antepte hıdırellez etkinlikleri

yalıız hemen aşaasında uşaklar beklerler. soona o kaatları açıp ohurlar hatta önemli bi bilgi edindilerse tehdit yoluna bilem başvururlar :)
az önce kanal 7'de "antepliler alleben deresinde dilekte bulundu" başlığıyla ayrıntılı bi şekilde gelenek anlatıldı da anlatıldı, kağıtlar dualarla dileklerle suya atıldı veeeeeee suyun sonunda bekleyen çocuklar tek tek kağıtları toplayıp muhabire okudular :)
kavaklıkta oturan birisi olarak, benim de hıdırellezde kağıt açıp okumuşluğum vardır. ama eğlenceli olan kağıt okumaktan ziyade, o kadar insanın nasıl olup da o gün sanki programlanmış gibi hep birlikte oraya gelip dipdibe, sıkış pıkış oturup üstelik de bundan nasıl zevk aldıklarıdır. bununla birlikte hıdırellez in kökenine de değinmekte fayda var, pek çok hikaye döner dolaşır aslında, onlardan biri de şudur:
hızır ile ilyas vakti zamanında ölümsüzlük suyu anlamına gelen ab-ı hayad ı arayıp durmaktadırlar, pek çok yol kat edip pek çok diyar gördükten sonra ab-ı hayatı mezopotamya topraklarında, yani üzerinde bulunduğumuz topraklarda bulmuşlardır. onların o suyu bulduğu gün de hızır ile ilyas isimlerine atfen hıdırellez olarak adlandırılır. hıdırellez gününün bolluk, bereket ve kısmet getirdiğine inanılır.
dilekler önceden kağıtlara yazılır öyle atılırdı allebene...antebin gençleri ve çocukları tarafından teker teker açılıp okunurdu, ama son yıllarda uyanık antep avradlarının icadı ile artık dilekler peçetelere yazılıyor ama direk peçete olduğu gibi kullanılmıyor kat kat ayırarak kullanılıyor.malum katlara ayrılmış peçete incecik olduğundan suya atıldığı zaman hemen eridiğinden kimse alıp okuyamıyor.hıdırellezde dilek yazıpta kimse okumasın diyenlere duyrulur.
her yıl aynı gün,otobüse bindiğime nalet ohurum...yollara sıra sıra dizilmiş,piknik sepetli,398 çocuklu avrad topluluğu otobüse daldımı insanı mahvediyolar...keşke o gün belediye bu kadınlar için özel bir taşıt ayarlasa da otobüs sakinlerini bu şerden kurtarsa...
ya ne güzeldir allebende hıdırellez. uzakta olmayan bilmez lezetini o atmosferin.ahhhhhhh gözel melmeketim...
her yıl dileklerimizi asardık gül dalına.yalaaaaaaaahhh kavaklığa.küfteler yoğurulur,çaylar demlenir oh oh oh....sorada dilekler suya atılır.daha tutan olmadı ama neyse,önemli olan araçlar deil amaç (:u yani sahre)
bu sene hava kapalı, yağışlı. anlaşılan avratlar gavaklığa gidemiyci dedim ama urfa'ya gezi düzenlemişler. alleben'e atmadıktan sonra dilekleri ne anlamı var diye düşünürken arkadaşım fırat'a atıcılar dedi.
yağmura ve soğuk havaya rağmen kavaklık yine dolu dolu. birazdan bende yağlı küfde yimeye gidicim. gelenleri beklerik. **
eğer işin ucunda dilek (yani çocuklara ve kocalara hayırlı iş yada kızlara zengin koca yada güzel bir ev yada araba yada para yada vs vs vs.) ve yağlı köfte varsa antep avradına yağmur soğuk işlemez..o nedenle kavaklığın dolu olduğuna eminim....bende bir antep avradı olarak geleneği bozmadım ve akşamdan dileğimi yazdım sabah suya attım ,yağlı köfte kısmını ise çalıştığım için akşam gerçekleştirdim...sonuçta dışardada olsa antep avradı kendini belli etmeli demi amma.
bahar geldi, çiçekler açtı böcekler öttü..havalar da mis gibi maşallah tam küfte yogurup yemelik oldu..bu ayda bitmek üzere hıdırellez geldi çattı altı mayıs hıdırellez...


bir kısım arvatlar ama sadece arvatlar birleşip urfa turuna gider günübirlik *sabahtan tuttukları otobüse doluşur,otobüsün içinde oynaya söyleye gider, akşam gezi bitimi gene oynaya söyleye otobüse biner saat en geç on oldumu evindedir zati..bu arada hıdırellez sabahı otobüste antep arvatları acıkmaya başlar,otobüsün kahvaltı yapmak için verecegi molayı bekleyemez yanında getirdigi antep pendirini ve ev ekmegini hemen iki sokum eder yir..az bir aradan sonra otobüs acı sulak acı da agaçlık bir yerde kahvaltı molasına durur..bu arada hemen antep arvatları kendilerine uygun bir yer seçer başlar zulalarından yemegini çıkarmaya..birez antep pendiri,ev ekmegi,salata,börek artık yanlarında ne getirdiyse yirler*neyse artık urfaya varılmıştır..ziyaret edilecek yerler ziyaret edilir dilekler dilenir dualar edilir..biraz urfa gezisi yapılır,çarsıdan ordan burdan alışveriş edilir fakat o da ne gene antep arvatlarının karnı zil çalmaktadır..hemen uygun bir yer bulunur gene zuladan çıkan içli köfteler, lor börekleri,lahmacunlar,zeytinyaglı dolmalar sarmalar, ökçeler,kızartmalar, tatlılar, tuzlular, ve ayrılmaz üçlü olan simit salça ve köfte leençesi sırayla dizilir,,köfteler yogrulur ayranlar içilir turşular yenir.*artık yavaş yavaş gün bakmaktadır yemekle çok zaman kaybedilmiş gün yetmemiştir..son bir defa halilrahman ziyaret edilir bazıları dilegini kagıda yazıp suya atar bazısı namazının kılar dua eder kimiside dileginin resmini çizer..ve antep arvatları artık otobüsün yoluna tutar ve antebe dogru yolculuk başlar..masim antep arvatları süzülmesin açlıktan heriflerine allı canlı teslim edek diyen otobüs kaptanı tonton amca mirkelam tesislerinde durur *ve tüm antep arvatları en az iki şiş kebap yer ve yenen kepapların ardından macera antepte son bulur..


hiçbir yere gitmeyip antepte kalanlarsa sabahtan kavaklıga kaymak yemege gider yukarda saydıgım tüm zulalar bunlarda da mevcuttur..kavaklıgın içinden geçen dereye içinde dilek yazılı kagıtlar atılır.öglene küfte akşama da kebap yellenerek gün son bulur..bu arada gül agacına sabah ezanı asılan dilekleri unutmamak gerek..allah herkesin gönlündekini versin..hızıraleyhisselam muhtaç insanın yardımına koşsun allahın izniyle...
*