antep garasi nelere kadir

bundan yirmi yıl evel kavaklık sakinlerinden bir godaman (hakiye içerisinde hösün diyelim) jilet kimi geyinmiş,işe getmektedir.yanından geçen bir ticari taksi (taksiciye de mamet diyelim) göllenmiş suyun hepsini hösün'ün üstüne sıçratır.hösün rezil rüsva olur.taksinin plakasını not alır hemen.haa durağa bağlı olduğu üzerinde yazılıdır zaten."sening ağzına antepi sıçırtmazsam" der ve savışır geder.

ertesi gün durağa geden hösün mamedin deel de başga bir taksicinin arabasına biner...
taksici nere gedicik dey sorduğunda: "gardaşım bak,ben zengin bir adamım.ağşamaça gezicik senden böön.gazandığın paranın iki katını vericim ben saa amma bi şey var.ben farklı tercihleri olan bir adamım.saa farklı şeyler yapmayı düşünüym" der...taksici apar topar arabadan atar bunu...

bi sonraki gün hösün yine aynı durağa geder ve yine başka bir taksiye biner...
taksici nere gedicik dey sorduğunda yine aynı cevabı verir: "gardaşım bak ağşamaça gezicik,gazandığın paranın iki katını vericim ben saa.amma ben farklı tercihleri olan bir adamım,saa farklı şeyler yapmayı düşünüym" der.taksici bunu arabadan atar tabi...

bir gün,iki gün,üç gün derken adam,üzerine su sıçratan taksi haricindeki bütün taksilere biner ve hepsine aynı teklifte bulunur.tabi hiç biri kabul etmez.adamı da artık hepsi tanımıştır.

adam en son gün gelir,üzerine su sıçratan taksiye biner...bu sefer heç bişey demez...ağşamaça acı şora get,acı şora da get dey dolandırır durur taksiyi...ağşam oldumu da evine döner taksiden,parasını da verir...

taksici durağa geldiğinde gerçeğin ne olduğunu anlar ama iş işten geçmiştir,kimseye laf anlatamaz...o gün bu gündür adamın adı ibne mamet galır...üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen...

antep garasının etkisini,nasıl bişey olduğunu anlamamız için de ibretlik bir hakiyedir bu.*
yaşanmıştır...