eydi baba

aydi baba

1810-1865 yılları arasında yaşamış gaziantep velilerinden.ilahi aşk ile kendinden geçmiş,bu hali şiirlere gazellere dökmüş mutasavvıf şair.kuşadalı ibrahim efendinin talebesi.tabakhanelidir kendisi..hikayeleri,kerametleri dilden dile dolaşır..büyük bir değerdir gaziantep için..büyük bir şanstır.

"çerağ-ı vahdete pervane oldum hasbeten lillah
bilin ser ta kadem odlara yandım hasbeten lillah
yerim mescid işim taat iken gör nagehan ey dil
muhabbetle serim sevdaya saldım hasbeten lillah..."
ayrıca eydi baba ya ait olmasada onun söylediğini varsaydığımız
-gazanipta yımelısın nefsım- die bi hanek dolaşır esnaflarda.
garşıyahadahı eydibaba mahallesine adını veren zat-ı muhterem
aydÎ baba

gâziantep velîlerinden ısmi mehmed olup, babasının ismi mehmed nâmî efendidir babası da âlim bir zât idi aydî baba, 1812 (h1227) senesinde antep'te doğdu ılk tahsîline bu vilâyette başlayan aydî baba sonra, ilim öğrenmek için, halep, kayseri ve ıstanbul'a gitti ılim tahsîlini tamamlayınca memleketine dönüşünde kayseri medresesinde bir süre müderrislik yaptı.

aydî baba, bir arkadaşı ile berâber tekrar ıstanbul'a seyâhate gitti ıstanbul'da kuşadalı ıbrâhim efendiye talebe oldu ve ondan halvetî tarîkatını insanlara öğretmek için icâzet, diploma aldı bu seyâhatine, dükkânını ve mallarını satıp katılan arkadaşının bir süre sonra parası bitti ve sıkıntıya düştü aklından, "gül gibi işimi ne diye dağıttım da burada sürünmeye geldim" diye geçirdi bu düşünceleri aydî baba'ya mâlûm olunca; ona kucağını açmasını söyledi ve takkesini kucağına ters çevirdi takkeden bir sürü para döküldü ona; "haydi antep'e git de dükkan aç!" dedi arkadaşı hatâsını anlayıp af diledi ise de, aydî baba onu antep'e gönderdi.

aydî baba, ıstanbul dönüşünde ıki şerefeli câmide imâmlık yapmaya başladı evinin bir bölümünü tekke hâline getirerek insanlara doğru yolu anlattı şehrin ileri gelenleri ve halktan pek çok kimse derslerine katıldı bir süre sonra allahü teâlânın aşkı ile yanan aydî baba talebelerine; "biz şeyhlik yapıyorduk ama talebe bile olamamışız ben size hoca olmaya lâyık değilim eğer halktan uzak olmazsak, allahü teâlâya yakın olamayız" diyerek şeyhliği, imâmlığı ve hatipliği bıraktı.

antep'in bir mahallesinde bir kadın doğum yaparken çok zor durumda kalmıştı yanında bulunan kadınlar, kocasına; "aydî baba'ya git de hanımının kurtulması için duâ etsin" dediler adam; "o deli ne yapabilir?" diye düşünmesine rağmen aydî baba'nın yanına gitti durumu anlattıaydî baba gözlerini kapayıp biraz murâkabeden sonra; "git nur topu gibi bir oğlun oldu allahü teâlâ onu sâlih kullarından eylesin" dedi adam yine kalben inanma***** evine gitti evdeki kadınlar bir erkek çocuğu olduğunu müjdelediler adam, aydî baba hakkındaki bu düşüncelerine tövbe etti.

aydî baba, allahü teâlânın aşkı ile çok güzel şiirler söyledi fakat cezbe hâlinde söylediği bâzı sözleri ve davranışları yüzünden tenkitlere uğradı bir ara birecik'e sürgün edildi sonra tekrar antep'e geldi dönüşünden kısa bir süre içinde 1865 (h1282)'te antep'te vefât etti eski mezarlığa defnedildi ise de kabri sonraları kurulan yeni mezarlığa nakledildi.

aydî baba, allahü teâlânın aşkı ile yûnus emre gibi şiirler söylemiştir gündüz yazdığı şiirlerinde aydî, gece söylediği şiirlerinde ise ayanî mahlasını kullanmıştır aydî baba'nın şiirlerinin toplandığı bir dîvânı vardır yazması, süleymâniye kütüphânesi yazma bağışlar no: 2063'de vardır ayrıca 1937'de gâziantep'te neşr edilmiştir.

karşıyaka'da ki toprak stadda düzenli maç yapan eydibaba spor diye bir de takımı vardır.
gaziantepli yazar necmeddin şahiner'in derlediği bir divanı mevcuttur.