ustaya verilmek

antepli uşakların okul öncesi eğitimi 6 yaşında değil az çok tuvalet alışkanlıklarını kazandıkları ve konuştukları 5 yaşında başlar. zira onlar ustaya verilirler (veya düvene gönderilirler )

ben beş yaşından lisede yatılı okumaya başladığım zamana kadar yazları her gün, okul zamanı cumartesileri düvene gitmek zorundaydım. o vakit zoruma giderdi ama şimdi iki lafı bir araya getiremeyen, risk alamayan, bu tedrisattan geçmemiş yaşıtlarımı gördükçe şükrediyorum. ustaya verilmek (düvene gitmek) hayatın pratiğine dair zihnimi oluşturup bize artı kazandırdı zaar

arefe günleri elmacı pazarındaki attar düveninin önüne bir koli peçete dizerdik. önüne bir kağıda kaç para olduğunu yazar. bayrama göre sloganımızı seçer satış yapardık.

"yuvalamayı yi, ağzıı sil!.."
"kebabı yi, ağzıı sil!.."

akşam düven kapatılmadan sattığımız peçeteden prim verirlerdi bize.. ramazan ise gün boyu karşısında oturup yiyemediğimiz kuruyemişçi sakallı hüseyin bir poşet badem şekerinden verirdi.

bu konunun etrafındaki modern tartışmalardan birisi "çocuklar çocuklarını dileklerince yaşasın" konusuna karşı argüman üretmeyeceğim. ben faydasını yeen gördüm/görüyorum böyle bir çocukluğun.