antep çıbanı

antep çıbanı.
şehirde kanalizasyon sistemi yapılana kadar bir tür kara sinek sokmasıyla bir zamanlar çoğu anteplide çıkan çıban. rivayet odur ki; bu çıban çıkmaya başladığında önce pembe bir iz, sonra iltihaplı daha sonra kahverengiye çalan bir yara halini alırmış. bu hali alması bile kiminde çok uzun zaman alır, çıbanlı kişi de çok kötü kokarmış. kollarda, ve sanırım açık olan tek yer olduğu için özellikle yüzde çıkarmış. bu yüzden bebekleri tüllere sararak korumaya çalışırlarmış.
şark çıbanı olarak bilinir.urfa, adana ,antep civarlarında yaygın türkiyede.
bir zamanlar antepliler, ankara-istanbulda birbirlerini yüzlerindeki çıban izlerinden tanırlarmış...bir üniversite hocası söylemişti bunu..

(bkz: abartmak)
(bkz: birinin antepli oldugu nasil anlasilir)
bizden önceki kuşakta çok yaygın mesela bir teyzemin yuzunde var. artık mikrobu ortadan kalkan hastalık.
tatarcık sineği tarafından köpek veya kemirgenlerden alınarak insanlara taşınır. sadece antep'e özgü değildir. halep çıbanı da denir. (bakınız refik halit karay: gurbet hikayeleri) mikrobun adı "leişmanya tropika" olup uzun yıllardan beri görülmemekteyken son on yılda özellikle urfada tekrar hortlamıştır.
bu çıban sayesinde dayımın sol kulak memesi, teyzemin de topukları yok
hastalığın âmili * "leishmania tropica" adlı bir parazittir. doğrudan doğruya veya phlebotomus (tatarcık) denilen ara hayvanları * vâsıtasıyla bulaşır. karasineklerin de bulaştırmada rolleri olduğu kabul edilir. milletlerarası tıp dilinde cilt leishmaniasis'i olarak bilinir. parazit, vücûda girdikten 15 gün ilâ 16 ay sonra girdiği yerde birkaç milimetre çapında pembe bir leke meydana getirir. gün geçtikçe daha da belirgin hâle gelen leke 5. günde sertleşir ve kabarık bir hâl alır. zamanla rengi koyulaşır, kararır. hastalık bu şekilde bir yıl kadar devam ettikten sonra iz bırakarak kaybolabildiği gibi bâzan da açılarak yara hâlini alabilir. yaranın kabuğu kaldırıldığında altında birtakım çıkıntılar görülür ki, buna "çivi belirtisi" denir. böyle durumlarda da hastalık birkaç yıl sonra iz bırakarak iyileşir. ancak, vücut mukâvemetinin * çok kırıldığı durumlarda yıllarca sürebilir. hastalık alın, burun, çene, yanaklar, boyun ve kol gibi açık bölgelerde daha çok yerleşir *. bir defâ geçiren hayat boyu bir daha geçirmez. tedâvisi ilk defâ hulusi behçet * tarafından uygulanmıştır. korunmada en önemli husus, tatarcık sinekleriyle savaşmaktır. *

* *
eski romanlarda, kitaplarda, şiirlerde geçen ve bir insanın antepli oldugunu yüzünden belli eden bir nevi antep nişanı...

şark çıbanı adı da verilir.