acerliğini almak

acerliğini almak

seneler önceydi.. ilkokul yallıklarımız gara, yakalarımız sert ve boğazkesen cinsindendi.. babamıza aldırdığımız yeni ayakkabının sevinciyle okula gider, teneffüs zamanı kahkeyle sade gazozu elimize alıp bahçede hem coşkulu hem de tırsak adımlarla turlardık.. coşkunun sebebi yeni bir ayakkabı giyiyor olmak, tırsaklığın sebebi ise bir münasebetsizin gelip, bilerek yeni ayakkabınıza şaplama tayı kimi basıp " acerliğini aldııııımm" diye bağırıp çağırarak ortamdan gaça gaça uzaklaşma olasılığıydı..

ilkokul 3 öğrencisi teyfık : la gelin de gol atan galleye oynıyak, top getirdim..
ilkokul 3 öğrencisi maarrem : den kahın, ben galleci olmam aa, mısdava galleci olsun.. kaksana mısdava..
ilkokul 3 öğrencisi mısdava : yok, ben oynameycım, ayaam argıy..
ilkokul 3 öğrencisi teyfık :* bobası acer ayaggabı alık baksana, ondan oynamey..
ilkokul 3 öğrencisi maarrem :* aa ben şindi ayakkabısının acerleeni alırım gendinin..

en geç 5 dk. sonra o miskilim acer ayakkabının acerliği alınmış, umarsızca top depilmeye başlanmıştır..
yeni bir ayakkabı aldıktan sonra başa gelen ve müslüm gürses, hakan taşıyan ve bilimum arabeskcilerden "isyan" şarkısı dinlettiren, hevesi gursakta bırakan olay...
yeni gonduraların uzerin basma adeti basınca seninde olurmuş oyle bi inanış vardı
benim gibi üstüne başına yeen düşgün, hatta nerdeyse obsesif birinin başına geldiğinde yürekleri sızlatan olaydır. zar zor alınan bir ayakkabının üstüne basılması, acerlik sıfatını yitirmesi, bencaaz için yeen acıdır, acerliği alan kişiye dalmak ya da guvalamak şeklinde devam edilir...
gızlıını almak yani bekaretini bozmak olarak da teleffuz edilir
-acı ayaggabını ben geyim la böönlüg
+la get daa gızlıını bile almadım. ben siftah etmeden saamı veriym....
ilk.
ilk gün, il giyiş, ilk deneme, ilk sefer, ilk kez, ilk sayım, ilk dışarı çokış, ilk adım, ilk yeriyiş, ilk ziyaret...
uzatmak mümkün.
herşeyin ilki.