antepli olmak

“antepli” olmak güzel şeydir…

çarşıdan eve dönerken;
"la böön de yayan gedim heerif,yol parasına datlı yerim" diyebilmek
ve tatlıyı yedikten sonra;
tatlıcının o kirli,metal ve buz gibi bardağından evinin bardağıymış gibi çekinmeden,kana kana su içmektir "antepli" olmak...

“nohut dürümü” yerken,dürümün altından düşen nohut tanelerini tek tek alıp ağzına atmaktır ve mutlu olmaktır "antepli" olmak...

“balcan kebabı” yerken bileğinden aşağı sularını akıtmaktır “antepli” olmak…

fırın kuyruğunda ekmek beklerken,gördüğün yaşlı teyzeye sıranı vermektir,
yemeğin soğumasını göze alabilmektir "antepli" olmak...

"antepli" olmak paylaşmaktır.
yaptırdığın lahmacunun yarısını,eve gelene kadar esnaf komşulara dağıtmaktır...
evde bekleyenlerin olduğu halde…

"hele bi sohum daha yi,yimezsen ölümü gör" diye milleti usandırmak ve tıka basa doymasını sağlamaktır...

sanayi tarafında yolda kaldığında,yoldan geçen bir antepli'nin durup
seni arabasına almasının huzurunu yaşamaktır "antepli" olmak...

yani kırk yıldır tanışıyor olmasan da...
kırk yıldır tanışıyormuş gibi kaynaşmaktır "antepli" olmak...

"antepli" olmak 1 liralık domates alırken,
satıcının "1,5 yapim mi abi?" sorusuna "yap aam" diyecek kadar bonkör olmaktır...


"antepli" olmak memleketinden uzakta gördüğün her yerde ve her şeyde antep'i aramaktır...
her üç lafından birinde "bizim antep'te beyle olmaz,şeyle olur" diyebilmektir...

maraş'ın dondurmasına,
ankara'nın dönerine,
konya'nın etli ekmeğine en büyük rakibi kendi memleketinden çıkarmaya çalışmaktır "antepli" olmak...

paranın küsüratını almayan esnafa borçlu kalmamak adına
çıkarıp bir "cuvara" ikram edebilmektir "antepli" olmak...

"mahayyer"dir "antepli" olmak...
satın aldığın bir malın garantisinin "kağıt,belge değil,karşındaki adamın sözü" olduğundan emin olmaktır...

yoldan geçerken,
hiç tanımadığın bir düğüne rastladığında,
o insanlarla kol kola girip
"haley sekmek"tir,
"yah çekmek"tir,
"zılgıt çalmak"tır "antepli" olmak...

antepli olmak “bir” olmaktır...
atasının izinden gitmektir...

kamil gibi namuslu,
şahin gibi cesur,
karayılan gibi gözüpek olmaktır…

savaşırken bir mermi,
çalışırken bir kuruş yardımı olmayan güzel ülkene küsmemek;
çalışmak,üretmek ve ocağı tüttürebilmektir "antepli" olmak...
emanete sahip çıkmaktır yani...

yeşilsu'dan geçerken "şehitler abidesi"ne uğrayıp bir "fatiha" okumaktır...


"antepli" olmak kahraman olmaktır...
ağaç yaprağı yiyerek ayakta kalmak ve ölene kadar çarpışmaktır...

antepli olmak adam olmaktır...

yaşamaktır…
yaşamayı bilmektir…
hep dedikleri gibi;
“eşşek gibi çalışıp,bey gibi yiyebilmektir antepli olmak…”

velhasıl kelam;
güzel şeydir “antepli” olmak…



http://www.facebook.com/video/video.php?v=146216702099171&saved#!/video/video.php?v=146216702099171&oid=61265429383&comments
antepli olmak, antepli olduğuna şükretmektir... *
gendim yazdım dey söylemiym amma yine noktasından virgülüne gopyalanmış bir yazı olmuştur.nasıl bi hale geldik biz arhadaş?papağan kimi ne yapsak tekrarliylar arhadaş.
antepli olmak;
'olabilecenin en eyisini oldoonu bilmek',birez ukala birez umarsızca amma yeen haglı olarag bunu haykırmaktır...
'bidaa dünyaya gelsem gene antepli dogmag isterdim 'dercesine antepi benimsemegdir.
'antepin topraana gömülmeg gader huzur vermez ölüm'dercesine antebe aşıg olmagdır.
'gözü tog,eli acık,yüree geniş,adam sever,......vs lerin en eyilerinin sıra sıra sütlü saani kimi dizilmesi ve hecc bitmemesidir...
antepli olmak yaşamak demegtir...
antepli olmak demek: antebi; zengini, komşusu açken kendisi tok gezmeyen… esnafı; eksik ölçüp, noksan tartmayan… tüccarı; doğruluktan şaşmayan… çiftçisi; bismillah ile eken, elhamdulillah ile biçen… işvereni; işçisinin hakkını alın teri kurumadan veren… işçisi; aldığı parayı hak ettiren… erkeği; yuvasına sadık ve vakarlı… kadını; iffetli ve hayalı… gençleri; ahlaklı ve imanlı… al bayrağın gölgesinde yaşayan her ferdi; dinini, vatanını, milletini namusunu korumak için her an şehadete hazır bekleyen bir şehir haline getirmekdir.
yatırmış olduğu elektring su tlf faturalarını yıllarca saglamakdır antepli olmak.