antepte yaşanmış komik olaylar

yaşlı teyze uzun zamandır boş olan karşı dairesine yeni birilerinin taşındığını duyar ama göremez. bir iki gün sonra bir ipucu bulur ve kocasına aynen şöyle der :

- beiyg mahmud bizim garşıya yalıııız bi avrad daşınık haral. zilde" naame card" yazıydı meram.
*
sürücü kursunda çalışırken allah rahmet eylesin bizim has antepli fakat uzun yıllar almanyada yaşamış bir ablamız vardı adı ilkay
tabi almanyadan geldikten sonra bir gün avratların kabuluna gider.
orada iki avrat konuşuyormuş
-ayol o buluzu kaça aldın
-bir milyonlira
- cip pahalıymış
tabi ilkay abla konuşulanları fazla anlamıyor sadece orada geçen son sözü anlıyor ve kadının söyladiği cip kelimesini jeep olarak algılıyor
- evet cip çok pahalı olur der
tabi avratlar ilkay ablamızın yüzüne bakarlar.
dönem:70'li yıllar.
mekan: büyük pasaj
55-60 yaşlarında bir amca,o sıralar pasajda kaset çoğaltıp satmakta olan dayımın yanına yaklaşır;

-sende milletvekilinin gaseti varmı?
-* kimin?
-milletvekilinin deym.gaseti varmı?
-yok ammi. teze bitti

gaseti aranan kişinin,dönemin ünlü ses sanatçısı 'mürüvvet kekilli ' olduğu sonradan anlaşılmıştı ama,
amca başka bir kasetçiye doğru hızla uzaklaşmıştı bile.
-
ıslahiye'de görevli bir yüzbaşının , ilçede görev yapan öğretmen eşi doğum yapmıştır.
öğretmenin doğum yaptığını duyan bir öğrenci velisi, kızını öğretmenin evine gönderir ve, müsait olup olmadığını sormasını ister,
diyalog şöyle geçer;
- merhaba ayşe gel bakalım,
-övretmenin hayırlı olsun.
-sağol canım, hayırdır.
-müsaitseez,annem öğleden sonra sizi bellemeye gelici.
-ne: ??????nasıl yani???????


öğretmen çok korkmuş ve panik olmuş...
yıl 1997 , abdulkadir konukoğlu'nun ntv'de röportajı var. abdulkadir bey anlatıyor,
-efendim, ben güccükken çok çalıştım.şimdi de çocuklarımı öyle çalıştırıyorum.iş yerinde bir şeert gibi, yanı halfe gibi çalıştırıyorum onları.
bır gün trafık polısı kirmizi işikta geçen bayan sürücüyü durdurmuş
trafık polısı - nere gıdıyorsun
kadin sürücü - be adam gudurmuşmu sanane gerevvar görümceme gıdıyorum demış.
yıllar evel mahallemize erzurum'dan bir polis memuru taşınır...adam yeni evlidir...gel zaman git zaman antep'e alışırlar...yalnız hep merak ettikleri bir şey vardır...antep fıstığı...methini çok duymuşlar ama tatma fırsatları olmamış...fıstık mevsimi geldiğinde adamın ilk işi gidip 2 kilo taze fıstık almak olur...karı koca hayatlarında hiç fıstık görmemişler...

"la bu nası bişeymiş?" diye evirip çeviriyolar ama bişey anlayamıyolar...neyse 2 kilo fıstığı bunlar bitirmişler ama hiç beğenmemişler...bi kaç gün de mide ağrısı çekmişler...

kadın bir kaç gün sonra mahallenin kadınlarıyla bir araya gelir...köfteler yoğrulur yenilir...fıstık mevsimi olduğundan çayla birlikte fıstık ta gelir...kadın fıstığı görünce iç geçirir..."aman nasıl yiyorsunuz bunu?o kadar methettiler ama hiç bir şeye de benzemiyor" diye tepki gösterir...
"be o nası hanek kele?" diye çıkışır komşulardan birisi..."onnarı bizim ağaçlardan topladık"

ahali fıstığı yemeye koyulduğunda erzurum'lu kadın yanlış yaptığını anlar...millet fıstığı çatır çatır kırıp içini yiyor...

bu iki "dışarılı" karı koca,taze fıstığın dışındaki kabuğu soyun soyun yiyin siz...içini de çöpe atın...iki kiloluk kabuğu mideye indirdikten sonra da fıstık yemek mümkün değil tabi...kadın orada bunu dile getirince ahali yerlere yatar...o günden sonra tövbe edip,insan gibi fıstık yemeyi öğrenirler...* * * * * * * *
olay marmarisde geçik amma gomik arhaadaşlar hele bi dinleynn .

yeni evlenen antepli çift balayı için marmarise gider. gezerlerken tablada satılan çilekleri görürler adam satıcıya ''neçiye'' diye sorar marmarisdeki türk satıcı arkadaşımızın şaşkın bakışlarıyla cevabı ''excuse me i missed that '' olur
biz lisedeyken bi dene türkçe örgetmeni gelik istanbuldan
- arkadaşlar dikkat ettim de yazın ev bakmaya geldiğimde hep evlerin üstünde patlıcan vardı, bi de dikkat ettim hiç çatı yok?
- (sınıfca) o patlıcan değil bælcan demiştik,
- (bi örgenci) ne çatısı eeerif yazın o tomusun sıcagında nedicik dama çıkık küfür küfür esiyy kebabı da yelliyk çatı sosyete işi diyikti
bir üniversite öğrencisi bayanım ankarada yaşıyorum.bayramdı yılbasıydı antebe giderim.arkadaşlarımla çarşıda buluşurum.buraya kadar normal.evimizin önünde otobüs durağında bekliyorum. gelsin bineyim gideyim.oratyaşlı bir teyze ve yanında kendinden daha genc bir bayan bana doğru yaklaşır bu arada beni baştan aşşağı süzer bu süzüşle beraber kendi kendini de onaylar kafasıyla ( pehpeh gözelmiş , geçirir içinden) iyice sokulur '' ohuymusun gızım segn?'' evet teyze, ''gaça gidiyn gızım?' dışarda okuyorum teyze son sınıfım, '' kimlerdensiiz gızım?'' buna ne cavap verisin ölürmüsn öldürümüsün, '' eviiiz nerde gızım sizign?'' gibi sorular sorup bugnaltır. bunları sorarken kafa aşağı yukarı iner çıkar. cok geldi başıma artık cevaplar hazır sormadan söylüyorum. ben evliyim
bir antepli ile italyan çocuk aynı masada muhabbet ediy
http://youtu.be/muioeedvz-g

(bkz: bir antepli bir italyan)