anteplinin tasarruf tedbirleri

akşamdan kalan çig köfteyi ufak köfte yapar. pek kalmaz genelde ama.
jeep alır euro dizel yerine kırsal motorin koyar.
kolanyalı mendil ile abdest alır.

artık ekmekleri omaç yapardı evelden analarımız nenelerimiz şimdi omaç bile yapan arvadlar yok ahh ahhh.
-yazın patlıcan kurusu yapmak için oyulan patlıcanların içini kızartır üzerine sarımsaklı yoğurt döker akşama yemek yapar.
-salça yaparken çıkan biberlerin tohumlarını kurutur malhıtalı küfte için toz biber yapar.
-salça tepsisini boşalttıktan sonra tepside kalan salçalar boşa gitmesin diye ,tepsiye 2 avuç simit ve köftelik malzeme koyar yağlı köfte yapar.
-eski tül perdelerini atmaz,bulaşık lifi yapar.
-eskiyen kumaşları (genelde çarşaf, kıyafet vb.)çapıt mindel yada çapıt yorgan yapar.
-ayıkladığı ıspanakların kökünü atmaz,mercimekli bulgurlu,nohutlu eşgili çorba yapar.
-çocukların dizi eskimiş pantolanları kesip yaz için kısa pantolon yapar.
-yazlık çarıklarının yada ayakkabılarının saplarını kesip terlik yapar.
-artık sabunlarını biriktirir ,rendeler yünlü çamaşırlarını yıkar.
-fıstık kabuklarını atmaz saklar kışın sobada yakar .
-kenarları eskiyen halısını kestirip yolluk yapar.
-biten reçel kabını sulandırır,kaplara döküp buzluğa koyar eskimo yapar.


güccügken de hep gıyafetler birgaç beden böyk alınırdı,neymiş seneyede geyermiş,pantolların balakları gatgat edilirdi,tabı sezon bitmeden yırtılırdı o gıyafetler,sohakta top oynarken salam galacak hali yokya.sahım asgere gedenecek onu geyicik
anteplinin gezmesinden, tatilinden, eğlencesinden, dinlenmesinden,sağlığından, huzurundan kısıp biriktirdiği bütün parasını mısır patlatma makinası, yumurta haşlama makinası, ıvır sehpası, zıvır halısı, gristal, gibi ömür boyunca hiç kullanmayacağı eşyalara çevirebilmek için aldığı tedbirlerdir **
bizim evde su foturasını düşürmek için bugün hayali olduğunu çözdüğüm bir tasarruf tedbiri ve o yıllarda hayata geçiriilen "güneş enercisi" uygulaması vardı.
anam rahmatlık musluğu açar altına govayı goyar, "tıp tıp" suyu damladırdı.
niyen deyni sorannara da "beyle edinci su saati dönmiy kele bacım" cuvabını verirdi.
anama göre musluğun damlaması, önemli bir tasarrıf tedbiriydi...
guvaya dolan suyu da güneşin altına goyar, gazocağı yakmaktan tasarrıf ederdi.
güneş altında ısınan su ile de ya don yur, ya yemek yapar, ya bulaşık yıhar ya da bizi çimdirirdi.
anam o yıllarda güneş enercisini keşfetmişdi.
kola şişelerini atmaz su koyar yazın sürahi , maşrapa zahmetine masrafına girmez.
eski kazakları söker tiftik kimi, ondan ömürlük yastık yapar.
kışın sobayla odayı ısıtması zor olduundan yada odun kömür az yansın deyi, mobilyacıdan, beyaz eşya satanlardan karton kutuları toplar kış gelince sobaların altına halıların altına açar, ayni zamanda bu bizim haste olmamızı soğuktan korunmamızı sağlar.. ayağını halıya, kilime, savana bastıın gimi nemlenen gartonu; ayaan acıycık içine gömülür şeyle datlı bi yumuşalık gelir....