavan bitirdiler
+he gııız bende izliydim de sooona bey çay istedi onu goymaya gettim acı sonuuu göremedim
-ey anam bişey olmadı saten,iki haftadan belli aynı şeyleri goyiyler gız
şekline konuşmalar duyduğum
güne neşeyle başlatan ablalar saygıyla anıyorum
köfte yi yi sona da eritmek için gez dolan bu ayazda..haneğin başı beyle başlar...sona da aşama edecekleri yimei gonuşurlar.
böle, antep halliği gibi avratlardır.
annemin zayıflığını görüp "sen neen geliyn zayıfsın tama" diyen şahıslardır..
yollar yerimeynen a$inmaz...(demirel)
bir de özellikle araba ile gelen densiz gısmının özelli yürüyüşten sonra önder pastanesine uğruk mehmet tosun usta dan extranın extrası özel katmer yapdırık yimeleridir
çimlerde yüründüğü zaman görevlinin : " hamfendi çimleri depelemeyin lütfen" ikazlarına şahit olunur.

(bkz: anteplinin incelmesi)


o avratlar başga yerde yerimezler zatı...ordan sonaa keşgi böreynen,katmeriynen galsalar öğleny vaktide bunların gabul günleri olur yirler yirler malhıtalı küfte topa'ana dönerler, o daan'i yerime boşuna geder
çok farklı bir türdür. sadece sabahın ilk saatlerinde görülürler. genelde boyları 140-160 cm arasıdır. kiloları 65 ve ötesidir, çok üzeridir hatta 65'in. köfte-kısır-kek vb. temel besin kaynaklarıdır. güneş doğduktan sonra eşofmanımsı derilerini atıp diğer insanlar gibi görünerek halkın arasına karışırlar, sabah o kadar yürüyen koşan onlar değilmişcesine gündelik yaşamlarına en yoğun halde devam ederler.
kavaklığa giden avradların esas amaçları kilo vermek değildir aslında, neden derseniz kilo vermek için yürüyen adam yürüyüşe gideken sabah kahvaltısı için piknik sepetini kahvaltılık öteberiyle doldurup gitmez yürüyüşe, yanına bir şişe su alır öyle çıkar ... ama kavaklıkta yürüyen avradların büyük çoğunluğu piknik sepetleri olmadan çıkmaz evden,evvela o piknik sepeti envayi çeşit kahvaltılıkarla doldurulur,çaylar demlenip termosa koyulur sonra çok kalorili olmasın diye marketten 2 paket kepek ekmeği alınır çünkü beyaz ekmek kilo yapar,eşofmanlar giyilir ve kavaklığın yolu tutulur.kavaklıkta diğer arkadaşlarla buluşulur,diğerlerinin getirdiği sepetlerle beraber bütün sepetler emaneten özelliklede bekçinin yakın olduğu bir masaya bırakılır ve bekçiye emanet edilip yürüyüşe başlanır.kavaklık şöyle baştan başa 2 tur atılır,bu esnada dünün özet haberleri geçer(dizi film yorumları,komşu dedikoduları gibi),öğleden sonraki kabulde konuşulmak üzere son dedikodular hazırlanır ve yürüyüşün sonunda piknik sepetleri açılır,kahvaltılıklar çıkar,çaylar doldurulur laklahılar şakşahılar eşliğinde güzel bir kahvaltı yapılır,yedikleri avradlara asla ağır gelmez çünkü kahvaltı sırasında kepek ekmeği tüketilmişir yani hafif bir kahvaltı olmuştur(kepek ekmeğinin üzerindeki süt kaymağı ve bal sayılmaz tabi),onun için öğleden sonraki kabulde pasta,fındık lahmacun,içliköfte,börek,çörek gönül rahatlığıyla yenilebilir, saat 10 gibide ertesi gün yine aynı saatte buluşmak üzere herkes evine gitmek için dağılır.en baştada dediğim gibi zaten amaç kilo vermek değildir maksat muhabbet olsun şenlik çıksın.... kısacası yürümek bahane,laklahı şakşahı şahane.**
çok muhterem bobamın "küfteciye bak gızım küfteciye, bunnar küfteyi yiyip yiyip dana gibi oluylar üstüne de burıya gelip beyle yürüyler" dediği böyük basenli, iki kişinin bile rahatça geçebileceği yoldan "yitişerek" geçen dombul avratlar
  • /
  • 2