24 ocak 2010 galatasaray gaziantepspor maci

galatasarayın antepsporu 1-0 yendiği maçtır. bir tarafım sevinse de bir tarafım üzülmektedir.
stadın oralıgdan geçip de sevinenleri, destekleyenleri gördükçe içimizdeki istanbullular diye öökelendiğim maçlardan biridir...
evettttttttttt şimdi gelelim maç ve deplasman günlüğüne. biraz geç oldu ama kusura bakmayın

c.ertesi gecesi rahat rahat uykudan sonra saat 9 da havalanında oldum saat 10 da kalkması gereken uçak 1 rötar koydular. peki dedik bu arada beklerken havalanında 3 bira içtim. biraz tuzlu oldu ama olsun yinede önemli olan içmekti. sonra gelen anons ile içtiğim biralar boğazımda taş oldu uçak 1,5 saat daha rötar koymuşlardı yine peki dedik çünkü maç saat 7 de idi. ikinci anonsun üzerinden 15 dakika geçmemişti ki uçağın sisten dolayı inemediğini onun için adanaya gitmek için otobüs çağırdıklarını söylediler.seçme zamanıydı benim için. gitsem mi kalsam mı. kabaca hesapladım saat 12 adanaya 3 te varsak 4 te uçak kalksa 17:30 da oradayım 1 saat metro ile metrobüs sürse saat 18:30 da stadyumda olacaktım. amaaa unuttuğum ve hesaplamayı unuttuğum bir nokta vardı. bağlantısı olan yolcular vardı yani adam saat 11:30 da istanbulda olacak şekilde almış biletini ve saat 12:30 da istanbul-antalya bileti almış. 1 kişi olsa neyse adamlar kafile olarak gelmişler. tam tamına 45 kişi. bu 45 kişinin uçak biletlerini değiştirmeleri oldu maalesef. ve ben bu arayı değerlendirip 2 bira daha içtim (bu arada benim hala bilet parasını iade alıp antebe dönme şansım daha var) uçak bu gecikme ile 30 dakika geç kalktı 4:30 oldumu sana. bu arada salağın birisi uçağın acil çıkış kapısını yanlışlıkla daha doğrusu oynarken açtı. koşarak pilot geldi ne oldu niye açtın dedi. adam çekiniz yazıyordu çektim açıldı cevabını verince istanbula kadar güldük. allahtan havada açmadı yoksa samiyene direkt havadan dalardım heralde. neyse velasım kelam saat 17 de uçak kalktı kaptan pilotumuz 18:30 da istanbula ineceğimizi söyledi kalkıştan hemen sonra. ve benim hala maça gitmek için umudum var. istanbul üzerine geldiğimizde pilotun sesi hala kulağımda hava trafiği nedeniyle 30 dakika sonra inceğiz dedi. vee en nihayetinde saat 19:01 te uçak istanbula indi. terminalin kapısında bekleyen taksileri hesap ederek feldir feldir çıktım dışarıya. ilk taksiye atlayıp samiyen yolunu tuttum. ve stadyuma vardığımda saat 19:40 civarındaydı. ama bu defada başka bir sıkıntı kendini gösterdi. bilett!!! ve planlar başladı. ben merdivenlerden çıkarken polise biletim var diyecektim ve polis geç diyecekti. turnikelere geldiğimde ise bir arkadaş gişeciyi oyalayacak diğer arkadaş ise turnikeleri çevirecekti. evet oldu. sabahtan beri peşimi bırakmayan makus talihim tamda burada işe yaradı. maçın ikinci yarısını izledim. çok iyi mücade ettik. rakip zaman zaman 12 hatta 13 kişi idi. zaten kış şartlarında oynanabilecek en iyi topu oynadık diyebilirim. ama hakemi geçemedik. ama baya bir küfür ettik. bu arada avukat mete abimizin sayesinde küfür darağcımız baya genişledi.

daha sonra antepli ejderha ile samiyen civarında bir kahve içtikten sonra metrobüse bindim sağolsun burada jeton aldırmadı bana kendi akbilini bastı. (kahve ve akbil için çok sağol) metrobüste öyle dandik bir aletki her yerde nereye gideceğini söyleyen istanbul belediyesi metrobüste nereye geldiğimizi gösteren bir işaret koymamıştı. bu arada kendileri ile baya yakınlaştık hatta cinsel içerikli anılarım bile oldu. zar zor 30 kişiye sorarak indim çünkü kimse emin değil hangi durak olduğundan tamda bu noktada şivemden beni tanıyan bir hemşerim bana sahip çıktı ve durakta benimle beraber indi hatta metro jetonumuda kendisi aldı.burdan tekrar sevgilerimi sunuyorum kendilerine.

saat 10:30 da iç hatlar bölümüne geldim. internetten koltuk numaramı seçtiğim için iç hatlar bekleme salonunda fazla oyolanmadım. içeriye adım atar atmaz. uçağımızın 1 saat delayed yaptı fırsat bu fırsat dedim 3 bira 2 sosisli sandviç ve bir miktarda patates kızartması depindim. beklerkene beklerkene iyice yorulmuş bedenimi pistlere bakan bankonun önüne devirdim. 1 saatin geçmesini beklerken uçak 01:30 da kalkacağı söylendi. tabi bu arada gaziantepspor kafileside benimle aynı yerde. bir ara kemal aslan geldi gitti. eşşek ölüsü gibi pistlere bakan camların üzerinde bankoda uymaya başladım gözümü açtım saat 01:30 ve adımın anons edildiğini duymamla koşturmam tekrar başladı. uçağa herkes binmiş beni bekliyor. içeriye girdim hostes kapıyı kapattı herkes bana bakıyor tabi. yerimi araken baktım yanımda abdurrahman bayındır ile bizim koçero. zerre kelime konuşmadım.. saat 3 te indik antebe eve gelene kadar saat 4 oldu sabah 07:30 da kalkıp işime gittim.


bazı ayrıntıları atlamış olabilirim kusura bakmayın.